KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/4797 E., 2016/17611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/04/1993-06/06/2013 tarihleri arasında en son net 1.700 TL ücretle çalıştığını, maaşının bir kısmının elden ödendiğini, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen ücretinin ödenmediğini, davalı tarafından ''sizinle çalışmak istemiyorum, gelin akşam çıkışınızı vereceğim'' denilmek suretiyle davacının iş akdinin haksız ve ihbarsız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2- Davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesaplanırken dosyaya mübrez bordrolardaki ödemelerin dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece tahakkuk bulunan bordrolardaki ödemeler davacıya sorularak bu tatil günleri için ödeme yapıldığı tespit edildiği takdirde yapılan ödeme yapılan günlerin dışlanması ya da ödemelerin mahsubu yoluna gidilmesinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde alacağın hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/4797, K. 2016/17611, 10 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama