İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/17859 K.2016/17644

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2016/17859Karar2016/17644Tarih11 Ekim 2016Okuma7 dk · 1.439 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2016/17859 E., 2016/17644 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2016
Mahkemesi
İŞ MAHKEMESİ
Dava
Davacı, manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.439 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 1.01.1995 tarihinden itibaren davalı işyerlerinde dönüşümlü olarak kameraman sıfatıyla görev yaptığını, davalı ....'ye alt işyerindeki çalışmasını aralıksız olarak sürdürmekte iken 06.05.2004 tarihinde çalışmak üzere işyerine geldiğinde içeri alınmadığını ve işyerine girmek için yaptığı tüm girişimler neticesiz kaldığından, başvurusu üzerine durumun ...

Noterliği'nin 10.05.2004 tarih ve 06232 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Tespit Tutanağı" ile tespit edildiğini, akabinde ... Bölge Müdürlüğü’ne bu durumu 10.05.2004 tarihinde bildirdiğini, ....

Noterliği'nin 11.05.2004 tarih ve 13373 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılardan işe alınmama sebebinin açıklanmasını, bu durum işten çıkarılması babında bir işlem ise İş Kanunu’ndan doğan haklarının kendisine verilmesini talep ettiğini, bu durum üzerine davalı .... tarafından ...

Noterliği'nin 20.05.2004 tarih ve 22625 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini ve müvekkilinin kameraman değil elektrikçi olduğunun, zimmetinde para ve davalı işverene ait sair menkuller bulunduğunun ve önceden hiçbir bildirim yapılmadığı halde, ücretli izinde olduğunun bildirildiğini, kendisine karşı keşide edilen ihtarnamede uğramış olduğu haksız ve iftira derecesine varan suçlamalardan dolayı ....

Noterliği'nin 26.05.2004 tarih ve 14654 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız suçlamaları reddettiğini ve onurlu bir insan olarak davalı ....’den bir an evvel kendisi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulmasını, kendisinin işe dönmek istediğini ve söz konusu ağır suçlamalardan dolayı tüm hukuki haklarını saklı tuttuğunu ihtar ettiğini, davalı ....’nin ihtarnamelerinde hakkında soruşturma başlatıldığını belirtmesine ve bu konuda aklanmak adına Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yapılmasını talep etmesine rağmen bunun yerine getirilmediğini, ardından davalı .... tarafından keşide edilen ....

Noterliği'nin 31.05.2004 tarih ve 24017 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin işlem ve eylemleriyle ilgili soruşturmanın sürdüğünün ve tekrar işe dönerek çalışmaya başlamasının ihtar edildiğini, tekrar işe gitmeye başladığını ancak bildirimde bulunulmaksızın çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapılarak muhasebe servisinde asgari ücret ile çalışmaya mahkum edildiğini, fesih tarihine kadar tekrar kameraman olarak çalıştırılacağı düşüncesiyle işyerine gitmeye devam eden davacının asgari ücret üzerinden ödenmeye başlanan aylık ücretini tüm kanuni haklarını saklı tutarak kabul ettiğini, davvacının ....'ye keşide ettiği ....

Noterliği'nin 10.06.2004 tarih ve 16200 yevmiye numaralı ihtarnamesinde davalının ihtarnamesinde zikrettiğinden bahisle zan altında kaldığını, bir an evvel aklanması için Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde gerekli işlemlerin başlatılmasını ve bu arada kanuni izin hakkından 20 günlük ücretli izin hakkını ihtar ve talep ettiğini, davalı işverence izin hakkının kullandırıldığını ancak davalı vekilince başvuruda bulunulduğu belirtilen Savcılık başvuru tarih ve numarasının kendisine verilmediğini, müvekkilinin iki ayrı tüzel kişiliğe sahip olan davalı şirketlere giriş çıkışlarının yapıldığını,

davalı şirketlerin tüzel kişiliklerinin büyük ortaklarının aynı şahıslar olduğunu ve ticari merkezlerinin de aynı olduğunu, daha az ... primi ve stopaj ödenmesi amacıyla asgari ücretten sigortalı gibi gösterilerek maaşlarının gider makbuzları ile ödendiğini, bu sebeplerle davacı işçinin "haklı nedenlerle iş sözleşmesini derhal fesih hakkı"nı kullandığını, işyerinde aleyhine yapılan şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ve haksız ağır isnad ve saldırıların davacıya ihtar çekilerek, yazılı olarak da sürdürülmesi, işyerinde devam eden küçük düşürücü hakaretler ve işinde yapılan esaslı değişiklikler sebebiyle ağır psikolojik baskı altında tutulması,

onurunun kırılması ve davacının iş akdini sona erdirmek zorunda kalmasına varan duygusal saldırılar sebebiyle 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalılar vekili, davacı işçinin taleplerine ilişkin beş yıllık zamanaşımı süresi 11.10.2009 tarihinde sona ermiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin medya ve müzik sektöründe, prodüksiyon ve post-prodüksiyon hizmetleri sunduğunu, çalışanlarına maaş ödemesi yanında telif ödemesi yapılmasının da sektörün genel uygulaması olduğunu, kanuna karşı hile yapıldığı iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı işçinin iddia edilenin aksine şirket nezdinde kamera bölümünde elektrikçi olarak çalıştığını, davacı işçinin şirket tarafından kendisine işiyle ilgili verilen avansları iade etmediği gibi,

kendisine tebliğ edilen harcama ve ödeme belgelerini de şirkete teslim etmediğini, davacı işçiye hukuka aykırı olarak iftira atma amacıyla hareket edilmediğini ve davacı işçinin hiçbir şekilde küçük düşürülmediğini, taraflar arasında teati edilen ihtarnamelerle davacı işçi nezdindeki paranın şirkete iade edilmesinin talep edildiğini, bu konudaki iddiaların yersiz olduğunu, davacı işçinin manevi yönden zarara uğradığını ispatla yükümlü olduğunu,

davacı işçinin işe gelmesine ilişkin olarak ihtarname yoluyla uyarılmış olmasına rağmen şirkete gönderdiği 11.10.2004 tarihli ihtarname ile gerekçesiz ve mesnetsiz iddialara dayalı olarak iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, tarafların ihbar yükümlülüklerini yerine getirmeden iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmelerinin mümkün olmadığını,

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalılar arasında organik bağ bulunduğu, davacının davalı işverenin kendisi hakkında ceza kovuşturmasını gerektiren ve yüz kızartıcı suçlardan olduğu bilinen zimmetine para ve sair menkul eşyayı haksız olarak geçirme (iş ilişkisinden kaynaklanan görevi kötüye kullanmak) iddiaları ve bunun sonucunda davacı işçinin iddia ettiği önceki görev ve özlük haklarından daha düşük derecede statüde çalıştırılması nedeni ile uğradığı manevi çöküntüden kaynaklı tazminat talebi ile dava açtığı, davacının önceki görevinden, hakkındaki iddialar nedeniyle yeniden işe başladığı dönemde,

iş görülen alandaki faaliyetlere nazaran daha düşük statüde bir işte çalıştırıldığı,davacı işçi hakkında ilk dönem çalışmasının sonlandırılmasına dayanak yapılan eylemlerle ilgili iş hukuku ve ceza soruşturması anlamında davalı işveren tarafından başvurulan herhangi bir yol bulunmadığı, en azından bu hususta davalı işverence dosyaya ibraz edilmediği, davacının statüsü, hakkında ileri sürülen iddialar, davacının bu iddialara yönelik tepkisi ve davalı işverenden hakkındaki iddialarını somutlaştırması ve aklanma yönündeki itirazı, daha sonra (tekrar işe başlaması,

ülkedeki iş hayatı ve ekonomik zorluklara göre zorunluluk olarak değerlendirilmiş ve davacı aleyhine yorumlanmamıştır) düşük statüde görevde çalıştırılmasına göre; mobbinge uğradığı kabul edildiği, davacının bu nedenle kişilik hakkının saldırıya uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

Genel olarak “İşyerinde gerçekleşen, sistematik hale gelen, kasıtlı olarak yapılan ve süreklilik gösteren, yıldırma ve işten uzaklaştırma amacı taşıyan, kişinin kişiliğinde, sağlığında ve mesleki durumunda zarar doğuran davranışlar” ‘psikolojik taciz(mobbing)’ olarak ifade edilmektedir. Buna göre işten uzaklaştırmaya yönelik tacizin sık ve belirli bir süre alması, süreklilik göstermesi, sistematik olarak tekrarlanması ve kasıtlı olması gerekir.

Diğer taraftan iki tarafın kendine özgü silahı varsa ve bunları kullanabiliyorlarsa psikolojik tacizden bahsedilemez. Çalışanı işten ayrılmaya zorlamak için yapılan her davranış mutlaka psikolojik taciz oluşturmaz. Özel düzenlemelerle yasal koruma sağlanmışsa, mağdurun da kullanabileceği silahları varsa, psikolojik tacizden söz edilemez.

Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez(Yargıtay 22. HD. 27.02.2014 gün, 2014/ 3426 E, 2014/ 4165 K).

Diğer taraftan, manevi tazminat talep edebilmek için psikolojik tacizi teşkil eden davranışların kişilik haklarının ihlali boyutunda olması gerekir. Yasal dayanağı TMK.'un 24 ve TBK.’un 58. maddeleridir. Bu maddeler gereğince manevi tazminat istenilebilmesi için kişilik haklarının ihlal edilmiş olması gerekir. Psikolojik tacizin işyerinde veya işyeri dışında gerçekleşmesinin önemi yoktur.

Manevi tazminat talep edebilmek için psikolojik tacizi teşkil eden davranışların kişilik haklarına zarar vermesi gerekir. Psikolojik taciz olarak belirtilen her davranış manevi tazminat sonucunu doğurmaz. Anlık öfke ile süreklilik göstermeyen geçici davranışlar psikolojik taciz değildir. Davranışın psikolojik taciz sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca hareketin amacı da doğru tespit edilmelidir. Çünkü psikolojik tacizde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır. Kişilik haklarının ihlali boyutuna ulaşmayan psikolojik taciz nedeniyle manevi tazminat talep edilmesine imkan veren yasal bir düzenleme yoktur.

İşten ayrılmaya zorlamak için bir kişiye gücünün üzerinde iş vermek, izin ve tatil taleplerinde her türlü zorluğu çıkarmak, sosyal etkinliklerden haberdar etmemek, mağdur geldiğinde konuyu değiştirerek aleyhine konuşulduğu duygusuna kapılmasını sağlamak, gruba dahil olduktan sonra kendisiyle göz teması kurmamak, söylediklerini dinlermiş gibi yapıp dinlememek, önerilerini dikkate almamak ve tekliflerini kabul etmemek gibi davranışlar psikolojik taciz teşkil etse de bu davranışların kişilik haklarını ihlal eden davranışlar olduğunu söylemek mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının 06.05.2004 tarihinde çalışmak üzere işe geldiğinde işe alınmaması, alınmaması üzerine çekmiş olduğu ihtara kendisinde olan avansı ödemesinin söylenmesi, olmadığını ihtaren bildirmesi nedeni ile işe başlatılması taciz boyutunda işveren davranışları olarak nitelendirilemez. Davacının kendisi hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istemesi, işverenin bu işleme başvurmaması da taciz olarak değerlendirilemez.

Davacının tekrar işe başlatılması üzerine görevinin değiştirilmesi ve ücretinin düşürülmesi ise iş şartlarında esaslı değişiklik olup, davacı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. Maddesi uyarınca bu değişikliği kabul etmeme olanağına sahiptir. Nitekim davacı 4 ay bu şekilde çalıştıktan sonra iş sözleşmesini feshetmiştir.

Davacı bu aşamada değişikliği kabul etmeme silahını kullanma olanağına sahip olduğu gibi tekrar işe başlatıldıktan sonra esaslı değişiklik dışında psikolojik tacize uğradığını kanıtlamış değildir. Davalının işe almaması, işe aldıktan sonra görev yeri ve ücretini düşürmesi ise kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilecek davranışlardan değildir. Manevi tazminatın koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.

Bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değil ise de davalı vekili temyizi yerinde olup kararın belirtilen gerekçe ile bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/17859, K. 2016/17644, 11 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17859
Karar No
2016/17644
Tarih
11 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/17860 K.2016/21545
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/17861 K.2016/21546
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/17861 K.2016/11830
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/17861 K.2016/14318
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/17861 K.2016/12555
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/17862 K.2016/12556

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.