KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/21678 E., 2017/14970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2017
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 05.12.2011 tarihinden itibaren davalı kurumda üniversitenin ...
Kampüsü’nde Öğrenci İşleri Müdürlüğü’ne bağlı olarak işe başladığını, daha sonra öğrenci işleri kıdemli uzmanı olarak görevine devam ettiğini, işyerinde amiri tarafından devamlı olarak ayrımcılık yapıldığını, davacının işini çok sevmesi ve işi bilmesine rağmen aynı bölümde çalışanlara daha erken kıdem imkânı verilmişken kendisine bu imkan verilmeyip uzun bir süre bekletildiğini, amiri tarafından sık sık başkalarının yanında gerekli gereksiz hakaretlerde yapılmak suretiyle kendisinin mağdur edilip işten ayrılmaya zorlanmışsa da davacının çalışmayı sevmesi ve ihtiyacı olması nedeniyle çalışmaya devam ettiğini,
işten uzaklaştırılmak maksadıyla 1.7.2015 tarihinde İnsan Kaynakları Müdürlüğü tarafından ... 18 Noterliği’nin 19869 yevmiyeli ihtarnamesi ile 01.7.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üniversitenin öğrenci işlerine müdürlüğüne bağlı olarak ...
Kampüsü’nde devam edilmesi ihtarnamesinin çekildiğini, ... koşullarında esaslı değişiklik olduğundan kabul etmediğini, ortada haklı bir neden olmadığı gibi geçerli bir neden dahi olmadığını, iddia ederek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe iade kararı verilinceye kadar mahrum kalacağı ücretleri karşılamak üzere işverence müvekkiline 4 aylık ücret ödenmesine, işe iade kararı verilmesi ve kararın işverence uygulanmaması halinde işverence müvekkiline 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş akdinin belirli süreli olup işe iade davasına konu edilemeyeceğini, müvekkilinin iş akdinin feshinin son çare olması ilkesine sonuna kadar uymuş olduğunu, davacının uyumsuz ve kötü niyetli tavırları ile tüm çabaların sonuçsuz bırakıldığını, yapılan fesih işleminin mevzuata ve hakkaniyete uygun olduğunu, işyeri değişikliği kararının usule ve kanuna uygun nitelikte olduğunu, davacının işyerinde ayrımcılığa uğradığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece görev yeri değişikliğinin davalı işverenliğin yönetim hakkından kaynaklandığı, davacının görev yeri değişikliğini kabul etmemesi nedeniyle davalı işverenlikçe 4857 sayılı Yasanın 25/II-h maddesine göre yapılan feshin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı işçi ile davalı işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinde nakil yetkisinin bulunması, bu yetkinin keyfi olarak kullanılabileceği anlamına gelmez. İşverenin nakil yetkisini objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanması gerekir.
Somut uyuşmazlık bakımından, davacının evinin de olduğu ... yakasındaki ... kampüsünde çalışırken, Avrupa yakasında olan ve birkaç vasıta değiştirmesini gerektiren ...kampüsüne nakledilmek istendiği, davacının da bu görevlendirmeyi kabul etmemesi üzerine işten çıkartıldığı, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dosya kapsamı ile sabittir. Davalı işveren, davacı işçinin nakledilmek istendiği Mecidiyeköy kampüsünde çalışmasına niçin ihtiyaç duyulduğunu, bu ihtiyaç için en uygun işçinin davacı işçi olarak belirlenmesinin nedenini somut ve ikna edici biçimde ortaya koyabilmiş değildir.
Sonuç itibariyle nakil yetkisinin objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanıldığı hususu ispatlanmadan fesih geçerli kabul edilemez. Açıklanan nedenle davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/21678, K. 2017/14970, 5 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama