KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/28735 E., 2020/2618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin “ 27.11.2008 “ yerine “ 26.09.2011 “ olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dosyada itirazın iptali davasında hükmün nasıl kurulacağı ve takibin hangi tür faiz ve oranı ile devam edeceği taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesi uyarınca “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. “ Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).
İtirazın iptali davasında itirazın tamamen yada kısmen kabulü ile takibin devamına karar verildiğinde, infazda tereddüt yaratılmaması için takipte talep edilmek koşulu ile asıl alacağa faiz yürütülüp, yürütülmeyeceği ve işleyecek faizin türü ve oranının hükümde belirtilmesi zorunludur.
Davacı 07.12.2007 tarihli takip talebinde “…asıl alacağa ( yıllık % 9 oranından az olmamak üzere artan oranlarda ) yasal faiz yürütülmesini talep etmiştir.
Mahkemece itirazın kısmen iptali ile takibin 1.243,06 TL. asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş ise de, hükümde asıl alacağa faiz yürütülüp, yürütülmeyeceği belirtilmemiştir.
Mahkemece 1.243,06 TL. asıl alacağa faiz yürütülüp, yürütülmeyeceğinin belirtilmemesi HMK. nın 297/2. maddesine aykırı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden (özellikle dava tarihi de gözetilerek), hükmün HMK. nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin çıkartılarak, yerine;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/28735, K. 2020/2618, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama