KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/29687 E., 2020/2424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davalı avukatının duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/02/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalıya ait işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalışırken ücretlerinin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile sefer primi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, zamanaşımı def'ini öne sürüp, davacının haklı fesih nedeni bulunmadığını, hak kazandığı ücretlerin ödendiğini, alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin ücretlerin gerektiği gibi ödenmemesi üzerine davacı tarafça haklı olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu ancak her ne kadar davacı tarafça 600 Euro olarak verilen sefer primi ücretinin 2009 yılından itibaren 500 Euroya düşürüldüğü iddiası ile sefer primi kesintisi alacağı talebinde bulunulmuş ise de.
2009 yılı sonrası 2014 yılına kadar uzun süre davacının herhangi bir itirazının, davalı işverenliğin de bir taahhüdünün bulunmaması, 2009 yılından sonra 5 yıl gibi bir süre bu şekilde çalışan davacının 6 gün içinde değişikliğe itiraz etmediğinin anlaşılması karşısında bu alacak kalemi yönünden talebin reddi gerektiği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1- Mahkemenin sefer primi kesintisi talebinin reddine ilişkin " davacı tarafça 600 Euro olarak verilen sefer primi ücretinin 2009 yılından itibaren 500 Euroya düşürüldüğü iddiası ile sefer primi kesintisi alacağı talebinde bulunulmuş ise de.
2009 yılı sonrası 2014 yılına kadar uzun süre davacının herhangi bir itirazının, davalı işverenliğin de bir taahhüdünün bulunmaması, 2009 yılından sonra 5 yıl gibi bir süre bu şekilde çalışan davacının 6 gün içinde değişikliğe itiraz etmediği" şeklindeki gerekçesi 4857 sayılı Kanunun 22. maddesine göre yerinde değildir.
Ancak davacının talebe ilişkin iddiası ile delil olarak dayanılan tanık beyanlarının soyut olup tanıkların da aynı taleplerle açtıkları davalarında taleplerinin redle sonuçlandığı gözetildiğinde sefer primi kesintisi talebinin ispatlanamadığından reddi gerektiği anlaşılmış olmakla, Mahkemece yerinde olmayan gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/29687, K. 2020/2424, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama