KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/33742 E., 2020/17573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 01/11/2010-26/12/2013 tarihleri arasında davalı işverenin işyerinde satış-pazarlama ve şube yetkilisi olarak aralıksız olarak çalıştığını, davacının iş akdine davalı tarafından haksız olarak son verildiğini, iş akdi feshedilmeden önce haftalık 400,00-TL net ücret aldığını, bir öğün yemek verildiğini, davacının 1.600,00-TL ücret aldığı halde davalının Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödediği primleri gerçek ücret üzerinden değil, asgari ücret üzerinden ödeyerek davacıyı mağdur ettiğini, 2013 yılı Aralık ayı 4 günlük ücretinin ödenmediğini,
davalı işyerinde çalıştığı süre boyunda haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arası çalıştığını, çalıştığı süre boyunca tüm milli bayram ve resmi tatillerde çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini hiç kullanmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçimindirimi alacaklarını istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davalıya ait işyerinde davacının 02.05.2013 tarihinde işe başladığını, yani sadece 1 yıl çalıştığını, bu nedenle davacının davalıya ait işyerinde 4 yıldır çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu hususun tanık beyanları ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile ispat edilebileceğini, davacının davalıya ait işyerinde satış pazarlama ve şube yetkilisi olarak çalıştığı ve aylık 1.600,00-TL net ücret aldığı iddiası olduğunu, bunda asıl amacın maaşın olduğundan daha yüksek gösterme çabası olduğunu, davalıya ait işyerinin küçük bir işletme olduğunu, tekstil kumaş işi ile iştigal ettiğini,
söz konusu işyerinde çalışan iki kişi olduğunu, davacının bunlardan biri olduğunu, diğer çalışanın bu davada tanık olarak gösterildiğini, davalıya karşı açılmış bir davası olduğunu, davacının ve diğer çalışanın davalıya ait işyerinde tezgahtar olarak çalıştıklarını, davalının İstanbul'da başka bir şubesi bulunmadığından,
şube yetkilisi şeklinde bir departmanın söz konusu olamayacağını, davacının tek görevinin sabah işyerini açıp müşterilerle ilgilenmek olduğunu, davacının yaptığı işin bu nedenle satış ve pazarlama gibi bir niteliği bulunmadığını, davacının maaşının asgari ücret olduğunu, sigorta primlerinin de bu ücret üzerinden yatırıldığını, davacıya ücret olarak tüm hak edişleri vaktinde ve tam olarak ödendiğini, davacının işyerinde hiçbir zaman fazla mesaiye kalmadığını, davacının diğer çalışan ile gelen müşterilere mal sattıkları ve bu malları teslim ettiklerini,
kendi aralarında “sakal diye nitelendirdikleri ve ürünlerdeki fiyat farkını işyeri hesaplarına yansıtmayarak kendi zimmetlerine geçirdikleri, işyerinde fuhuş yaptıklarını, davalının bunları esnaftan duyduğunu ve işyerine kamera sistemi taktırdığını, kamera görüntülerinin CD olarak sunulduğunu, davacı ile diğer çalışanın işe gelmedikleri için devamsızlık nedeni ile iş akdinin feshedildiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talepleri atiye bırakıldığından bu alacaklar hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, sair taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/33742, K. 2020/17573, 7 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama