KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/34336 E., 2018/747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2018
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
.....
DAVA
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı nezdinde 12..08.1997 tarihinden iş akdinin feshedildiği 29.02.2016 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin taraflarca karşılıklı sona erdirildiği hususunu içeren ikale sözleşmesini davacının bütün haklarım saklı kalmak kaydı ile imzaladığını, sözleşmenin baskı ile imzalatıldığını, ikalenin geçersiz olduğunu iddia ederek davacının işe iadesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, taraflar arasındaki iş akdinin ikale suretiyle sona erdirildiğini, davacıya makul yararın verildiğini, davacının ikale sözleşmesini kendi özgür iradesi ile imzaladığını, baskı uygulamanın söz konusu olmadığını, davacının daha fazla kazanç elde etmek amaçlı kötü niyetli olarak işe iade talebinde bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece taraflar arasındaki iş akdinin ikale suretiyle sona erdirildiği, davacıya makul yarar olarak ikramiye adı altında 6 aylık brüt maaş verilmek suretiyle iş akdinin karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işveren tarafından mı yoksa karşılıklı anlaşma ile (ikale) ile sona erdiği noktasında toplanmaktadır.
İşçinin iş güvencesi hükümleri uyarınca feshin geçersizliğini isteyebilmesi için iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekir.
İşçi ve işveren iradelerinin iş sözleşmesinin feshi konusunda birleşmesi, bir tarafın feshi niteliğinde değildir. İş Kanununda bu sona erme türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren açıklamasının ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur. Ancak burada tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırılmış olması, işverenden geldiğinde işçinin makul yararının olması, işçinin iradesinin fesada uğratılmaması gerekir. Keza işçinin ihtirazı kayıt koyması halinde bunun bozma sözleşmesi olduğundan söz edilemez. Zira böyle bir sözleşmede karşılıklı anlaşma vardır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davalı tarafın davacının iş akdinin davacı ile yapılan ikale sözleşmesi gereğince feshedildiğini, davacıya makul yararın sağlandığı ve ikale sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmişse de davalı ve davacı arasında 29.02.2016 tarihli iş sözleşmesinin anlaşma yoluyla sona ermesine ilişkin protokol imzalanmış olup davacıya yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı ve ek ödeme bedeli olarak 107.834 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı ancak davacının, bu protokolün altına ‘’tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla imzalıyorum’’ şeklinde yazarak ikale sözleşmesine açıkça ihtirazı kayıt koyduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda tarafların karşılıklı anlaşmasından söz edilemeyeceği ortadadır. İşveren tarafından davacının iş sözleşmesinin feshedildiği sabit olup, işverence geçerli feshe ilişkin yazılı fesih bildirimi sunulmadığından, fesih salt bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca geçersizdir.
F) SONUÇ
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
.....
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/34336, K. 2018/747, 22 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama