KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/35584 E., 2018/804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2018
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
.....
DAVA
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı asıl işveren .....2007 Haziran ayından bu yana alt işveren olan davalı şirket ....... imzaladığı iş sözleşmesi gereği güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken 31.12.2014 tarihinde önceden ihbar edilmeksizin geçersiz ve haksız bir şekilde işten çıkarıldığını, asıl işveren işçilerinin işe alınması ve işten çıkarılması, çalışma saatlerinin belirlenmesi ve izin dahil tüm sosyal haklar konusunda yasal mevzuat gereği bire bir yetkili olduğunu, 2007 yılından bu yana davacı işçinin sürekli giriş çıkışları yapılarak farklı taşeron şirketlerin sigortalı işçisi olarak çalıştırıldığını, en son davalı şirketin sigortalısı olarak çalıştığını iddia ederek; feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin tüm emir ve talimatları davalı idareden aldığını, davalı şirketin sadece tedarikçi olduğunu ve davada taraf sıfatı ve ehliyetine sahip olmadığını, davalı şirket bakımından işe iade davası açma şartlarının oluşmadığını, davacı işçi ile aralarında belirli süreli iş sözleşmesinin olduğunu ve davacı işçinin çalıştığı işyerinde 30 işçi çalışmadığını, davacı işçinin doğum iznine ayrıldığını ve doğum izni akabinde kendi iradeciyle 2 aylık ücretsiz izne ayrıldığını,
ücretsiz iznin bitiminden sonra da geçerli mazereti olmaksızın işe gelmemeye devam ettiğini ve kendisi hakkında bu süreci kapsayan işe gelmediğine dair tutanakların tutulduğunu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacı işçinin iş sözleşmesinin hiçbir ihbar ve ihbara gerek kalmaksızın 31.12.2014 tarihinde sona ereceğinin belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur.
Davalı T.C. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idarenin ihale makamı konumunda olup, diğer davalı şirketin asıl işveren konumunda olduğunu, davalılar arasında ihale kanunun kapsamında anlaşmanın yapıldığını, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olmadığını, sözleşmenin bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin devam edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının hizmet sözleşmesinin belirli süreli yapılmasını gerektirecek objektif bir sebep bulunmadığı ve sözleşmelerin periyodik olarak yenilenmiş olduğu gözetildiğinde iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu, feshe ilişkin yazılı bir bildirim bulunmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının davalı kurum nezdinde işe iadesine, diğer davalı şirketin davalı kurum ile birlikte mali yükümlerden sorumluluğuna karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davacının asıl işveren davalı T.C. ...’na hizmet temin eden son alt işveren davalı ...... nezdinde çalıştığı, davalı şirket tarafından iş akdinin geçerli nedene dayanılmaksızın feshedildiği tespit edilmiştir. Mahkemenin feshin geçersizliği yönündeki kabulü dosya kapsamına uygundur. Ancak davacının davalı T.C. ...’na ait iş yerine iadesine karar verilmesi hatalıdır. Davalılar arasında 21.02.2014 – 31.12.2014 tarihleri 26 güvenlik elemanı ile özel güvenlik hizmet alım işinin teminine yönelik hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, güvenlik işinin yardımcı iş niteliğinde olup, muvazaaya dayalı hizmet alımı yapıldığının ispat edilemediği anlaşıldığından, davacının davalı.... nezdinde işe iadesine karar verilmesi gerekmektedir.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
.....
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/35584, K. 2018/804, 22 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama