İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/1035 K.2017/1933

Davacı vekili tarafından verilen 08.12.2016 havale tarihli dilekçede Dairemizin 25.10.2016 tarih, 2016/33270 E ve 2016/18438 K sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına…

Esas2017/1035Karar2017/1933Tarih16 Şubat 2017Okuma6 dk · 1.110 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2017/1035 E., 2017/1933 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.110 kelime·6 dk okuma

Davacı vekili tarafından verilen 08.12.2016 havale tarihli dilekçede Dairemizin 25.10.2016 tarih, 2016/33270 E ve 2016/18438 K sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi Dairemizce temyiz nedenlerinin bir kısmının gözden kaçırılarak karar verildiği anlaşılmakla yukarıda tarih ve numarası belirtilen ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı yanında kameraman olarak çalıştığını iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, fazla çalışma, fazla çalışma %5 fazlası, genel tatil ve %5 fazlası, ödenmeyen ücret ve %5 fazlası alacaklarını istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının fazla çalışmalarının ve ücretinin ücret bordrolarında gösterilen şekilde ödendiğini, fazla çalışma alacağının zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı taraflar temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücreti ve bunun %5 fazlası alacağın miktarı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 13.10.2015 Gün, 2014/16521 Esas, 2015/28343 Karar sayılı kararıyla; sözleşmede 3 saat fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu belirtilmişse de davacının ücreti dikkate alındığında davacının 2008-31.10.2011 arası günde 2 saat fazla çalışma alacağının hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği ve fazla çalışma ücreti alacağının %5 fazlası hesaplanırken bulunan toplam %5 fazlası alacağından önce 1/3 ardından %90 indirim yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği noktalarında bozulmuştur.

Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.

Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.

Mahkemece 10.03.2016 tarihli celsede bozma kararına uyulmuştur.

Davacı bozma kararı sonrası fazla çalışma ücreti alacağı için 10.000 TL, fazla çalışma ücreti alacağının %5 fazlası alacağı için ise 40.000 TL talepli ek dava açmıştır. Söz konusu dava dosyası Bakırköy 14. İş Mahkemesi’nin 22.12.2015 Tarih, 2015/693 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararıyla bu dosya ile birleştirilmiştir.

Mahkemece ek dava dilekçesi müşterek ve müteselsil sorumlu davalılara 02.02.2016 ve 04.02.2016 tarihlerinde tebliğ edilmiş, davalılar vekili uyap çıktılı 19.02.2016 hakim havale tarihli dilekçe ile cevap süresinin 2 hafta uzatılmasını talep etmiştir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 317. maddesine göre “(1) Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur.

(2) Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.

(3) Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler.

(4) Dava ve cevap dilekçeleri yönetmelikte belirlenecek formun doldurulması suretiyle de verilebilir.”

Mahkemece süre uzatım talebi kabul edilerek davalılar vekiline ek süre verilmiş bu karar davalılar vekiline 03.03.2016 tarihinde tebliğ edilmişse de davalılar vekili 01.03.2016 tarihinde cevap dilekçesi vererek zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı vekilinin süresinde zamanaşımı definde bulunulmadığını savunduğu, her ne kadar uyap çıktılı süre uzatım talepli dilekçede hakim havale tarihi 19.02.2016 görünmekteyse de söz konusu dilekçenin uyap sistemine davalılar vekilince 18.02.2016 tarihinde kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle ek davaya zamanaşımı definin süresinde olduğu anlaşılmaktadır.

Kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım yönünden kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ek dava ile arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir.

Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır.

Bozma kararı öncesi davacının 2006 yılı aralık -2008 Mart ayları arası fazla çalışma ücreti alacağı 13.095,92 TL, fazla çalışmanın %5 fazla alacağı ise 1.008.826,80 TL hesaplanmıştır.

Bozma kararı sonrası aldırılan ek bilirkişi raporunda davacının yalnızca 2008 Nisan 31.10.2011 arası fazla çalışma ücreti alacağı zamanaşımı defi nazara alınmaksızın 37.651,92 TL, fazla çalışma ücretinin %5 fazlası alacağı ise 1.241,911,60 TL olarak, zamanaşımı defi dikkate alındığında ise 22.12.2010-31.10.2011 arası fazla çalışma ücreti alacağı 8.976,88 TL, fazla çalışma ücretinin %5 fazlası ise 75.574,69 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak davacının asıl davadaki talep miktarları ile 2006 aralık 2008 mart dönemi fazla çalışma ve bunun %5 fazlası alacağı ve süresinde yapılan zamanaşımı defi sonucu zamanaşımına uğrayan kısımlar denetime elverişli şekilde hesaplanmamıştır.

Mahkemece bozma kararı sonrası fazla çalışma ücreti alacağı olarak yalnızca davacının 2006 Aralık-2008 Mart dönemi fazla çalışma ücreti alacağı miktarı olan 13.095,92 TL üzerinden hakkaniyet indirimi yapılarak karar verilmesi hatalıdır.

Yine mahkemece davacının 2006 yılı Aralık - 2008 Mart dönemi fazla çalışma ücreti %5 fazla alacağı için hesaplanan 1.008,826,80 TL dikkate alınmadan yalnızca 2008 Nisan - 31.10.2011 dönemi için zamanaşımı defi gözetilmeksizin hesaplanan 1.241.911,60 TL dikkate alındığı görülmektedir. Ayrıca 1.241.911,60 TL üzerinden bozma kararı uyarınca 1/3 ve %90 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı belirtildiği ancak bu oranlar uygulandığında sonuç rakamın 82.794,13 TL olmasına rağmen 65.000 TL’ye hükmedilmiştir.

Mahkemece yapılması gereken davacının fazla çalışma ücreti alacağı ile bunun %5 fazlası alacağının asıl davadaki talep miktarları ve ek davadaki talep miktarları gözetilerek ek davaya yapılan zamanaşımı defi dikkate alınarak hesaplatılması için gerekirse ek rapor alınıp sonucu değerlendirilerek karar verilmesidir. Yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.

3- Davacının asıl dava ve ek dava ile toplam 5.147,08 TL (vekalet harcı hariç) harç yatırdığı yargılama giderlerinin dökümü yapılmaksızın kabul ve ret oranına göre 4.722,60 TL’nin davalılardan tahsili yönünde hüküm kurulması isabetsizdir. Mahkemece yapılması gereken davacının asıl dava ve ek davada yatırdığı (vekalet harcı hariç) harçların toplamı alınması gerekli harçtan az ise bunun davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi, davacının asıl dava ve ek davada harç hariç yaptığı yargılama giderlerinin açık ve net şekilde dökümü yapılarak kabul ve ret oranına göre davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi yönünde hüküm kurmaktır.

SONUÇ / HÜKÜM

F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/1035, K. 2017/1933, 16 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1035
Karar No
2017/1933
Tarih
16 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/1035 K.2017/1709
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/1036 K.2017/1094
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/1036 K.2017/1710
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/1037 K.2017/995
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/1037 K.2017/1095
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/1037 K.2017/1711

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.