KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/10445 E., 2019/9740 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2019
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram-genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, devamsızlık nedeniyle davacının iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekili iş sözleşmesinde yıllık 270 saatlik fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını iddia etmektedir.
Dosya içerisinde 2009 tarihli, 01.11.2013 tarihli ve 01.06.2014 tarihli iş sözleşmeleri mevcut olup bilirkişi tarafından "2009 tarihli sözleşme de davacıya imza karşılığı bordro ile ödenmesinden dolayı başka fazla mesai alacağı talebinde bulunamayacağının belirtildiği, dolayısıyla iş sözleşmesine göre davacıya verilen ücrete fazla mesainin dahil olmadığı, ancak 01/06/2014 tarihli sözleşmede ücretin içinde fazla mesai de olduğu anlaşılmakla bu tarihten sonra Yargıtay uygulamaları da dikkate alınarak yıllık 270 saat fazla mesainin ücrete dahil olduğu,
bundan fazla yapılan çalışmanın mahsup edilmesi gerektiği" şeklinde tespit yapılmış ve 01.06.2014 tarihli sözleşmedeki hüküm dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporundaki 2009 ve 01.06.2014 tarihli sözleşmelere ilişkin tespit yerindedir, ancak raporda 01.11.2013 tarihli sözleşmeden hiç bahsedilmemiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/10445, K. 2019/9740, 25 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama