KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/10735 E., 2019/10527 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2019
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalılara ait işyerinde 2006 yılı Temmuz ayından 27/10/2014 tarihine kadar aralıklı olarak restaurant şefi olarak çalıştığını, iş akdinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, en son aldığı aylık ücretin 1.350,00 TL olduğunu iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve ödenmeyen ücret alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirketler vekili özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu tüm alacaklarının zamanında ve eksiksiz olarak ödendiğini, ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacı tanık beyanlarına göre, davacı iş akdini kendisi feshetmiş olup, ödenmeyen ücret alacakları nedeniyle işçi feshi haklı olup, kıdem tazminatının kabulü yerinde ise de, iş akdini kendisi fesheden taraf feshi haklı nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamayacağından, ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/10735, K. 2019/10527, 9 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama