KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/11697 E., 2019/15737 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2019
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı, davalılardan T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile davalı T.C. Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı ile davalı Bakanlıklar vekillerinin aşağıdaki sebeplerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı dava dilekçesinde davalı olarak T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nı davalı olarak göstererek dava açmış, yapılan yargılama sırasında davacının çalıştığı ihaledeki işin Bakanlıkların görevlerindeki değişiklikler nedeni ile T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredildiği anlaşıldığından, dava HMK.nın 124. maddesi uyarınca T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yöneltilmiştir.
Mahkemece HMK.nın 124. maddesinin uygulanarak davanın gerçek hasma yöneltilmesi ve davalı T.C. Orman Ve Su İşleri Bakanlığı’ nın ara kararı ile hasım sıfatından çıkartılması yerindedir.
Ancak Mahkemece HMK.nın 124. maddesinin uygulanması karşısında hasım olmaktan çıkan T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı açısından “...Davada hasım olmaktan çıkarılan T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına...” karar verilmesi gerekirken karar gerekçesinde bu hususta hiç bir açıklama yapılmadan, gerekçe oluşturulmadan, ara kararına da aykırı şekilde T.C.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın davacının hüküm altına alınan hak ve alacaklarından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması, davalı Bakanlıkların harçtan muaf olduklarının gözetilmemesi, davada birden fazla davalı olduğu halde, yargılama giderinden hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan “...davalıdan...” denilerek hüküm kurulmasının infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi ve vekalet ücretinin davacı lehine hüküm altına alınması gerekirken davacı vekili lehine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de,
bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/11697, K. 2019/15737, 12 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama