KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/14077 E., 2020/2094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacıya ait ... Caddesi üzerinde bulunan ...
Gıda Deposu iş yerinde 2006 yılı Ocak ayında servis şoförü olarak işe başladığını, 13 ay sonra 16/01/2007 tarihinde SGK girişinin yapıldığını ve iş akdinin feshedildiği 12/09/2015 tarihine kadar çalıştığını, davacının çalıştığı süre zarfında haftada 6 gün saat 07:50 ile yaz mevsiminde en erken 20:30, kış mevsiminde en erken 18:30'a kadar çalıştığını, Salı ve Cumartesi günleri ise 21:00 - 22:00'a kadar çalıştığını, dini bayramlarda çalışmadığını, Pazar gününe rastlamayan diğer ulusal bayram genel tatil günlerinde ise aynı şekilde çalıştırıldığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını,
davacıya asgari ücret miktarının bankadan yatırıldığını kalan 350 TL’ nin elden verildiğini, iddia ederek; kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram genel tatil ve fazla çalışma ücretlerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddia ettiği 2006 yılında değil 2007 yılında sigortalı olarak işe çalışmaya başladığını, davacının çalıştığı günlere ilişkin tüm sigortasının yapıldığını, fazla mesai iddiasının gerçek olmadığını, davacının iş yerinde asgari ücret üzerinden şoför çalıştırıldığını, başka bir işte çalıştırılmadığını, yaz ve kış dönemine ait haftanın her günündeki çalışma şeklini cevap dilekçelerinde belirttiklerini, bu nedenlerle fazla mesai iddialarının asılsız olduğunu, servise çıkan araçlarda takograf cihazları bulunduğunu, araçların yaptıkları sürat ve katettikleri mesafeyi kaydettiklerini,
şoförlerin müsaade edilen sürüş süresi ve süratlerini geçmemesini sağlamak amacıyla bu cihazların araçlarda bulunduğunu, davacının maaş bordrolarını imzaladığını, imzaladığı bordrolarda fazla mesai alacağına itirazi kayıt bulunmadığını, müvekkilinin işçilerin haklarına riayet ettiğini, olası fazla çalışma ücretini işçilere ödediğini, iş yükünün devamlı olarak arttığı iddialarının asılsız olduğunu, davacının 12/09/2015 tarihinde işçi çavuşu ile tartışma yaşadığını, ben işi bıraktım ne yaparsanız yapın dediğini, davacının iddia ettiği gibi ücretten dolayı ayrılmadığını,
davacının müvekkiline gelerek kıdem tazminatı istediğini ancak davacının istifa ederek çıktığından dolayı kıdem tazminatı alamayacağını belirttiğini, davacının istifa ettiğinden dolayı kıdem tazminatı olamayacağını, iş kanununda belirtilen iş fesih bildirim süresine uymadan feshetmiş olduğundan kendilerine ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini, bütün alacak kalemleri için zaman aşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddine talep etmiş tir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekilli temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Fazla mesai istemine ilişkin talep belirsiz alacak davasının bir türü olan külli tespit kısmi eda davası olarak açılmış olup bu dava türünde faiz başlangıcı yönünden Dairemiz uygulaması, kısmi dava esaslarıyla aynıdır. Açıklanan nedenle fazla mesai alacağının tamamına dava ve ıslah (talep artırım) ayrımı yapılmaksızın dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki 2 numaralı bendin tamamen çıkartılarak yerine;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/14077, K. 2020/2094, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama