KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/18712 E., 2020/15610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut olayda; Mahkemece kıdem tazminatına dava dilekçesinde talep edilen miktar bakımından fesih tarihinden ıslahla artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda faiz başlangıcının fesih tarihi olması gerektiğinden, dava ile istenen kıdem tazminatına fesih tarihinden faiz işletilip,ıslah edilen kıdem tazminatı tutarı yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olmuştur.
3-Mahkemece davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğu kabulü ile hüküm altına alınan alacaklardan davalıların sorumlu tutulması yerindedir. Ancak genel tatil alacağı bakımından hükümde davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde belirtilmesi hatalıdır.
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesine göre, “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. ” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece reddedilen toplam alacak miktarı 200,00 TL olup karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ ne göre davalılar lehine 200,00 TL vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken 1.800,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi hatalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/18712, K. 2020/15610, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama