KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/19967 E., 2017/8609 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan T.C. ... avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 24/11/2007 ile 30/04/2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak T.C. ...... Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulun'nda pastane sorumlusu olarak hizmet verdiğini, 30/04/2014 tarihinde davalı şirket tarafından 01/05/2014 tarihinde iş akdinin fesh edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 24/11/2007 tarihinden itibaren asıl işverenin T.C. Milli Eğitim Bakanlığının işçisi olarak alt işverenler nezdinde çalışmasının sürdüğünü, davalılara arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğunu, iş yerinin kapanmamasına rağmen işten çıkartılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek; feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Cevaplarında Özetle:
Davalı T.C. ... vekili; müvekkili kurum ile davalı şirket arasındaki sözleşmesinin 30/04/2014 tarihinde sona erdiğini, pasta bölümünün kuruma ekstra maliyet getirmesi nedeni ile kapatılmasına karar verildiğini, müvekkilinin şirketin personeli olan davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının çalıştığı iş yerinde otuzdan az işçi çalıştığnı savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; davacının çalıştığı asıl işyerinin diğer davalı İstanbul... Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu olup, müvekkilinin diğer davalıya taşeron firma olarak hizmet verdiğini, işçiler ile ilgili her türlü tasarruf haklarının asıl işverende olduğunu, davacının şirketle belirli süreli iş sözleşmesi yaptığını, sözleşmelerin yenilendiğini, zincirleme iş akidlerinin belirli süreli olma niteliğini yitirmeyeceklerini, ayrıca feshin davalı
müvekkili açısından haklı bir fesih olduğunu zira diğer davalının yapmış olduğu yeni ihalenin müvekkili şirket tarafından alınmadığını dolayısı ile davacının aynı iş yerinde çalıştırmasının mümkün olmadığını savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, alt işveren davalı şirkette çalışan işçi sayısı fesih tarihi itibari ile otuzun altında olsa da, tüm yurt çapında davalı T.C. ...'nın bu tür sosyal tesislerde çalışan işçi sayısının otuzdan çok fazla olacağı, alt işveren şirketteki işçi sayısının davacının iş güvencesi kapsamında olması gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, ihale süresi dolduktan sonra yeni ihaleyi alan şirketin davacı ile çalışmak istememesinin herhangi bir haklı veya geçerli bir fesih nedeni oluşturmadığı, davalı şirketin davacıyı başka bir projede görevlendirmeyi düşünmemesi, bu konuda herhangi bir araştırma, teklif yapmamasının da feshin son çare olma ilkesine aykırı olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Mahkemenin ilk kararı davalıların temyizi üzerine, Dairemizin 18.12.2014 tarih ve 2014/26885-38534 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının araştırılması, muvazaalı olmadığının tespiti halinde ise davalı Şirketin tüm yurt çapında aynı iş kolundaki işyerlerinde fesih tarihi itibari ile çalışan sayısının otuzun üzerinde olup olmadığının belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında verilen kararda; davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olmadığı ve fesih tarihi itibari ile davalı şirkette çalışan işçi sayısının otuzun altında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma sonrası verilen karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiş olup, Dairemizin 19.10.2015 tarih ve 2015/29353-28836 E/K. sayılı ilamı ile 2. kez bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davalılar arasındali hukuki ilişkinin muvazaalı olmadığına dair gerekçenin yerinde olduğu ancak fesih tarihi itibari ile çalışan işçi sayısının tesitinde yeterli araştırmanın yapılmadığı, bu hususta gerekli araştırmanın yapılarak, fesih tarihinde davalı şirketin yurt çapında aynı iş kolunda çalışan işçi sayısının 30 veya üzerine olduğunun tespiti halinde davacının, davalı şirkete iadesi ile mali haklardan her iki davalının birlikte sorumlu tutulmasına, otuzun altında olduğunun tespiti halinde ise şimdiki gibi karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
2. bozma sonrası verilen karar süresinde, davacı ve davalı T.C. ... vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemenin, feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının, davalı şirket nezdindeki işine iadesine dair gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gibi aralarında alt/asıl işveren ilişkisi bulunan davalıların, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden de birlikte sorumlu tutulmadıkları saptanmıştır.
Karar bu yönleri ile hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/19967, K. 2017/8609, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama