KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/22320 E., 2018/6992 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
- Mahkemesi
- ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
- Dahili davalı
- ... ADINA AVUKAT ...
- Mahkemesi
- ... 7. İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı ile dahili davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatı ile dahili davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı ile dahili davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının iş yerinde 15/06/2015 tarihinden 27/05/2016 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız ve geçersiz feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davanın haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının Belediyenin çalışanı olmadığını, ...'ın çalışanı olduğunu, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, işçinin bütün hak ve alacaklarından ...'ın sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ... vekili, davacının iş akdinin fesih işleminin geçersiz ve haksız olmadığını, davacının müvekkili şirket tarafından işletilmekte olan sosyal tesiste sezonluk iş sözleşmesi ile masör olarak çalıştığını, yaşadığı ailevi problemler nedeniyle iş yerinde sorunlu bir çalışan olması nedeniyle 24/05/2016 tarihinde hakkında tutanak düzenlediğini, davacının savunma vermekten imtina ettiğini ve 26/05/2016 tarihinde iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiğini kanıtlayamadıkları, davacının asıl işveren olan ...'a işe iadesinin gerektiği, ...'ın ...'nin şirketi olması nedeniyle iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süreye ilişkin ücret alacaklarından birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili ile dahili davalı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge adliye mahkemesince, davacıya fesihten önce başka bir birimde çalışması teklifinde bulunulmadığı, feshin son çare olması ilkesinin ihlal edildiği ve feshin bu nedenle geçersiz olduğu, davalı ... ile davalı ... arasında alt işverenlik ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından işe başlatmama tazminatından ve boşta geçen süre ücreti alacağından her iki davalının birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararını davalı vekili ile dahili davalı vekili süresinde temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
6100 sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, bir kişinin dahili dava yolun ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Sadece husumette yanılma halinde gerçek tarafa dava dilekçesi tebliğ edilir ve taraf teşkili sağlanır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasında, asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu takdirde, her iki işverene birlikte dava açılmasında işçi açısından yarar vardır. Muvazaa olmadığı sürece, alt işveren işçisi ile ilgili davada istemin ve verilecek kararın, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden alt işveren, ancak feshin geçersizliğine bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki işverenin birlikte sorumluluğu kapsamında olması gerekir.
Asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde ise, asıl işveren başlangıçtan beri gerçek işveren olduğundan, davanın tarafı asıl işveren olmalıdır. Alt işverenin bu anlamda işverenlik sıfatı bulunmadığından, taraf sıfatı olmayacaktır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde, sözleşmede taraf sıfat bulunmadığından, işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez.
Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde muvazaa iddiasında bulunulmadan sadece ...’ne karşı dava açılmıştır. Davada muvazaa iddiası olmadığı gibi dosya içeriğine göre de muvazaalı bir ilişkinin bulunduğuna dair dosyaya delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. O halde, feshin geçersizliği ve davacının işe iadesine ilişkin davanın işe iade bakımından alt işverene, mali haklardan sorumluluk bakımından da asıl işverene karşı birlikte açılması veya davanın sadece alt işverene karşı açılması gerekmektedir. Davanın sadece asıl işverene karşı açılması doğru değildir.
Yerel Mahkemece, yargılama sırasında davacı vekilinin sunduğu 24.06.2016 havale tarihli dilekçeye itibarla alt işveren ...'ın davaya dahil edilmesine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK ve yargılama hukukumuzda zorunlu dava arkadaşlığı dışında, bir kişinin dahili dava yolun ile davaya dahil edilmesi ve hakkında hüküm kurulması mümkün değildir. Dolayısıyla, alt işveren ...'ın dahili davalı olarak davaya katılması usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle; alt işveren ... yönünden aleyhine usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından, ... yönünden ise davanın davacının işvereni olmadığından husumet yokluğu nedeniyle feshin geçersizliği ve reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/22320, K. 2018/6992, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama