İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/27227 K.2018/13691

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ...…

Esas2017/27227Karar2018/13691Tarih25 Haziran 2018Okuma6 dk · 1.294 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2017/27227 E., 2018/13691 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2018
Mahkemesi
... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Mahkemesi
... ... 26. İŞ MAHKEMESİ
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.294 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı işe başladığı 11.07.2011 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar iş görme borcunu eksiksiz bir şekilde ifa ettiği, iş arkadaşlarıyla uyumlu bir şekilde ve tüm iyi niyetiyle çalışmalarını sürdürdüğü, buna karşın davalı, müvekkilinin iş akdini herhangi bir gerekçe göstermeden 24.05.2016 tarihli fesih bildirimi ile feshettiğini, fesih bildiriminde iş akdinin "İş Kanunu gereğince Çalışma Şartları nedeni ile" feshedildiği belirtildiği, bu ifadelerden feshin somut nedeni anlaşılamadığı gibi kanunun hangi hükmüne dayalı olarak fesih yapıldığı da anlaşılamadığı, müvekkil iş akdinin fesih sebebini dahi bilmediği,

iş Kanunu'nun 19. maddesinde yer alan "İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır" şartına davalı şirket uymadığı, sırf bu durum dahi feshin usulsüzlüğünü ve keyfiliğini açıkça ortaya koyduğu, davalı işverenin fesih sebebini Müvekkile bildirmiş olması ve buna yönelik savunmasını almış olması gerektiği, davaya cevap olarak sunulacak savunmada herhangi bir sebep belirtilecek olsa dahi savunma alınmadan yapılmış fesih usulsüz olacağı, davalı işveren, müvekkilini uyardığı, savunma almadığı, sözleşmeyi doğrudan ve hiçbir gerekçe göstermeden feshettiğini iddia ederek;

davacının iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin olarak 4 aylık bürüt maaşı ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin ve işe iadesinin gerçekleşmemesi halinde 8 aylık brüt maaşı tutarında tazminatın davacıya ödenmesi gerektiğinin tespite karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili,davacının 11.07.2011 tarihinde müşteri ilişkileri uzman yardımcısı olarak işe başladığını, iş akdini "...görevimden 24.05.2016 tarihi itibariyle çalışma şartları ve vardiya düzeni tarafıma uymadığından dolayı tüm yasal haklarımı alarak sözleşmemi tek taraflı olarak feshediyorum...." şeklindeki beyanı ile feshettiğini, kıdem tazminatı ile tüm işçilik alacaklarına tekabül eden 34.012,68TL davacının hesabına yatırıldığını, davacının tek taraflı ve kendi iradesi ile iş akdini feshettiğinden 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesindeki şartların oluşmadığını, iş akdini fesheden davacının kendisi olduğunu, müvekkili şirketin,

davacının iş akdini feshetmediğini, davacının, müvekkil şirketin İnsan Kaynakları’na hitaben yazdığı 24.05.2016 tarihli fesih dilekçesi ile iş akdini feshedenin davacının kendisi olduğu ortada olduğunu, bu nedenle 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi gereğince müvekkili şirket tarafından iş akdi feshedilmeyen davacının, iş güvencesi hükümlerinden yararlanmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk derece mahkemesince, davalı işveren tarafından ibraz edilen işten ayrılış bildirgesinde sigortalının işten ayrılış nedeni “25” olarak gösterilmiş olup bunun işçi tarafından ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış sebebiyle iş sözleşmesini feshi olduğu, davalı işveren tarafından işten ayrılış bildirgesinde gösterilen sebebin işvereni bağladığı, davalı tarafça davacının istifa ettiği iddia edilmiş ise de işten ayrılış kodu 3 yerine 25 gösterilmiş olup çıkış kodunun işvereni bağlayacağı, bu belgeler karşısında davacının iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ç) İstinaf başvurusu :

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

D) İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemenin eksik inceleme ile tanıkları dinlenmeksizin ve davacı tarafın açık istifa iradesi dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verildiği,davacının tek taraflı iradesi ile iş akdini feshettiğinden 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesindeki şartların oluşmadığı, ayrıca davacının 24.05.2016 tarihli Sulh ve İbra anlaşmasındaki tüm hak ve alacaklarının eksiksiz ödendiğini belirttiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge adliye mahkemesince; davacının iş akdinin işveren tarafından feshine ilişkin bildirimde, fesih sebebi açık ve kesin olarak gösterilmediğinden bu hali ile de feshin geçersiz olduğu, yapılan tespitler ışığında bu konuda tanık dinlenilmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

F) Temyiz başvurusu :

Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

G) Gerekçe:

Taraflar arasında, iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17 nci maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında Yasada işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.

İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde, kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.

Şarta bağlı istifa ise kural olarak geçerli değildir. Uygulamada en çok karşılaşılan şekliyle, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi istifa olarak değil, ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde bir icap olarak değerlendirilmelidir.

İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverenin tazminatların derhal ödeneceği sözünü vermek ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.

İşverenin baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez. Dairemizce bu gibi hallerde feshin işverence gerçekleştirildiği, bununla birlikte işveren feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir (Yargıtay 9.HD. 3.7.2007 gün 2007/14407 E, 2007/21552 K.).

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Kanunun 243. maddesinin 1. Fıkrasına göre “ Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.”

Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdi 24.05.2016 tarihli fesih bildirimi ile “hizmet akdiniz İş Kanunu gereğince çalışma şartları nedeniyle 24.5.2016 itibariyle feshedilmiştir” denilerek feshedilmiş olup, dosyaya sunulan “Sulh ve İbra Anlaşması” başlıklı belgede davacının iş akdinin çalışma şartları nedeniyle sonlandırılmış olduğu bildirilmiş, davacıya kıdem tazminatı , izin ücreti, hak edilmiş ücret ve diğer ödeme başlıkları altında toplam net 34.012.68 TL ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından el yazısıyla yazılan 24.05.2016 tarihli dilekçede ise davacı tarafından çalışma şartları ve vardiya düzeni kendisine uymadığından yasal haklarını alarak iş akdinin feshettiğini bildirmiştir.

Yargılama sırasında sunduğu yazılı beyanlarında davacı taraf istifa dilekçesini kabul etmekle birlikte davalı işverenin ödemelerin yapılabilmesi için zorunlu olduğu bilgisi verilerek iş aktinin kendisi tarafından sonlandırıldığına dair beyan yazdırıldığını iddia etmiş, duruşmada alınan beyanında da belgeleri insan kaynakları müdürünün talebi ve yazdırması üzerine yazıp imzaladığını, aksi takdirde tazminatlarını alamayacağının söylendiğini ifade etmiştir.

Mahkemece ön inceleme aşaması sona erdirildikten sonra tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların delilleri toplanmadan ve başka inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur.

İrade fesadı iddiası tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabileceğinden somut uyuşmazlıkta, davacı ve davalının delilleri toplanmadan, sadece dosyadaki belgelerden ve davacının ifadesinden hareketle tanık dahi dinlenmeden istifa dilekçesinin irade fesadı iddiası yeterince araştırılmadan davacının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

H)SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/27227, K. 2018/13691, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/27227
Karar No
2018/13691
Tarih
25 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/27228 K.2018/13701
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/27229 K.2018/13707
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/27230 K.2018/13681
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/27231 K.2018/13689
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/27232 K.2018/13684
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/27233 K.2018/13985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.