İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/1956 K.2018/3769

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2018/1956Karar2018/3769Tarih21 Şubat 2018Okuma5 dk · 1.073 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2018/1956 E., 2018/3769 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi (İş)

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Şubat 2018
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.073 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının iş akdine yazılı fesih bildirimi olmadan iddia ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... Belediyesi vekili, davacının işvereninin çalıştığı firmalar olduğunu, ... Belediyesinin ihale yolu ile hizmet alımı yaptığını savunarak davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 08/12/2016 tarih 2016/26822 esas 2016/20769 karar sayılı ilamıyla “ Davacıların iş sözleşmeleri her ne kadar aynı sebeple feshedilmiş ise de aralarında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Ancak feshin geçersizliği ve işe iade davalarının özelliği gereği bu tür davalarda birden fazla işçinin tek bir dava dilekçesi ile dava açması halinde, birlikte yargılama yapılıp, hüküm kurulması doğru değildir.

Zira feshin geçersizliği ve işe iade istemini içeren davalarda her davacı için fesih nedeni hizmet süresi, iş güvencesi kapsamında olup olmadığı, dava açma süresi gibi hususlar ayrı ayrı belirlenmekte ve dosyanın özelliğine uygun olarak hüküm kurulmaktadır. Keza işe iade kararının infazında da yine işçinin iş sözleşmesindeki kişisel özellikleri öne çıkmaktadır.

Davacıların talep konuları aynı olsa bile, davalı işveren hakkında tek bir dava dilekçesi ile açtıkları bu davada, belirtilen olguların tespiti ve temyiz incelemesi sırasında kararın denetimi bakımından yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi olanağı bulunmamaktadır.

Bu nedenle, birlikte açılan davanın tefrik edilerek, ayrı esaslara kaydedilip, ayrı ayrı yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında mahkemece bozmaya uyularak davalar tefrik edilmiş ve davacının ... Belediyesinin Belediye Kanunu'nun 67. maddesi gereği ihale yolu ile hizmet alımı sözleşmesi karşılığı hizmet aldığı ...

Organizasyon Rehberlik İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile, ...

Belediyesi ... kaplıcalarında hamam sorumlusu olarak çalıştığı, davaya konu iş akdinin feshine sebep olan 07.06.2015 tarihli olayda, davacının 18.10.1998 doğumlu oğlu...'ın bayanlar hamamını çatıya çıkarak gözetlediği, çıkan tartışma neticesinde kaplıca güvenlik görevlileri tarafından durumun tespiti ile buna ilişkin tutanak tutulduğu, akabinde 03.07.2015 tarihli tebliğ belgesi ile, davacının 03.07.2015 tarihinden itibaren Destek Hizmetleri Bünyesindeki görevinden alınarak,

aynı unvanla Temizlik İşleri Bünyesine 06.07.2015 tarihinde görevlendirildiği fakat davacının tebliğden imtina ettiği, ikamet ettiği köyde çalışmak istediğini aksi halde işten çıkartılmasını talep ettiğinine dair tutanak tutulduğu görülmüştür.

Söz konusu olayda davacının bir kusuru olmasa dahi, sorumlu olduğu aile üyelerinden oğlunun hamam gibi kişilerin özel hayat ve özellikle vücut bütünlüğüne yönelik hassas davranılmak zorunda olunan bir ortamda, tutanakla ve tanık beyanları ile gerçekleştiği sabit olan olay neticesinde, ... gibi küçük bir ilçenin köyünde gerçekleşen olayın duyulmaması hayatın ve de küçük bir köydeki alışılagelen yaşam tarzı düşünüldüğü takdirde mümkün değildir.

Dolayısı ile Belediye tesisinin hamam kısmında yaşanan olay sonrası gerek hamamdan faydalanan ve faydalanacak olan kişilerin rahat hareket edebilmesi, gerekse iş disiplini gereği davacının aynı işyerinde aynı görevle kalması etik değildir. Davaya konu olayda davacının yaptığı bir eylem olmadığı için kendisine yönelik disiplin soruşturması veyahut cezai soruşturma yapılması hukuken imkansızdır.

Dolayısı ile bu sebeple soruşturma başlatılmadığından bahisle işverenin sorumlu tutulması mümkün değildir.

Davacı vekilinin; "olayın henüz reşit bile olmayan bir çocuğun çatıya çıkıp orada sıkışan topu araması olayının kötü bir amaca alet edilmesinden ibarettir." şeklindeki beyanı ise, gerek davacı ve davalı ortak tanığı ...'nın, "2015 yılının yaz ayında bir takım tartışmalar üzerine dışarı çıktığımda kaplıcadan faydalanan kişilerin davacıların oğlunun bayanlar bölümünün çatı kısmına çıkarak gözetlediğini söylediler.

O gün davacıların çalışma günü değildi ancak davacılar aynı köyde ikamet ettikleri için ve oğulları yanlarına gelip gittiği için çocuğun kaplıca civarında dolaşmasını yadırgayamayız. Bende davacının oğlu ile görüştüğümde, bana çatıya çıktığını ama kimseyi gözetlemediğini söyledi.

Bunun üzerine davacıların oğlunu çatıda görenlerin gözetlediği hususunda itirazlarını devam ettirmeleri üzerine tutanak düzenledik." beyanı ve hayatın olağan akışı değerlendirildiğinde, mahkememizde aksi yönde kanaat oluşmuştur. Somut olayda dikkat edilmesi gereken husus böyle bir olayın küçük bir yerde bulacağı yankı ve işverenin bu hususta şüphe feshi hakkı ile hareket edebileceğidir. Şüphe feshi Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 05.10.2009 tarih, 44383/25774 E.K.

Sayılı kararında. "İş ilişkisinin devamı için gerekli olan güveni yıkmaya elverişli objektif olay ve vakıalara dayanan güçlü bir şüphenin mevcut olması..." şeklinde izah edilmiştir.

İşverenin bu konuda davacının oğluna soruşturma başlatmaması ve şüphe feshi kapsamında işçinin iş akdine son vermeyerek, aynı unvanla görev değişikliği teklifinde bulunması, davacının görevlendirildiği işi makul sebep olmaksızın kabul etmemesi, görevlendirme yazısını tebliğden imtina ederek, imtina sebebine yönelik gerekçede belirtmeksizin kendi insiyatifi ile hareket etmesi göz önüne alınarak işverenin feshin son çare olma ilkesine uygun hareket ettiği ve iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur.

Yine aynı yasanın 109. maddesine göre, bu kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye imza karşılığı ve yazılı olarak yapılması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi geçerli nedenle feshedilmekle birlikte yazılı bir fesih bildirimi bulunmadığından yapılan feshin geçersiz olduğu anlaşılmakla davanın kabulü yerine reddine karar vermek hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının davalı ... Organizasyon Reklamcılık Rehberlik İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi nezdinde İŞİNE İADESİNE,

3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları kaydı ile ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,

4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,

5- Alınması gereken 35,90 TL. karar harcından davacının yatırdığı 31,40 TL. peşin harcın mahsubu ile 4,50 TL. bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 2.180.-TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 249,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,

Kesin olarak 21.02.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/1956, K. 2018/3769, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1956
Karar No
2018/3769
Tarih
21 Şubat 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/1956 K.2018/2651
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/1957 K.2018/2652
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/1958 K.2018/1386
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/1958 K.2018/5228
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/1959 K.2018/5179
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/1960 K.2018/2653

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.