KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2018/2898 E., 2020/8695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait ... şubesindeki ... yerinde 01.01.1990 tarihide çalışmaya başladığını, SGK'ya işe girişinin geç bildirildiğini, 1996 yılına kadar davalı şirketin ... ve ... şubelerinde sigortalı olarak çalıştığını, 1996 yılından itibarende ... şubesinin açılmasıyla acente ve vekil ünvanı verildiğini, operasyon müdürü ve bölge müdürünün denetiminde, onların emir ve talimatı altında 26.04.2011 tarihine kadar ... ilişkisinin devam ettiğini, ... sözleşmesinin davalı şirket tarafından keşide edilen ... 41. Noterliğinin 26.04.2011 tarih ve 15600 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işçi olarak çalışmaya başladığını, daha sonrasında edindiği tecrübe ve bilgilerle acenteliğe talip olduğunu, kargo işleyişini bilmesi nedeni ile acentelik verildiğini, bu nedenle davacının ... sözleşmesinin sona erdiğini, davacı ile acentelik sözleşmesi akdedildiğini, 07.03.1996 tarihi itibariyle acente olduğunu, taraflar arasındaki acente sözleşmesinin davacının sözleşmeye aykırı fiil ve işlemleri nedeni ile feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemenin davanın reddine ilişkin ilk kararının davacı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 22.11.2016 tarih ve 2016/21479 Esas, 2016/20630 Karar sayılı ilamı ile, davacının tüm hizmet süresi için ... ilişkisi olduğunun kabul edilmesi, davacının tazminat ve alacaklarının bu kapsamda hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, davacının 01.01.1991-26.04.2011 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilmiş olup bu tarihlere göre davacının hizmet süresi 20 yıl 3 ay 25 gün olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda hizmet süresinin 20 yıl 3 ay 29 gün olarak tespit edilmesi ve davacının tazminat ve işçilik alacaklarının buna göre hesaplanması hatalıdır.
3-Davacı, davalı işyerinde ayda 2 hafta sonu tatilinde çalıştığını karşılığı ücreti alamadığını iddia etmiş, davalı ise davacının hafta tatillerinde çalışmadığını savunmuştur.
İspat külfeti üzerinde bulunan davacı tanık dinletmiş, davacı tanıklarından birisi davacının iddiasını doğrularken bir davacı tanığı ve iki davalı tanığı davacının hafta tatillerinde çalışmadığını açıklamışlardır.
Bu haliyle davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı iddiasını ispat ettiği kabul edilemeyeceğinden, davacının hafta tatili alacak talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/2898, K. 2020/8695, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama