İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/3366 K.2018/9390

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2018/3366Karar2018/9390Tarih26 Nisan 2018Okuma7 dk · 1.484 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2018/3366 E., 2018/9390 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Nisan 2018
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.484 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, davacının iş aktinin davalı tarafından haksız olarak 18/02/2014 tarihinde fehsedildiğini, davacının durumu SGK'na gidince tesadüfen öğrendiğini, davalı iş aktini tek taraflı feshettiğini bildirmediğinden ve gerçeğe aykırı olarak "diğer sebepler" başlığında fesih bildirimi yaptığından davacının işsizlik ödeneği de alamadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve işsizlik ödeneği alacaklarını istemiştir.

B)Davalı cevabının özeti:

Davalı vekili, davacının kendi işyerini açmak istediğini belirterek kendisinin işten ayrıldığını, hatta davacının, davalının satmak için 2. el olarak depoya koyduğu eşyaları alarak işyerini açtığını, SGK ve vergi kayıtlarından durumun belli olacağını, 08/02/2014 tarihinde işyeri açmak içn işten ayrıldığını beyan ettiğini, çıkışının 18/02/2014 tarihinde yapıldığını, davalının işyerinin 26/11/2013 tarihinde tadilat nedeni ile kapandığını, Mart/2014 ayının sonunda tekrar açıldığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

C)Yerel Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının davalıya ait iş yerinde 01/08/2012 tarihinde çalışmaya başladığı ve 18/02/2014 tarihinde iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini bildirdiği, ...

4.Noterinince düzenlenen 30/04/2014 tarihli ihtarname ile davacının 2013 yılı Kasım, Aralık ve 2014 yılı Ocak, Şubat dönemleri için 4 aylık ücret tutarı ile diğer işçilik alacaklarının kendisine ödenmesini talep ettiği, ...

3. Noterliğince hazırlanan 20/05/2014 tarihli ihtarnameye cevapta ise davalı tarafın davacının kendi isteği ile işini bıraktığından bahisle, istedikleri taleplerin hukuka uygun olmadığını bildirdiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davacının kendi isteği ile iş yeri açmak için iş yerinden ayrıldığını, mahkememiz huzurunda yeminli olarak beyanları alınan davacı tanığının, davacının neden işten ayrıldığını bilmediğini ifade ettiğinin anlaşıldığını, davacı asilin 14/04/2015 tarihli 4.celsede ki beyanında, davalı iş yerindeki tadilat süresi uzayınca kendisini İşkur'a işsizlik parası alıp alamayacağının öğrenmek için gittiğini,

bu şekilde davalı iş yerinden SGK üzerinden işten çıkışının verildiğini öğrendiğini ve bunun üzerine bir daha iş yerinde hiç işe başlamadığını ve kendi iş yerini 2014 yılının Mart ayında açtığını beyan ettiği, dosyada ...

Marketten davacı ... tarafından 12/05/2014 tarihinde kuaför malzemesi alındığına dair bir adet fatura ile aynı tarihte ... mobilya da mobilya malzemesi alındığına dair fatura sunulmuştur, dinlenen tanık beyanları, maddi ve hukuki olgular ile davacı asilin beyanları dikkate alındığında, davacının 30/04/2014 tarihinde davalı tarafa ihtarname göndermesi ve kendi beyanıyla 2014 yılının Mart ayında kendi işyerini açmış olduğu ve iş sözleşmesi devam ederken işsizlik parası almak için İşkur'a başvurması hayatın olağan akışına aykırı bulunmuş olup, davacının kendi isteği ile kendi iş yerini açmak üzere iş yerinden ayrıldığı,

yasal düzenlemeye göre bu durumun işçinin haklı fesih sebepleri arasında yer almadığı, bu haliyle davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı, dosya içeriğine göre fazla çalışma ile ilgili tanık beyanlarından başka herhangi bir maaş bordrosu, puantaj cetveli sair belgeler bulunmadığından, dinlenen tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı, ancak davacının sürekli olarak fazla mesai yaptığının kabulü hayatın olağan akışına aykırı olup, hasta ve izinli olduğu günler de dikkate alınarak, bilirkişi tarafından hesaplanan miktardan % 30 hakkaniyet indirimi yapıldığı,

dosya içeriğine göre ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ilgili tanık beyanlarından başka herhangi belge bulunmadığından, dinlenen tanık beyanlarına göre ve bilirkişi tarafından hesaplanan miktar üzerinden alacağı bulunduğu, ücret alacağına ilişkin talebin incelenmesinde, davacının 2013 Kasım - Aralık ile 2014 Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücret alacağı talebinin olduğu, davalı iş yerinin Kasım 2013 ile Mart 2014 tarihleri arasında tadilat nedeniyle kapalı olduğu, bu süreç içerisinde çalışma olmadığı sabit olup, bu süreç boyunca iş sözleşmesi taraflarının karşılıklı olarak edimlerini yerine getiremediği,

davacının bu süreçte davalı iş yerinde fiili bir çalışmasının olmadığı, Yargıtay 9.Hukuk dairesinin 2008/41537 Esas ve 2010/36363 Karar sayılı ilamı ile, ücretin çalışma karşılığın bir alacak olduğundan, çalışılmayan dönem için ücrete hükmedilemeyeceği, işsizlik ödeneği alacağına ilişkin talebin incelenmesinde, emsal Yargıtay İçtihatları doğrultusunda işsizlik ödeneği yükümlüsünün İşkur olması ve bu ödeneğin İşkur'dan talep edilebileceği, davacı vekilinin 30/03/2015 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve beyanlarını içeren dilekçesinde, işsizlik ödeneği alacak talebini tazminat alacağı olarak ıslah ettiğini bildirdiği,

davacı vekili 14/04/2015 tarihli dilekçesi ile tazminat ve ücret alacakları talebini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah yolu ile artırılmasını talep ettiği, yasal düzenlemeye göre, aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği, Yargıtay İlke Kararına göre, ıslahın bozmadan sonra yapılması veya ikinci ıslah dilekçesi verilmesi hallerinde mahkemelerce 1. halde ıslah yokmuş gibi dava, 2.halde ise ilk ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davacı vekili 15/05/2015 tarihli 6.celsedeki beyanlarında 30/03/2015 tarihli dilekçesin ıslah talebi olmadığını,

ıslah talebi olması için bu ıslaha ilişkin bir harç ödenmesinin yapılması gerektiğini belirtmiş ise de, davacı vekilinin söz konusu talebinde açık olarak davasının işsizlik ödeneği alacağı talebini tazminat alacağı olarak ıslah ettiğini ve bu haliyle talebinin kabulüne karar verilmesini talep ettiğini, bu durumda talebinin HMK hükümleri doğrultusunda talebinin bir kısmını ıslah etmiş olarak kabulü gerekeceği ve bu haliyle yasal düzenleme ve emsal Yargıtay İçtihatları doğrultusunda ıslah sadece bir kere yapılabileceği ve ikinci ıslaha göre hüküm kurulamayacağı düzenlenmiş olmakla,

davacı vekilinin 14/04/2015 tarihli dilekçesi ikinci ıslah dilekçesi olarak kabul edildiği ve ikinci ıslah dilekçesine itibar edilmediği gerekçesi ile fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti haricindeki taleplerin reddine karar verilmiştir.

D)Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

E)Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Somut uyuşmazlıkta, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı bakımından;

Davacı asıl duruşmada; “Ben davalı iş yerinde çalışırken iş yerinde 15 günlük bir tadilat olacağı söylendi. Ancak tadilat süresi uzayınca ben işkur'a işsizlik parası alıp alamayacağımı öğrenmek için gittim. Çünkü tadilat süresince maaşım ödenmemişti. Sigortamın yatırılıp yatırılmadığımı bilmiyordum. İŞKUR'da SGK üzerinden işten çıkışımın verildiğini öğrendim. Sonrasında iş yerinin muhasebesine giderek gerekçesini sordum, bana herhangi bir gerekçe söylemediler. Ben daha sonra iş yerinde işe hiç başlamadım. Ben ihtar çektiğimde davalı iş yerinde tadilat süresi bitmiş, çalışmaya başlanmıştı. 2014 yılının Mart ayında da kendi iş yerimi açtım" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı vekili dosyadaki beyanlarında, davacının davalı tarafından işten çıkarıldıktan sonra başka iş bulamadığı için işyeri açmak zorunda kaldığını, işyeri açmak için çıksa 4 ay beklemeyeceğini, 4 ay boyunca müşterilerin başka kuaföre gittiğini, müşteri portföyünün dağıldığını, davacının davalıdan işyeri aşyalarını 2. el olarak satın almadığını, işyeri aşyalarını kullanılmamış, sıfırdan satın aldığını, belirtmiş, dosya kapsamının incelenmesinde, dava dışı yerden davacının 12/05/2014 tarihinde kuaför makyaj koltuğu ve benzeri kuaför/güzellik salonu eşyaları satın aldığına dair faturalar ve bunların ödendiğine dair banka dekontları mevcut olduğu anlaşılmıştır.

Ayrılış bildirgesinde çıkış nedeni kod 22: diğer nedenler olarak belirtilmiş, 18/02/2014 tarihinde ayrılış bildirilmiş olup, kuruma bildirim tarihi ise 27/02/2014'dir.

Tüm dosya kapsamına göre davacının tadilat nedeni ile ücretsiz izne çıkarıldığı sabittir. Davacının ücretsiz izne çıkarılmaya muvafakat ettiğine dair imzasını taşıyan belge mevcut değildir. Davacının çıkışı 2. ayda yapılmış, davacı 3. ayda İşkur'a şikayet başvurusu yapmış ve aldığı İşkur yazısına istinaden kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarını talep etmiştir. İşkur'a yapılan şikayetinde de çıkışının bilgisi dışında yapıldığını belirtmiştir.

Bu durumda davacının kendi işyerini Mart ayında açtığını belirtmesi davacı aleyhine sonuç doğurmayacaktır, zira, çıkışı zaten 2. ayda yapılmıştır ve davacı bunu sonradan öğrendiğini ileri sürmektedir. Davacının işsizlik ödeneği için kuruma başvurması da bu koşullarda işi kendisinin bıraktığını göstermeyecektir. Nitekim davacı vekili, davacının, maaşını alamayan herkesin bundan faydalanabileceğini sandığından başvurduğunu ileri sürmektedir.

İşi davacının bıraktığını belirten davalı tanıkları ya davalının kardeşi, ya kuzeni ya da feshi bilebilecek durumda olmayan davalının müşterisidir. İşkur raporunda davacının istifa ettiği, kendi işyerini açtığnı davalı savunmuş ise de dosyada istifa dilekçesi de bulunmamaktadır.

Netice itibari ile davacının yazılı muvafakati alınmaksızın ücretsiz izne çıkarıldığı ve çıkışının yapıldığı anlaşıldığından, davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesi gerekir iken yazılı gerekçe ile bu taleplerin reddi hatalıdır.

Diğer taraftan, kıdem ve ihbar tazminatı hesaplamalarına esas hizmet süresinin tespitinde, davacının ücretsiz izinde geçen sürenin hizmet süresine dahil edilmemesi gerektiği gözetilmeli, bilirkişi raporu sair açılar yanında bu bakımdan da bilhassa denetlenmelidir.

3-Ücret alacağı bakımından, davalının cevap dilekçesinden işyerinin tadilat nedeni ile 26/11/2013 tarihinde kapandığı, dosya kapsamından davacının 26/11/2013 tarihinden sonra davalı işverenlikte fiilen çalışmadığı, ancak 26/11/2013 tarihine kadar fiilen çalıştığı sabittir. Davalı, 2013 yılı Kasım ayı ücretinin ödendiğini belge ile ispatlayamadığı için 2013/ Kasım ayının 26 günlük ücretinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

4-Dosya kapsamında davacı vekili tarafından 2. ıslah yapılıp yapılmadığı ihtilaflıdır.

Davacı vekili 30/03/2015 ıslah havale tarihli dilekçesinde işkurdan işsizlik sigortasının alınamaması nedeni ile davalıdan bu zararın karşılığının tazminat olarak talep edildiği yönünde ıslah ettikleri beyanında bulunmuş ise de, bu talebi için ıslah harcı yatırmış değildir. Davacı vekili bilahare bu beyanın ıslah olmadığını savunmuştur.

Akabinde davacı vekili 30/04/2015 tarihi itibari ile ıslah harcı yatırarak talep artırımı yapmıştır.

Yukarda açıklandığı üzere ıslah harcı yatırılmadığından hukuki sonuç doğurmayan ilk dilekçe ıslah dilekçesi olarak kabul edilemeyeceğinden, davacı vekilinin harçlandırarak ibraz ettiği 30/04/2015 tarihi dilekçesi ile artırılan miktarların hükümde gözetilmesi gerekirken gözetilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

F) SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 26/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/3366, K. 2018/9390, 26 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3366
Karar No
2018/9390
Tarih
26 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/3366 K.2018/9751
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/3367 K.2018/8197
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/3367 K.2018/2732
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/3368 K.2018/2733
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/3368 K.2018/8021
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/3369 K.2018/2734

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.