İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/4525 K.2018/14932

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ...…

Esas2018/4525Karar2018/14932Tarih9 Temmuz 2018Okuma8 dk · 1.539 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2018/4525 E., 2018/14932 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Temmuz 2018
Mahkemesi
... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
Dava türü
İŞE İADE
Mahkemesi
... 22. İŞ MAHKEMESİ
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.539 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili özetle; davacının davalıya ait işyerinde 04/04/2016 tarihine kadar üretim bölümünde makineci olarak çalıştığını, davacının iş akdinin 04.04.2016 tarihinde davalı işverence feshedildiğini, iş akdi fesih bildiriminin müvekkiline fesihten 1 gün sonra posta yolu ile tebliğ edildiğini, fesih bildiriminde fesih sebebinin ekonomik daralma ve küçülmeye gitme kararı olarak belirtildiğini, ancak gerçek fesih sebebinin, davacının sendika üyesi olması ve sendikal faaliyet içinde bulunması olduğunu iddia ederek; feshin sendikal nedenle yapıldığının tespitine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili özetle; feshin yazılı olarak yapıldığını ve gerekçelerinin açık ve anlaşılır bir şekilde belirtildiğini, müvekkili işverenin 01,03.2016 tarihli yönettim kurulu kararıyla ekonomik sıkıntılar sebebiyle işyerinde küçülmeye gidilmesi yönünde karar aldığını, davacının ya da başka çalışanların sendika üyesi olup olmadığı konusunda işverenliğin hiçbir bilgisinin bulunmadığını, işçinin sendika üyeliğinin olup olmamasının üzerinde durulan bir konu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak;”Davalı şirketin fesih tarihinden önceki 3 yıllık mali tablolarına göre şirketin sadece 2014 yılında zarar ettiği ve bu zararın şirketin ana faaliyeti ile (üretim / satış) değil şirket kayıtlarında fiilen bulunmayan mevcut ve alacakların 6552 sayılı yapılandırma kanunu kapsamında kayıtlardan çıkarılmasından kaynaklandığı, şirketin hiçbir dönem ana faaliyetlerinden dolayı zarar etmediği, şirketin satış gelirlerinin ve özvarlığının artış eğiliminde bulunduğu tespit edilmiştir.

Davalı şirketin diğer fabrikasının feshin gerçekleştiği 2016 yılına ait ... tüketim faturaları ile üretim raporlarına göre üretim miktarında herhangi bir azalma bulunmadığı aksine Üretim miktarının artış eğiliminde olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin mali kayıtlarına göre şirketin fesih bildiriminde belirtildiği şekilde pazar payındaki ve üretimdeki düşüşe bağlı ekonomik bir sıkıntıda olmadığı diğer bir ifadeyle bu yöndeki fesih nedeninin varolmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgelerine göre şirketin muhtelif tarihlerde makine alım -satımları gerçekleştirmek suretiyle makinelerinde değişime gittiği tespit edilmiştir.

Alımı yapılan makinelerin teknolojik yenilenme ve üretimde modernizasyon yarattığı kabul edilse dahi davalı işveren vekilinin cevap dilekçesinde alınması ve kullanıma geçmesi ile birlikte iş gücü fazlalığı ortaya çıkarttığını belirttiği makinelerin (4 iplik overlok makineleri ve alkı dikme otomatı) tamamının 05/04/2016 fesih tarihinden sonra alındığı ve bu makinelerin eskilerinin ise fesih tarihinden sonra satıldığı,

fesih tarihine yakın bir zamanda yenilenen başkaca herhangi bir makine bulunmadığı gözetildiğinde davalı şirketin Düzce’deki fabrikasında feshin gerçekleştiği tarih itibariyle fiilen istihdam fazlalığı ortaya çıkaran tekonolojik bir yenilenmenin bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır

Davalı işveren fesih bildiriminde ve ilk aldığı yönetimsel kararda ekonomik nedenlere dayanmış ise de dosyaya, işçi çıkartılması öncesinde gider ve maliyetlerin azaltılmasına yönelik herhangi bir mali tasarruf tedbiri aldığını ve uyguladığını gösteren hiç bir kayıt ve belge ibraz etmemiştir. Davalı şırkete ait ücret bordrolarına göre Düzce'deki işyerinde çalışan işçilere fesihten önceki ve sonraki aylarda fazla mesai tahakkuklarının yapıldığı tespit edilmiş olup dolayısı ile davalı işverenin fesih öncesinde fazla mesai uygulamasını kaldırmak, işçinin rızası ile farklı ... düzeni belirlemek v.b. yollara başvurmadığı anlaşılmıştır.

Davalı işverenin işçi çıkartımı öncesinde gider ve maliyetlerin azaltılmasına yönelik herhangi bir tasarruf tedbirine başvurduğunu da ispatlayamadığı ve Nisan ayında davacı ile birlikte işten çıkarılan 16 personelin 12 sinin sendikalı, Deneme süresi, istifa ve diğer nedenlerle işten ayrılanların ise bir tanesinin sendika üyesi olduğu bu çerçevede Nisan ayında toplam çıkışa oranlandığında sendikalı personellerin %30.7, nisan ayında işten çıkarılan personellere oranlandığında %75 oranında olduğu ve ele alınan tüm dönem değerlendirildiğinde,

işverence iş akdi feshedilen 32 personelin 19’unun sendikalı olduğu davacının iş akdinin feshinden sonra aynı pozisyonda yeni personel istihdam edildiği tespit edilmekle, bu değerlendirmeler ışığında iş akdinin Sendikal nedenle feshedildiği kanaati hasıl olmuştur.“ gerekçeleriyle iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği kanaatiyle, davacının işe iadesine karar verilmiştir.

Ç) İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. D) İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf başvurusunda; feshin sendikal nedenle değil ekonomik sebeplerle geçerli nedene dayalı olarak yapıldığını belirtmiştir. E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge Adliye Mahkemesince, “Dosya kapsamı, sendika yazı cevabı, tanık anlatımları ve olayların seyri bir arada değerlendirildiğinde; iş akdi feshinin gerçekleştiği 2016 Nisan döneminde iş akdi feshedilen 16 işçiden 12 sinin sendikalı olduğu ve bir yıl içinde iş akdi feshedilen 32 işçiden de 19 personelin sendikalı olduğu ve davacı tanık anlatımlarından da, davalı iş yerinde sendikaya üye olan işçilerin işten çıkarıldığı ve yapılan toplantılarda da bunun dile getirildiği anlaşılmaktadır.

Dosya içeriği ile davalı işyerinde sendikaya üye olan işçilerin iş akitlerine son verildiği, gelen belgelerden ve sendika yazı cevabından da davalı iş yerinde sendikaya üye olan işçi sayısının git gide azaldığı, 19 kişinin işten çıkarıldığı, 7 çalışanın ise istifa ettiği, davacının da sendikaya üye olmasından kısa bir süre sonra işten çıkarıldığı ve belirlenen bu durumların tanıkların iş yerinde sendika istenmediğine ve sendikalı işçilere baskı yapıldığına ilişkin beyanlarını doğruladığı,

tanık anlatımları ve dosyadaki belgelerle işverenin sendikalı olan işçileri işten çıkardığı ve aynı şekilde davacının sendikaya üye olması ve davalı işverenin iş yerinde sendika örgütlenmesine olumlu bakmaması neden ile davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği kanaatine varılmakla, mahkemenin bu yöndeki tespit ve değerlendirmelerinin dosya içeriğine uygun olduğu ve davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığı..” gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

F) Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. G) Gerekçe: İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işçiler arasında ... şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağı da yasada öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır.

Sözü edilen hükümlerden “fesih dışında” olanlara aykırılık halinde işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminata tabi olduğu Yasada açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2014 tarihli oturumunda verilen 2013/ 1 E sayılı kararında, maddede yer alan “…fesih dışında…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yürürlüğün durdurulması isteminin koşulları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.

Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez.

İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.

Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.

Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; dinlenen tanık beyanlarına ve sendika yazı cevabına göre, davacı sendikal faaliyetlerde öncü işçilerden değildir. Bu işçinin sendikal faaliyeti nedeniyle iş akdinin feshedildiğini işçiye özgü belirten tanık beyanı da bulunmamaktadır.

Dosyada ki bilgi ve belgelere göre, davacı 20/07/2015 tarihinde sendikaya üye olmuş, ancak üyeliğin hemen sonrasında iş akdi feshedilmemiş, iş akdi 05 nisan 2016 tarihinde feshedilmiştir. Sendikaya üye olduğu halde işyerinde çalışmaya devam eden işçiler olduğu gibi, işten çıkarılanların hepsi de sendikalı işçi değildir. Her ne kadar davada işe iade kararı verilmesi doğru ise de, feshin sendikal nedenle yapıldığı iddiası ispatlanamadığından Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

H) Hüküm:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-)Davacının hizmet akdinin feshinin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE,

3-)Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,

4-)Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,

5-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-) Davacının yaptığı harçlar dahil 107,40 TL. Yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

8-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, kesin olarak, 09.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/4525, K. 2018/14932, 9 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4525
Karar No
2018/14932
Tarih
9 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/4527 K.2018/6322
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/4528 K.2018/6317
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4529 K.2018/8503
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/4529 K.2018/11982
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/4530 K.2018/5256
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4530 K.2018/8504

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.