KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2018/8547 E., 2018/20989 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2018
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde tül perde paketleme bölümünde çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini, fesih sonrası bir kısım ödeme yapılmış ise de tüm haklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def'ini öne sürüp, işyerinin 18.02.2009 tarihinde kısa çalışma talebi ile Çalışma Bakanlığına müracaatta bulunduğunu ve 21.02.2009-23.03.2009 tarihleri arasında 30 gün işin durdurulduğu, üretime ara verildiği, haftalık çalışma süresinin 1/3 oranında azaltıldığını bunun üzerine davacının iş sözleşmesini, 4857 sayılı İş Kanununun 24/III maddesi hükmüne istinaden işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebebin ortaya çıkması ve bununla birlikte eksik ücret almasından dolayı fesh ettiğini, kıdem tazminatının ödendiğini, ihbar tazminatı hakkı olmadığını, diğer taleplerinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız şekilde fesh edildiği, yapılan ödemenin mahsubu ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca gibi fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. Kararı Dairemizin 2015/21101 E. 2017/3116 K. ve 06.03.2017 tarihli ilamı ile; davacı ile aynı çalışma koşullarına sahip oldukları anlaşılan işçilere ait davalar ve mevcut dosyadaki delil durumu birlikte değerlendirilerek davacının haftalık çalışma düzeni ile hafta tatili ve genel tatil çalışmasının ve giydirilmiş ücretin tespiti gerektiği, gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, emsal dosyalar incelenmiş, ek rapor da alınarak fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti talepleri red edilirken kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin yukarıdaki bozma ilamında davacı tanıklarının işverene karşı benzer nedenlerle davaları olduğundan fazla çalışma ve tatil çalışmalarına yönelik taleplerle ilgili emsal davaların bir değerlendirmeye tabi tutularak işyerindeki çalışma düzenin belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır.
Dairemizde temyiz incelemesine tabi olan ve bozma ilamında belirtilen emsal davalar da aynı şekilde bozulmuş olup, bozma ilamında da bahsedildiği üzere benzer taleplerle aynı işverene karşı açılan davada Yargıtay 22. HD since 2012-28949 E. 2013/26691 K. ve 26/11/2013 tarihli ilamla davalı işyerinde haftalık 4 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edildiği gibi genel tatillerde ve ayda 2 hafta tatilinde çalışma kabulü davalı temyizi üzerine bozma konusu yapılmamıştır.
Buna göre Mahkemece davacının haftada 4 saat fazla çalışma yaptığı, rapora itirazı bulunmaması nedeniyle ayda 1 kez hafta tatilinde çalıştığı ve genel tatillerde de çalışma yaptığı kabulü ile davacı alacakları belirlenmelidir. Nitekim Dairemizde aynı nedenle bozulan ... 17. İş Mahkemesinin dosyasında 2017/330 E. ve 2018/300 K. sayılı karar ile bozma sonrası bu yönde hüküm kurulmuş ve karar davalı temyizi üzerine onanmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/8547, K. 2018/20989, 20 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama