KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2019/3332 E., 2019/9641 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2019
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2004 yılından itibaren ...'nün ... adresindeki Yurt Müdürlüğü işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken iş akdinin 31.12.2011 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatları ile boşta geçen süre ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, müvekkili kurumun ... Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ... Yurt Müdürlüğü bünyesinde ihale alan şirketlerde çalışmakta iken iş akdinin sona erdirildiğini, davacının müvekkili kurum tarafından değil son olarak ... Özel Güvenlik Koruma ve Güv. Eğt. Hizm. Ltd. Şti. tarafından çalıştırıldığını, yani bu şirket ile arasında iş ilişkisinin olduğunu, müvekkili kurum ile davacı arasında iş akdinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Özel Güvenlik Koruma ve Güvenlik Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. vekili, dava dilekçesinde müvekkili şirketin alt işveren olarak sorumluluğundan bahsedildiğini ancak şirketin diğer davalı Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü bünyesinde almış olduğu güvenlik işinin 31.12.2011 tarihi itibari ile sona erdiğini, dolayısıyla şirket yönünden davacının işe iadesinin fiilen ve hukuken imkansız olduğunu ve husumet nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini, davacının iş akdinin 22.11.2011 ve 20.12.2011 tarihli iki ayrı tutanağa istinaden ve yazılı savunmaları alındıktan sonra ... 16. Noterliği'nin 19.01.2012 gün ve 01995 yevmiye nolu ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, feshin geçersizliğine ve işe iade kararı verilmekle, iş sözleşmesinin kesintisiz devam ettiği ve işe başlatmama halinde feshin bu tarihte gerçekleştiği, işe başlatmama iradesi ortaya konmamış ise fesih tarihinin bir aylık işe başlatma süresinin sona erdiği tarih olduğu belirtilmiş olup, davacının işe başlatılmasını istediği ihtarnamenin davalılara 27/06/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının işe başlatma süresinin sona erdiği tarih olan 27/07/2013 tarihinde iş akdinin feshedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçinin işe başlatılmadığı tarih, işe başlatmama tazminatının muaccel olduğu andır. Bahsi geçen tazminat yönünden faize hak kazanmak için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması halinde dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilir. İşe iade kararına rağmen işçinin işe alınmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatının ödenmesi söz konusu ise, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmez. Bu durumda işe başlatmama anından itibaren faiz hakkı doğar.
Kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar hesaplanacak ücret ve diğer alacaklar, işçinin işe iade için başvurduğu anda muaccel olur. İşe iade başvurusunda boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesi talep edilmiş ise, başvuru ile birlikte işveren de temerrüde düşürülmüş sayılmalıdır. Sözü edilen ücret ve diğer hakların ödenmemesi durumunda başvuru tarihinden itibaren faiz hakkı doğar. İşe başlama isteğini içeren başvuruda, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların açıkça talep edilmemiş olması halinde ise, dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin işe iade talepli 24.06.2013 tarihli başvurusu davalılara 27.06.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı bu işe iade başvurusunda boşta geçen süre ücreti ile işe başlatılmayacaksa işe başlatılmama tazminatlarının derhal ödenmesini istemiştir. Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar yönünden davalıların 27.06.2013 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, işe başlatmama tazminatı yönünden ise davacının işe başlatılmadığı 27.07.2013 tarihinde davalıların temerrüde düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar ile işe başlatmama tazminatı alacaklarına temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihi ayrımına göre faiz yürütülmesi hatalıdır.
3-Davalı ...’nün harçtan muaf olmasına rağmen harç giderlerinden sorumlu tutulması hatalı olmakla birlikte davada birden fazla davalı bulunmasına rağmen hükmedilen alacaklar yönünden “davalıdan” alınarak davacıya verilmesine şeklinde tekil ifade kullanılmasının hükümde belirsizlik ve infazda tereddüt yaratacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nın geçici 3/2 maddesi yollamasıyla HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/3332, K. 2019/9641, 24 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama