KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2019/4732 E., 2019/22615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Mahkemesi
- ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davalı şirketin TMSF'ye devredilmiş olduğu anlaşıldığından harç ile ilgili düzeltmeler yapılarak davanın kabulüne karar vermiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının çalıştığı şirketler grubuna kayyım atandığını, kayyım heyeti şirket yönetim kurulunun tüm yetkilerini devir aldığını, iş akdinin 10/03/2016 tarihinde feshedildiğini, fesih sebebinin açık bir şekilde belirtilmediğini, feshin geçersizliğine davacının işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, ilgili şirketin TMSF'ye devredildiğini iddia ile feshin haklı ve geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davacıya tebliği yapılmış fesih sebebini açık ve kesin şekilde içeren fesih bildiriminin bulunmadığı, feshin son çare olma ilkesine davalı tarafından riayet edilmediği ve fesih bildirimin yazılı yapmadığı/fesih bildirimin yazılı yapmasına rağmen fesih sebebini açık kesin olarak belirtmediği gerekçesiyle yapılan fesih işleminin geçersizliği ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, yasal süre içine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince,fesih bildiriminin feshe ilişkin açık ve kesin herhangi bir sebep içermediği, fesih ihtarnamesinde iş akdinin feshi sebeplerini açık ve kesin bir şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu, davaya cevap dilekçesinin ve tanık listesinin süresinde sunulmadığı, iş akdinin fesih bildiriminde herhangi bir gerekçe de bildirilmediğinden tanıkların dinlenilmesinin de dosyaya herhangi bir fayda getirmeyeceği birlikte değerlendirildiğinde davalı tanıklarının dinlenilmemesinin usul ve yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin yerinde olduğu,
ancak davalı şirketin TMSF'na devredilen şirketlerden olduğundan harçtan muaf olduğu, bu nedenle davalı aleyhine harca hükmedildiğinden HMK 355. Maddesi kapsamında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
E) Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararını yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
Davalı şirket FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı nedeniyle yönetime kayyum atanan şirketlerden olup kayyum atanmasının doğal sonucu, terör örgütü ile irtibatlandırılan şirketin üst yönetiminin değiştirilmesidir. Aynı yöneticiler ile çalışmaya devam etme durumunda kayyum atanmasının anlamı kalmayacaktır. Kayyum atanması sonrasında oluşturulan yeni yönetimin önceki yönetim zamanında görev almış kişileri çalıştırmaya devam etmesini beklemenin mümkün olmadığı ve iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği açıktır. Davacı da davalı şirkette personel işleri müdürü olarak çalışmış olup açıklanan nedenle iş akdinin feshi geçerli nedene dayandığından, davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun 373/2 maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/4732, K. 2019/22615, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama