İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/4938 K.2019/13551

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2019/4938Karar2019/13551Tarih18 Haziran 2019Okuma5 dk · 985 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2019/4938 E., 2019/13551 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2019
Mahkemesi
İŞ MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

985 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı işçi, davalı şirketin genel müdürlük işyerinde Tedarik Zinciri Yönetimi Direktörlüğü'ne bağlı Terminal Operasyonları Müdürlüğü'nde Mevzuat Uyum Koordinatörü olarak 20.11.2000 tarihinden 05.10.2012 tarihine kadar çalıştığını, davalı şirketin 21.07.2000 tarihinde özelleştirilmek sureti ile özel sektöre devredildiğini, davalı şirketin yeni ücret politikası oluşturduğunu ve bu ücret politikasına uygun olarak tüm çalışanlarla daha sonra yeni bir iş sözleşmesi imzaladığını, ancak davalı şirketin bu ücret politikasına uymadığını,

müvekkilinin ücretine söz konusu sözleşme gereğince 01.01.2001 tarihinden itibaren her yıl Ocak ve Temmuz ayları itibari ile 6 aylık TÜFE oranında ücret artışı yapılması gerekirken bu artışların yapılmadığını ve eksik edeme yapıldığını, bu eksik ödemeye bağlı olarak her yıl Nisan ve Ekim aylarında ödenen ikramiyeleri de eksik ödediğini, ayrıca işten ayrılırken 70 günlük yıllık izin ücreti ödendiğini, ancak dava konusu ücret artışları dikkate alınmadığından müvekkiline yıllık izin ücretinin de eksik ödendiğini, fark alacağının doğduğunu belirterek,

ücret farkı alacağı, ikramiye farkı alacağı ile yıllık ücretli izin farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:

Davalı, şirket aleyhine bir müddettir aynı fark alacak talepleri ile davalar açıldığını, bu davaların yerel mahkemelerde davacılar lehine hükme bağlandığını, bu kararların henüz temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmediğini, müvekkil şirket insan kaynaklarınca hazırlanıp şirket yönetim kurulu tarafından onaylanarak yayınlanmış böyle bir duyurunun bulunmadığını, müvekkil şirketin 21.07.2000 tarihinde özelleştirildiğini, davacının bu özelleştirmeden sonra 20.11.2000 tarihinde müvekkil işyerinde çalışmaya başladığını, dolayısıyla davacının böyle bir sözleşme imzalamış olma ihtimalinin olmadığını, davacıyla böyle bir sözleşme imzalanmadığını,

davacının hisse satış tarihi olan 21.07.2000 tarihinde şirkette çalışmakta ve 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince nakde tabi tutulacak personel kapsamında bulunmadığını, müvekkil şirkette davacı da dahil olmak üzere tüm çalışanlar ile 2003 yılında yeni bir sözleşme imzalandığını, yapılan yeni sözleşmede ücret artışlarının şirket tarafından belirlenen dönemler ve oranlarda yapılacağının öngörüldüğünü, ayrıca davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava hakkını kötüye kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş koşullarında ve ücrette değişiklik halinde davacının değişikliği kabul etmeyerek sözleşmeyi feshetme hakkı veya itiraz hakkı olduğu, ancak feshetmeyip uzunca bir süre ücret almaya devam ederek yapılan işlemi zımmen kabul ettiği, bu haliyle de yapılan değişikliğin geçerlilik kazanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen bu karar, davacının temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2015 tarih, 2014/8523 Esas-2015/22609 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.

Bozma ilamında özetle; davalı savunması ile davacı gibi sonradan işe giren işçilerle yapılan iş sözleşmesindeki ücret artışlarına ilişkin düzenleme nazara alındığında işyerinde 2001/Ocak-2003 Temmuz döneminde 1 Ocak ve 1 Temmuz tarihi itibari ile geçmiş 6 aylık TÜFE endeksi oranında ücret artışı yapıldığının sabit olduğu, davacının 2001/Ocak-2003/Temmuz dönemindeki ücret artışlarında yapılan eksikliğin sonraki dönemlerdeki ücretini etkileyeceği, davacı ile 19.11.2003 tarihinde yapılan iş sözleşmesi ile ücret artış miktarının işverenin uhdesine geçmesinin ancak geleceğe dönük bir uygulama olup, davacı işçinin bu tarihe kadar olan kök ücretindeki eksikliğe muvafakat ettiği anlamına gelmeyeceği belirtilmiştir.

Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına karşı önceki kararda direnilmesi ve davacının direnme kararını temyiz etmesi üzerine dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu 15.03.2017 tarih ve 2016/9-1913 Esas, 2017/450 Karar, sayılı ilamında özetle; “… davalı işyerinde davacı gibi sonradan işe giren bazı işçilerin belirtilen ücret zamlarından yararlandırılmasına ilişkin olarak bu işçilerle hizmet sözleşmelerinin imzalandığı ve ücret zammımın uygulandığı işverenin kabulündedir.

Keza davacının da işe girdiği 20.11.2000 tarihinde yazılı bir hizmet sözleşmesinin imzalandığı belirtilmiş ise de dosya kapsamında bu husus tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Sözleşme olmamış olsa bile işveren davacının işe girdiği tarihte tüm işçilere zam uygulamış ise eşit işlem borcu nedeni ile davacıya da zam uygulamak zorundadır.

Hal böyle olunca mahkemece davacı ile işe giriş tarihinde yazılı bir sözleşme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sözleşmeye göre zamların uygulanıp uygulanmadığı araştırılmalı, sözleşme yapılmamış ise eşit işlem borcu kapsamında işyerinde işe girdikten sonra, sonradan yapılan ücret zamlarının tüm işçiler açısından işyeri uygulaması haline gelip gelmediği araştırılması ve bu hususların tespitinden sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Buna göre, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Direnme kararı belirtilen bu değişik gerekçeyle bozulmalıdır.…” denilmiştir.

Mahkemece, Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.

E) Gerekçe:

Yukarıda ayrıntılı bir biçimde açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesince verilen direnme kararı Hukuk Genek Kurulu'nce değişik gerekçe ile bozulmuştur.

Mahkemece yapılan araştırma neticesinde; davacı işçi ile işe giriş tarihinde yapılan herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığı tespit edilmiştir.

Davalı tarafından bildirilen emsal işçilere ait bordrolar ve iş sözleşmeleri incelendiğinde davacının iddia ettiği zam oranlarına hak kazanmadığı anlaşılmaktadır.

Nitekim, hükme esas bilirkişi raporunda da bu değerlendirmeye yer verilmiş, ancak nihai takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilerek, bir takım hesaplamalar yapılmıştır.

İlk derece mahkemesinde; bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda alacaklar hüküm altına alınmış ise de, kararın gerekçesinde HGK''nun değişik gerekçe ile direnme kararını bozduğu ilamında belirtilen hususların aksine, Dairemiz bozma ilamındaki tespitlerine ve değerlendirmelerine yer verildiği ve gerekçenin de bu esaslara dayandırıldığı saptanmıştır.

Dairemizin bozma ilamı sonrasında verilen direnme kararı, HGK'nun yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı ilamı ile ve değişik gerekçe ile bozulmuş olup, HGK kararının bağlayıcı olduğu mahkemece dikkate alınmamıştır.

Sonuç itibari ile HGK'nun bozma ilamında işaret ettiği araştırmalar neticesinde; davacı ile işe giriş tarihinde yapılan bir iş sözleşmesine rastlanılmadığı ve emsal işçilere ait bordrolar ve iş sözleşmeleri incelendiğinde, davacının iddia ettiği zam oranlarının uygulanmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, davalının bildirdiği emsal işçilerden Bahadır'ın, fark ücret alacakları taleplerine dair açmış olduğu davanın da ilk derece mahkemesince reddedildiği ve söz konusu kararın Dairemizce de onanarak kesinleştiği saptanmıştır.

Tüm bu hususlar dikkate alındığında; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

F)SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/4938, K. 2019/13551, 18 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4938
Karar No
2019/13551
Tarih
18 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/4939 K.2019/13439
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/4939 K.2019/14070
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/4940 K.2019/12357
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/4940 K.2019/13656
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/4940 K.2019/13688
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/4941 K.2019/13266

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.