İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/535 K.2019/7027

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Adliye…

Esas2019/535Karar2019/7027Tarih27 Mart 2019Okuma7 dk · 1.454 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2019/535 E., 2019/7027 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mart 2019
Mahkemesi
... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.454 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı şirket bünyesinde 06.09.2013-04.11.2016 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işyerinde sendikaya üye olduğu tarih itibariyle ve bu üyeliği bildirdiği 04.04.2016 tarih ve 19033 yevmiye nolu yazıyı davalı işverene tebliğ ettiği günden sonra sendikal faaliyetlerinin devamlı olarak sekteye uğratıldığını, itibarsızlaştırılarak yalnız bırakıldığını, küfre kadar varan hakaretlere maruz kaldığını, bu duruma başka çalışanın da şahit olduğunu ve bu durumun 24.10.2016 tarihindeki çalışanın ifadesinde mevcut olduğunu,

ayrıca imalat müdürünün görevlendirdiği işçinin davalı işyerinde sendikal faaliyetlerin artık yürümeyeceği şeklindeki konuşmasına ve çalışanları sendikaya üye olmamaları konusundaki telkinlerine başka bir çalışanın da şahit olduğunu, sendikaya üye olmamaları konusunda üzerinde bir baskı ve çalışma arkadaşları arasında itibarsızlaştırma yönünde yoğun bir mobbinge maruz kaldığını, davalı işyeri tarafından noter vekili ile 21.07.2016 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin adresine tebliğ edildiğini, bu durumun aile hayatında da sıkıntılar yaşamasına neden olduğunu,

baskıların ve mobbingin devam etmesi üzerine Yönetim Kurulu Başkanına konuyu bir yazıyla bildirdiğini, bunun üzerine kendisinden bilgi istendiğini, istenilen bilgileri ve şahitleri sunmasına rağmen baskı yaratan çalışanlara bir işlem yapılmadığını, bu kadar yazışmadan sonra davalı işyeri için yasal sıkıntı doğuracağından davacıyı işten çıkartamayacaklarının söylendiğini, bu yüzden ekonomik sıkıntılar

ve şirketin küçülmeye gideceği gerekçesiyle bu yönde bir istifa yazısı yazmasının istendiğini, iş aktinin bu yönde feshedildiğini, iş aktinin sonlandırılma sebebinin ekonomik sebepler olmadığını, sendikal faaliyetleri nedeniyle iş aktinin sonlandırıldığını, bu yöndeki endişesini 04.04.2016 tarih ve 19033 yevmiye nolu yazısında bildirdiğini, iş yerinde yaşadığı olumsuzlukları bildirdikten sonra yapılan soruşturmanın kim tarafından yürütüldüğünü ve hangi objektif kuralları kullandıklarının kendisi ile paylaşılmadığını, şikayet ettiği kişilerin aynı zamanda soruşturmayı araştıran kişiler olduğunu, bu sebeplerden ötürü psikolojik tedavi gördüğünü iddia ederek, işe iadesi ile boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının 04.04.2016 tarihli ihtarnamesinde davaya konu iddialarını bildirerek durumun açıklığa kavuşturulmasını talep ettiğini, davalı işyerinin cevaben ...Noterliği’nin 11.04.2016 tarih ve 20481 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sendikal hak ve özgürlüklere saygı duyduğunu, gerçeğe aykırı iddialara itibar etmeksizin çalışmaya devam etmesi gerektiğini, işçiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığını, yapılacak soruşturmaya esas olmak üzere davacıya baskı uygulayan kişilerin kimler olduğu ve ne şekilde baskı uyguladıklarının davalı işyerine bildirilmesinin ihtar edildiğini,

davacının 18.04.2016 tarihli cevap yazısında dava dışı çalışanın polis okulunda okuyan çocuğu ile dalga geçtiğini, dava dışı başka bir çalışanın da amiri tarafından sendikal faaliyetleri araştırmak üzere görevlendirilen bir kişi olduğunu, davacıya sendikal faaliyetlerin yönetimce hoş karşılanmadığı ve bu yoldan gitmemesi yönünde telkinlerde bulunduğunu belirttiğini, davacının ismini bildirdiği çalışanların savunmalarının alındığını ve çalışanların savunmalarında üzerlerine atılı eylemi gerçekleştirmediklerini belirterek iftiraya maruz kaldıkları için davacı aleyhinde yaptırım uygulanmasını talep ettiklerini,

savunması alınan çalışanların kıdemleri, disiplin durumları ve savunmalarına istinaden yapılan değerlendirmede davacı tarafından isnat edilen eylemleri gerçekleştirmediklerine kanaat getirildiğinden aleyhlerinde herhangi bir yaptırım uygulanmadığını, kısa bir süre sonra davacının ...

Noterliği 24.06.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bir çalışanın davacının ve çalışma arkadaşlarının sendikal faaliyetlerini baltalamak amacıyla sistematik bir biçimde baskı uyguladığını ve bu işçi hakkında gerekli yaptırımın uygulanmasını talep ettiğini, buna istinaden davacının şikayeti üzerine yapılan bir önceki soruşturmada iddiaların asılsız çıktığı, bu seferde iddialarının asılsız çıkması halinde davacı aleyhinde yaptırım uygulanacağının ihtar edildiğini, davacının talebe rağmen hiçbir delil sunmadığını, yalnızca bu bilgileri yasal merciler önünde paylaşacağını bildirmekle yetindiğini,

davacının şikayetçi olduğu bayrm candaş isimli çalışanın savunmasının alındığını, bu çalışanın davacının iddialarını kabul etmediğini, davacının şikayeti ve şikayet olunan işçinin savunması ışığında aynı işyerinde görev yapan başka işçilere de şikayet olunan çalışanın kendilerine sendikal faaliyetleri engelleyecek şekilde sistematik bir baskı uygulanıp uygulanmadığının sorulduğunu, işçilerin böyle bir baskının uygulanmadığını belirttiklerini, yapılan iki soruşturma sonucunda davacının iddialarının asılsız çıkması nedeniyle davacıdan savunma istendiğini, davacının savunma istemine cevaben davalı işyerinin bazı belgeleri sakladığını,

iyi niyetli olmadığını, konu ile ilgili yasal yollara başvuracağını belirttiğini, bunun üzerine davalı işveren tarafından davacının hastalığı nedeniyle işe gelmeyeceğinin bildirdiği günlerde notere giderek ihtarnameler keşide etmesi,

şikayette bulunduğu kişilere ve olaylara istinaden net bir izahat veremeyişi, elinde ilgi, belge ve şahit bulunduğunu bildirdiği halde bunları talep edildiğinde sunmayışı, işvereni gerekli soruşturmayı yürütmesine rağmen bazı bilgi ve belgeleri saklamakla suçlayışı, tüm bu hadiselerin çalışma arkadaşlarının psikolojisini ve huzurlarını bozması nedenleriyle davacı aleyhinde yazılı ihtar yaptırımı uygulandığını, bu olaydan kısa bir süre sonra davacının çalışma şevkinin bozulduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenerek iş akdinin sonlandırılmasını talep ettiğini,

davalı işverenin yürütülen sendikal faaliyetlerin herhangi bir problem teşkil etmediğini, davacının baskı iddialarının asılsız çıkması üzerine kendisine yazılı yaptırım uygulandığını, çalışma isteğindeki düşüşün sendikal faaliyetlere bağlanmasının şirketçe kabul edilebilir olmadığını belirterek işçinin ikale teklifinin reddedildiğini, bunun üzerine davacının aynı gün dilekçesini geri çektiğini ve çalışmasına devam edeceğini bildirdiğini, daha sonra işçinin yönetim kurulu başkanına bir dilekçe göndererek sendikal faaliyetlerinden dolayı

baskıya uğradığını ifade ettiğini, bilgi istemine istinaden verdiği cevapta iddialarını ispat için değişik sebeplerle davalı işyerinden ayrılan ve dava açan işçilerin isimlerini verdiğini, tekrar soruşturma işlemine başlandığını, bu kez davacının 04.11.2016 tarihli dilekçesini sunarak 28.03.2016 tarihli işletmesel karar kapsamında işten ayrılmak istediğini belirttiğini, davacının isteğine uygun olarak 04.11.2016 tarihinde işten çıkartıldığını, son dönemlerde ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumun da etkisiyle davalı işverene gelen projelerde düşüş yaşandığını, iş yoğunluğunun oldukça azalması sebebiyle istihdam fazlalığı oluştuğunu,

davalı işverenin ilk etapta 19.01.2016 tarihinde aldığı kararla fabrikada bulunan tüm işçilere belirli periyotlar halinde yıllık ücretli izinler kullandırmaya karar verdiğini, bu kararın tatbik edilerek yıllık izne henüz hak kazanmamış işçilere dahi karşılıklı mutabık kalınarak izin kullandırıldığını, alınan bu tedbire rağmen şirket üzerindeki mali yükün kayda değer bir biçimde azalmadığını, bunun üzerine 28.03.2016 tarihinde yasal hakları ödenmek kaydıyla işten çıkarma işleminin yapılmasına, işten çıkarılacak işçilerin seçiminde gönüllü olanlara öncelik verilmesine,

gönüllü işçi olmaması halinde disiplin, randıman ve iş becerileri gibi unsurlar dikkate alınarak işçiler arasından seçim yapılmasına, amirlerinin de bu konuda görüşlerinin alınmasına karar verildiğini, hazırlanan duyuru metninin 29.03.2016 tarihinde davalı işyerinin ilan panosuna asılarak duyurulduğunu, bu duyuru metnine istinaden 3 kişinin 31.03.2016 tarihinde, 2 kişinin 11.04.2016 tarihinde olmak üzere toplam 5 kişinin işten çıkartıldığını, davacının 04.11.2016 tarihli dilekçesinde alınan bu işletmesel karar kapsamında gönüllü çıkan işçilerden sayılmasının talep ettiğini, davacıya işten çıkması yönünde herhangi bir baskı yapılmadığını,

davacının sendikal baskıya uğradığını ispata elverişli hiçbir delil olmadığını, tanık delilinin ispat için yeterli olmadığını, davacının çıkışının kendi talebi doğrultusunda 28.03.2016 tarihinde alınan işletmesel karara dayalı olarak yapıldığını, davacının bir yandan huzursuz olduğunu ve işten ayrılmak istendiğini belirterek işverene başvurmasının, diğer yandan ise işe iade davası açarak aynı işyerine dönmek istemesinin tamamen maddi çıkarlar sağlamak amacı taşıdığını, işletmenin ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunmasının gerçeli bir fesih nedeni olduğunu,

şirketin aldığı işletmesel karar kapsamında davacının talebi nedeniyle gönüllü işten çıkan işçi olduğunu, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, feshin işletmesel karara dayandığı ve feshin son çare olma ilkesine uygun davranıldığı iddiasını ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ç) İstinaf Başvurusunda Bulunan:

Davalı vekili süresinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.

D) Bölge Adliye Mahkemesi' nin Kararının Özeti:

... Adliyesi Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi, "davacının hak arama ve çözüm üretme konusunda uzun ve israrla süreç yürütürken birden ikale teklif etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sürecin sonlanması bakımından teklifin işverence yapıldığı, süreç nedeniyle davacının tazminatlarını alamama endişesi ile ikaleyi kabul ettiği, davacıya makul yarar sağlanmadığından ikalenin geçerli olmadığı, feshin işverence yapıldığı, İlk derece mahkemesinin kararının belirtilen gerekçelerle doğru olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.

E) Temyiz:

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

F) Gerekçe:

Davacının iş akdi davalı işverene 23.09.2016 tarihinde verdiği istifa dilekçesi ile son ermiş olup davacı bu istifanın gerçek iradesini yansıtmadığını istifa dilekçesini işverenin yönlendirmesi ile yazdığını öne sürmüş ise de davacı iddia ettiği irade fesadını ispat bakımından tanık dinletmediği gibi başkaca bir delil de ileri sürmemiştir. İrade fesadı iddiası ispat edilemediğine göre istifaya değer verilerek işe iade davasının reddi gerekirken kabulü hatalıdır.

Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

G)HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına,

2. Davanın REDDİNE,

3. Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından, davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 2.099,30 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/535, K. 2019/7027, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/535
Karar No
2019/7027
Tarih
27 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/535 K.2019/27334
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2019/535 K.2019/1793
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/535 K.2019/1843
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/535 K.2019/4411
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/536 K.2019/3334
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/536 K.2019/1188

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.