KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2019/7519 E., 2019/20568 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2019
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı-birleşen dosya davacısı vekili ile davalı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı iş yerinde 2002 yılında bilgi işlem operatörü olarak çalışmaya başladığını, Aralık 2012 ye kadar kesintisiz çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, istifa etmediğini, iş yerinde mesainin 09 - 18 arasında olduğunu, hafta sonları iş durumuna göre fazla çalışma yaptıklarını, net 1.000 TL ücret aldığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Telekominikasyon ve Bilgisayar Ltd. Şti. vekili, ... yapım ve danışmanlık şirketinin ... Telekominikasyon ile arasında hukuki bağ bulunmadığını, davacının 03/03/2005 te çalışmaya başladığını, 31/08/2007 tarihinde ise istifa ederek işten ayrıldığını, 9 ay sonra yeniden şirkete döndüğünü, davacının iş akdinin haksız olarak feshedilmediğini, davacının işe gelmemeye başladığını, şirketin mali durumunun bozularak tasfiye sürecine girdiğini, asgari ücret aldığını, iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davayı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... (... Yapım ve Danışmanlık) vekili, müvekkilleri ... ile davacı arasında hukuki bağ bulunmadığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, davalı şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, aralarında iş yeri devri bulunmadığını, ...'in davalı ... şirketinin ortağı ve davalı ... 'in eşi olduğunu, faturaların organik bağı ispata yeterli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar dairemizin 12/12/2018 tarih 2015/26401 esas 2018/23036 karar sayılı ilamı ile davalılar arasında organik bağ olduğu ve davalıların müşterek müteselsil sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece bozmaya uyularak davalıların müşterek müteselsil sorumlu olduğu kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-birleşen dosya davalısı ... (... Yapım ve Danışmanlık) vekili ve davacı-birleşen dosya davacısı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen dosya davalısı ...'in (... Yapım ve Danışmanlık) tüm, davacı-birleşen dosya davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı kıdem tazminatı için asıl davada ıslahla birlikte 7.737,84 TL, yıllık izin ücreti alacağı için yine ıslahla birlikte 3.814,62 TL. son olarak da ihbar tazminatı bakımından ıslah yoluna başvurmaksızın 1000 TL talep etmiş, ayrıca birleşen ek davada ayrıca kıdem tazminatı 2000 TL, yıllık izin ücreti için 500 TL, ihbar tazminatı için de 1500 TL talep etmiştir.
Buna göre davacının asıl ve birleşen davadaki talepleri birlikte değerlendirildiğinde; kıdem tazminatı için istenen miktar toplam 9.737,84 TL, ihbar tazminatı için istenen miktar 2500 TL, yıllık izin ücreti için istenen miktar ise 4.314,62 TL'dir.
Sonuç olarak hükme esas alınan 10/04/2015 tarihli bilirkişi raporu da gözetildiğinde kıdem tazminatının 9.737,84 TL. ihbar tazminatının 2.196,53 TL. ve yıllık izin ücretinin 4.314,62 TL. olarak hüküm altına alınması gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan miktarların net mi, yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesinin HMK. nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda teredüde yol açacağının gözetilmemesi de isabetsiz olup,bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/7519, K. 2019/20568, 20 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama