KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2020/1694 E., 2020/8850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 04/08/2008-10/01/2012 tarihleri arasında davalı şirkette uzman enspektör olarak çalıştığını, davalı şirketin işini yaptığı ... dolum tesislerinde çalıştığını, davalı işverenin müvekkilini 10/01/2012 tarihinde ihaleyi kaybettiği gerekçesi ile işten çıkartıldığını, işten çıkarıldığı tarihte aylık 1.100,00 TL net ücret ile çalıştığını,
bu ücretin dışında aylık vergi iadesi ile toplu ... sözleşmesinin imzalanması ile 01/01/2011 tarihinden itibaren müvekkilinin uzman enspektörü olmasına rağmen ve toplu ... sözleşmesinde de uzman enspektörü aylık fiks 500,00 TL. ödeneceği kararlaştırıldığı halde davalı müvekkile normal enspektörün fisk fazla çalışma ücreti olan 250,00 TL. ödendiğini,
bu sebeple toplu ... sözleşmesinin yürürlükte olduğu dönemle ilgili müvekkilinin kalan bakiye fazla çalışma alacağının ve sözleşmeden önceki dönemde ki kanunda belirlenen oranlardaki fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasını talep ettiğinin bütün çalışma boyunca sürekli olarak haftanın 7 günü çalıştığını, hafta tatili izin kullanmadığını, dini bayramlar ve yeni yılda çalıştığını ancak bu ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ... bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının iddia ettiği gibi çıkarılmadığını, 16/12/2011 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatına hakkı bulunmadığını, uzman enspektör olmayıp enspektör olduğunu, bu hususun davacının 12/12/2012 tarihli istifa yazısında belirtip altına imza attığını, toplu ... sözleşmesi imzalanan ... - ... Sendikasının üyesi olduğunu ve toplu ... sözleşmesine koşullarına bağlı ücretlerini aldığını, müvekkili şirket aleyhine haksız ve hukuki mesnetsiz iddialarla dava açıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme bozma ilamına uyarak, davacının davalı işyerinde 04/08/2008-10/01/2012 tarihleri arasında 3 yıl, 5 ay, 6 gün hizmet süresinin bulunduğu, giydirilmiş aylık brüt ücretinin 2.340,47 TL. olduğu, ... akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin bunu ispatlayamadığı, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla mesai yaptığını ispatladığı, ancak fazla mesai ücretinin ödendiğini ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin bunu ispatlayamadığı,
bu nedenle davacının fazla mesai ücretine hak kazandığı, ancak bir işçinin tüm hizmet süresi boyunca her gün fazla mesai yapması hayatın olağan akışına uygun olmadığından davacının fazla mesai ücreti alacağından hakkaniyet indiriminin yapılmasının gerektiği, her ne kadar davacı hafta tatil alacağı talep etmiş ise de hafta tatillerde çalışıldığını ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının bunu ispatlayamadığı, tanık beyanları da dikkate alındığında davacının bayram ve genel tatillerde çalıştığı anlaşılmakla bayram ve genel tatil ücretine hak kazandığı,
bu miktar üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, dava belirsiz alacak davası olduğundan davalı vekilinin ıslah zamanaşımı itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava belirsiz alacak davası olarak açıldığına göre ıslaha karşı zamanaşımı defi dinlenemez. Bozma öncesi kararda bu doğrultuda isabetli bir şekilde hüküm kurulduğu ve bu husus bozma nedeni yapılmadığı, hatta temyize konu kararda da aynı doğrultuda gerekçeye yer verildiği halde bozma sonrası zamanaşımı definin dikkate alınarak yapılan bilirkişi hesabına itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
Netice itibariyle, Mahkemece gerekçe hüküm çelişkisi oluşturacak ve usulî müktesep hakkın ihlali sonucu doğuracak şekilde karar verilmesi tekrar bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1694, K. 2020/8850, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama