KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2020/1745 E., 2020/7459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin Ladik Devlet Hastanesinde alt işveren ... Temizlik Hizmetleri ve İşlemcilik San. Tic. Ltd Şirketi işçisi olarak 01/01/2001-12/01/2012 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla mesai alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı ... Bakanlığı vekili; husumet ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Ard Grup Temizlik AŞ vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Bozma İlamı ve Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı, Dairemizin 20/12/2018 tarih ve 2017/13829 esas, 2018/23779 karar sayılı ilamıyla “1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar ile kararı katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı, dava dilekçesi ile ayrıştırma yapmaksızın kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla mesai alacağı talepleri için toplam 500,00 TL talep etmiş, yargılamanın hiçbir aşamasında taleplerini ayrıştırmamıştır.
Mahkemece davacı ayrıştırma yapmadığı için talep edilen miktar, talep sayısına eşit dağıtılarak dava dilekçesi ile her bir alacak kalemi bakımından 125,00 TL talep edildiği kabul edilerek sonuca gidilmelidir.
Davacının ispat edemediği fazla mesai talebinin reddi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi hatalıdır.
3- Dava, niteliği itibariyle kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davası olup, davacı davadan önce davalıyı temerrüde düşürmediğinden, kıdem tazminatı dışında hükmedilen alacaklar açısından dava dilekçesi ile istenen miktarlara dava tarihinden, arttırılan miktarlara ise talep artırım tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.
4-Mahkemece kıdem tazminatına en yüksek mevduat faizi yerine yasal faiz uygulanması da hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
5-Davada birden fazla davalı olmasına rağmen hüküm fıkrasında “davalı” yazılması da isabetsizdir.
6- Mahkemece davalı T.C. Sağlık Bakanlığı’ nın 492 Sayılı Harçlar Kanunu’ nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeden davalı Bakanlığa harç yükletilmesi de bozma nedenidir. “ gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalılardan Sağlık Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı ... Bakanlığı’nın 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmeden davalı Bakanlığa harç yükletilmesi;
Davada birden fazla davalı olmasına rağmen, hüküm fıkrasında sadece ''davalıdan'' denilerek hüküm kurulmasının infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi; hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun geçici 3/12. maddesi yollaması ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu' nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1745, K. 2020/7459, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama