KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2020/1796 E., 2020/8559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2020
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
1.082 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverenlikte 16.03.2012 - 30.04.2014 tarihleri arasında beton santralinde yardımcı pompa operatörü olarak çalıştığını, sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden ödendiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini en son hak ve alacakları için yasal yollara başvuracağını belirtmesi üzerine işverenlikçe ... akdinin haksız olarak sonlandırıldığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ... bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ... akdinin mazeretsiz ve bildirimsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle haklı nedenle müvekkili işverenlik tarafından sona erdirildiğini, davacının hiçbir mazeret bildirmeden 02.05.2014 - 07.05.2014 tarihleri arasında işe gelmediğini, ödenmeyen hiçbir hak ve alacağının olmadığını, fazla mesai yapmadığını, bayram tatili çalışmalarına ilişkin ücretlerinin ödendiğini, ücretinin kurum kayıtlarında belirtilen tutar olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacıya ait sigortalı hizmet dökümüne göre davacının davalı işverenlikte 16.03.2012 - 02.05.2014 tarihleri arasında çalıştığı kuruma bildirilmiş ise de, davacı vekili müvekkilinin fiili çalışmasının 30.04.2014 tarihinde sona erdiğini beyan ettiği, davacının hizmet süresinin 16/03/2013-30/04/2014 tarihleri arasında olduğu değerlendirildiği, sendikadan gelen yazı cevabı tanık beyanları davacının yaptığı ... ve kıdem dikkate alınarak davacının aylık 2.685,19 TL brüt 2000,00 TL net ücret alabileceği değerlendirildiği,
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre ... sözleşmesinin işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacağı şekilde sona erdiğini ispat yükü işverenlikte olduğu, hizmet sözleşmesinin sona ermesi taraflar arasında çekişmeli olup davacı vekili ... sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini beyan ettiği, davalılar vekili İse davacının 02.05,2014 - 07,05.2014 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini,
bu hususta devamsızlık tutanakları tanzim olunmuş ve davalı tarafça davacıya keşide edilen 08.05.2014 tarihli İhtarname ile devamsızlığı izah edecek haklı nedeni var ise bunu belgeleyen resmi evrakı 3 gün içinde işyerine teslim etmesi, aksi takdirde ... akdine 4857 sayılı ...
Kanımu’nun 25/II-g bendi uyarınca son verileceğinin bildirildiği, davalı işverenlikçe düzenlenen SGK işten çıkış bildirgesindeki işten ayrılma tarihinin devamsızlık tutanaklarından önceki tarihte olması ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde ... akdinin davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde haksız olarak fesih edildiği kanaatine varılmış, diğer işçilik alacakları da olduğu görülmüş, ıslah dilekçesi de dikkate alınarak bayram ve genel tatil alacaklarından ve fazla mesai alacağından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı,davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de.
Mahkemece verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16/05/2019 tarih 2016/1929 esas 2019/11231 karar sayılı ilamıyla; “ Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti bakımından. Mahkeme gerekçesinde 1/3 takdiri indirim yapıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın 1/3 indirimli hali 8274,50 TL etmesine rağmen Mahkeme hükmünde 1000 + 8274,50 TL’na hükmedilmiştir.
Netice itibari ile kabule göre hükmedilmesi gereken miktardan 1000 TL fazlasına hükmedilmesi yine kabule göre hatalıdır. Davalı vekili 2014 yılının Mayıs ve Haziran ayı maaşlarının davacıya çalışmamasına rağmen sehven ödendiğini savunmuştur ve davaya cevap dilekçesinde bu ayların ücretlerinin mahsubuna dair talep de mevcuttur.
Dosya kapsamındaki ödeme belgeleri değerlendirilerek ve gerekir ise bankadan ödeme belgeleri celbedilerek bu ayların ücretlerinin ödendiğinin sübutu halinde bu ödemelerin hüküm altına alınan işçilik alacaklarından mahsubunun gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.Davacının ücret meblağının bordrolarda tahakkuk ettirilenden fazla olduğu tespit edilmiştir.Bu nedenle, bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuku olan aylar bakımından; bordrolarda gösterilen fazla mesai sürelerinin Mahkeme tarafından tespit ve kabul edilen ücret üzerinden hesaplanarak bordrolarda ödenen fazla mesai ücreti mahsup edilerek sonuca gidilmelidir.
Fazla mesai ücreti hesabında bordrolarda fazla mesai tahakkuku mevcut olmakla birlikte davacının imzası bulunmayan ancak bordrolardaki tutarların bankaya ödendiği aylar bakımından;Bordrodaki tahakkukların bankaya tam olarak ödenip ödenmediği tespit edilerek ödenmiş ise Mahkeme tarafından eldeki hükme esas bilirkişi raporunda kabul edilmiş bulunan fazla mesai süresi ve eldeki hükme esas bilirkişi raporunda tespit edilmiş ve Mahkeme tarafından kabul edilmiş bulunan ücret meblağı üzerinden hesaplanacak fazla mesai ücretinden bu bordrolardaki fazla mesai tahakkukları mahsup edilmelidir.
Hafta tatili ücreti bakımından; davacı tanıklarının beyanlarından davacının ayda ortalama 3 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hesaplanacak hafta tatili ücreti hüküm altına alınmalıdır. Diğer yandan, hafta tatili çalışmasında ara dinlenmeler düşüldükten sonra bulunacak fiili çalışma süresinin varsa 7,5 saatlik süreyi aşan kısmı fazla mesai ücreti hesabına eklenmelidir.
Bu eklemenin, fazla mesai süresinin tanık beyanına göre hesaplanacağı dönemler için geçerli olduğu da gözetilmelidir” denilerek bozulduğu, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu, ... akdinin davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirir şekilde haksız olarak fesih edildiği kanaatine varıldığı, diğer işçilik alacakları da olduğu, ıslah dilekçesi de dikkate alınarak fazla mesai, ... bayram genel tatil , hafta tatili alacaklarından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücretin hesaplanması ve bordrodaki tahakkuklar bakımından;
Dosyadaki bordroların bir kısmı imzalı bir kısmı imzasızdır. Dairemizin 2016/1929 Esas sayılı bozma ilamının gerekçe kısmındaki 4 numaralı bozma nedeni imzalı bordrolara, 5 numaralı bozma nedeni ise imzasız bordrolara ilişkindir.
Dairemizin 2016/1929 Esas sayılı bozma ilamının gerekçe kısmındaki 4 numaralı bozma nedeni içeriğine göre fazla mesai tahakkuku içeren imzalı bordroların bulunduğu aylar için; o aylarda bilirkişi tarafından tespit edilen fazla mesai süresi değil, bordrodaki aylık fazla mesai süresi esas alınmalıdır. Yani, o ay için Mahkeme’nin 2014/220 Esas sayılı hükmüne esas bilirkişi raporunda belirlenen ve Mahkeme tarafından kabul edilen ücret miktarı üzerinden, davacı tarafından imzalı ve fazla mesai tahakkuku içeren bordrodaki aylık fazla mesai süresinin karşılığı olan fazla mesai ücreti hesaplanmalı, sonra o ay için bordro ile ödenen fazla mesai ücreti bulunan fazla mesai ücretinden mahsup edilerek o ay için fazla mesai ücreti bu şekilde tespit edilmelidir.
Eldeki hükümde, davacının imzası bulunmayan ve fakat fazla mesai tahakkuku içeren bordrolar bakımından yapılan uygulama doğrudur. Ancak, davacının imzasını içeren ve fazla mesai tahakkuku bulunan bordrolar bakımından bozma nedenine uygun hesaplama yapmak yerine aynı bozma ilamının imzasız bordrolara ilişkin olarak düzenlenen bozma nedenine uygun işlem yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması hatalıdır.
3-Fazla mesai ücreti hesabında yıllık ücretli izin günleri bakımından;
Yıllık izin sürelerinin, Dairemizin 2016/1929 Esas sayılı bozma ilamına konu Mahkeme kararına esas bilirkişi raporundaki hesaplamada dışlandığı, o hesaplama incelediğinde anlaşılmaktadır.
Ancak bozma ilamı sonrası verilen eldeki hükme esas bilirkişi raporunda da dışlandığı belirtilmesine rağmen hesaplama incelendiğinde bu sürelerin dışlanıp dışlanmadığı anlaşılamamaktadır. Buna ilişkin denetime elverişli rapor alınmalı sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu hususları içermeyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1796, K. 2020/8559, 21 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama