KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2020/1856 E., 2020/8912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2020
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
1.172 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalılardan ...'in 18/11/2004 tarihinden 14/07/2010 tarihine kadar davacı şirkette imzaya yetkili yönetici sıfatı ile çalıştığını, 14/07/2010 tarihinde istifa dilekçesi sunmak suretiyle işten ayrıldığını, ...
Kiralama Organizasyon ünvanlı şirketin davalı ... tarafından kayınvalidesi ... adına kurulduğunu, diğer davalı ...'ün, 21/11/2007 tarihinden 30/04/2009 tarihine kadar davacı şirkette, 05/01/2010 tarihinden 30/.../2010 tarihine kadar davacı şirketin diğer bir grup şirketinde çalıştığını, 30/.../2010 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, davalıların, müvekkil şirketin tüm müşteri portföyü ile ticari sırlarına vakıf olduğunu, firmanın pazarlama ve satış bölümünde yetkili temsilcisi olup görevlerini yürüttüklerini, davalıların, davacı şirkette çalıştıkları dönem ve sonrasında,
pozisyonları gereği vakıf oldukları ticari sırları davacı şirket aleyhine ve ...
Kiralama Organizasyon unvanlı şirket lehine kullanarak müteaddit defalar haksız kazanç elde ettiklerini, davalıların işbu eylemlerinin hukuki anlamda tazminatı gerektirir nitelikte olduğu gibi cezai anlamda da açıkça suç teşkil ettiğini, nitekim davalıların haksız kazanç elde etmeye yönelik işbu eylemleri sebebiyle, davalılar hakkında nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın Şişli Başsavcılığı'nın 2011/2173 Haz.
No.lu dosyası üzerinden devam ettiğini, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri ile davacı şirkete telafisi imkansız zararlar verdiklerini iddia ederek davacı şirketin yalnızca ...
Genel Müdürlüğü ihalesi yüzünden dahi uğradığı zararın en az 63.000,00-TL olduğunu, davanın kabulü ile, öncelikle tedbir kararı verilmek suretiyle, aykırılığın ve haksız rekabetin önlenmesini, rekabet yasağına taraflar arasında akdedilen Hizmet Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca 75.000 Euro cezai şartın ayrı ayrı tahsili zımnında, davalılardan ayrı ayrı şimdilik 10.000,00-Euro olmak üzere toplamda 30.000,00 Euro cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek, Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödenen azami faizi ile birlikte, ödeme günündeki ...
Lirası karşılığının tahsiline, davalıların haksız rekabet teşkil eylemleri sebebiyle şimdilik 20.000,00-TL maddi tazminatın 05/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle 100.000,00-TL manevi tazminatın, 05/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davalı ...'in davacı ... yerinde 01/10/2004 - 14/07/2010 tarihleri arasında çalıştığını, Davalı ...'e imza yetkisi yada ihalelerde teklif verme yetkisi verilmediğini, satış ve operasyonel faaliyet işlerinde çalıştığını, diğer davalı ...'in 20/10/2007 - 30/.../2010 tarihleri arasında çalıştığını, bu davalıya da imza yetkisi verilmediğini, davalı ...'in diğer davalılardan ... yanında bir kaç gün çalıştığını, ...'in ise ... ile işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, rekabet yasağına uyulmadığının doğru olmadığını,
... akdinin haklı neden ile sona ermiş olması karşısında rekabet etmeme yasağına ilişkin hükümlerin geçerli olmayacağını, rekabet etmeme yasağının sınırlarının belirtilmediğini, Yargıtayca tüm ülkeyi kapsayan rekabet yasağının geçersiz kabul edildiğini, rekabet yasağının süre ve tutar yönü ile sınırlandırılmadığını, 10 yıllık süre ile fahiş tutarla yasak konulduğunu, davalılar hakkında Savcılık nezdinde yapılan şikayetin kötüniyetli olarak yapıldığını, iddia edilen ihaleler yönünden davacı şirketin herhangi bir zararının olmadığını, manevi tazminat isteminin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz : Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava rekabet yasağının ihlali sebebiyle kararlaştırılan tazminatın ödetilmesi (maddi, manevi tazminat ve cezai şart )isteğine ilişkindir.
Borçlar Kanununun 348 inci maddesinde, “... sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına ... sahibi ile rekabet edecek bir ... yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını, şart edebilirler.
Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek ... sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir” şeklinde kurallara yer verilerek rekabet yasağının esasları düzenlenmiştir.
Buna göre işçinin, işverenle ilişkide olan müşterileri tanıması ve görülmekte olan işin bütün ayrıntılarına ulaşabilmesi imkânının olduğu hallerde, ... sözleşmesinin sona ermesinin ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına ... yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da ... sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceklerdir.
Borçlar Kanununun değinilen maddesinde, rekabet yasağının kapsamı sınırlandırılmış ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olmadığı durumlarda bu tür düzenlemelerin geçerli olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Borçlar Kanunun 349 uncu maddesinde ise, rekabet yasağının işçinin iktisadi geleceğini tehlikeye düşürmemesi için süre, yer ve işin türü bakımından duruma göre sınırlandırılması gerektiği ifade edilmiştir. Buna göre süre, yer ve işin türü bakımından sınırlandırılmış olmadıkça rekabet yasağı geçerli olmayacaktır. Sınırlamaların işin ve hatta işçinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir. Dairemizce, ... sınırları içinde rekabet etmeme yönünden öngörülen düzenlemelere geçerlilik tanınmamıştır. Ancak yabancı uyruklu olup çalışma hayatının çoğunu ... dışında geçirmiş bir işçi bakımından rekabet yasağının ülke sınırları ile belirlenmesi mümkün olabilecektir. Yine, il sınırları ya da belli bir bölge ile sınırlandırma, işin niteliğine göre yerinde görülebilir.
Süre konusunda da en fazla bir ya da birkaç yılı aşmayacak şekilde rekabet yasağı öngörülebilir. Aksi durum işçinin ekonomik anlamda yıkımına neden olabilecektir.
Rekabet yasağının işverene ait işlerden hangisi ya da hangileri ile sınırlandırıldığı net biçimde belirlenmelidir. Özellikle şirketlerin ticaret siciline kayıt sırasında faaliyet alanlarının geniş tutulduğu ülkemizde, işçinin bütün alanlarda çalışmasının sınırlandırılması mümkün olmaz. İşçinin işverene ait işyerinde yapmakta olduğu işle doğrudan ilgili ve işverenin asıl faaliyet alanına giren işler bakımından böyle bir sınırlama getirilmelidir.
İşçi ve işveren arasında rekabet yasağını öngören düzenleme, işyeri devri halinde de kural olarak geçerliliğini sürdürür. Devralan işverenin başka bir amaca yönelmesi ve faaliyet alanını değiştirmesi halinde ise rekabet yasağı sona erer.
İşçinin ... sözleşmesinin feshinden sonra rekabet yasağına uyma yükümü, geçici ... ilişkisi sırasında da devam eder. Bu noktada işçinin ödünç alan işverene bağlı olarak yapmakta olduğu çalışmalarının da rekabet yasağının ihlali olarak değerlendirilmesi mümkündür.
Rekabet yasağının ihlaline bağlı taraflarca kararlaştırılmış olan belli bir ödemeyi öngören yaptırım, niteliği itibarıyla bir cezai şart hükmüdür. Böyle olunca Borçlar Kanunun 161/son maddesi hükmü gereğince, fahiş olan cezai şartın hâkim tarafından indirilmesi gerekir (Yargıtay 9.HD. 02.05.2008 gün 2007/17815 esas, 2008/11014 karar).
Somut olayda; davalı işçinin imzaladığı ... sözleşmesinde “rekabet yasağı taahhüdü” ile işten ayrıldığı tarihten itibaren 10 yıl süreyle ... Cumhuriyeti sınırlarında rekabet etmemeyi taahhüt etmesine karşın; ... akdi sona erdikten hemen sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışması, gerek ... akdi devam ederken gerekse de sona ermesinden çok kısa süre sonra davacı firmanın müşteri çevresini de kullanarak buradan ihaleler alması ve bu şekilde rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayanmaktadır.
Her ne kadar mahkemece rekabet yasağı sözleşmesinin uzun süreli olduğundan bahisle dava reddedilmiş ise de; davalının rekabet yasağına konu eylemlerinin ... akdinin devam ettiği süre içerisinde ve ayrıca fesihten sonraki 2 sene içerisinde meydana geldiği anlaşıldığından rekabet yasağına aykırılık koşulu sabittir. Dolayısıyla davalının rekabet yasağına aykırılıktan dolayı cezai şart alacağı hüküm altına alınmalı ancak ... Borçlar Kanunu'nun 182/3. madde hükmü gözetilmek suretiyle yasağın ihlali ve ağırlığı dikkate alınarak uygun bir indirime gidilmelidir. Ayrıca davacı şirketin maddi zararı oluşmuş ise tespit edilip hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi hatalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1856, K. 2020/8912, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama