KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2020/1903 E., 2020/8749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde 16/04/2008 - 04/06/2012 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, davacının iş akdinin işveren tarafından 04/06/2012 tarihinde tek taraflı olarak fesih edildiğini, davacının alacaklarının fesihten sonra ödenmediğini, davacı tarafından 25/06/2012 tarihinde çekilen ihtarname ile alacaklarının ödenmesinin istendiğini, bu ihtardan sonra davacının kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, diğer alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazla mesai ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirketin üretimini yaptığı malların sevkiyatını kendi bünyesindeki araçlarla yapmakta iken, dışarıdan lojistik hizmet almaya başladığını, şoför kadrosunu tasfiye etmek durumunda kaldığını, davacıya fabrika ortamında uygun bir iş arandığını, bulunan işi davacının kabul etmemesi nedeniyle davacının haklarının ödenerek işine son verildiğini, davacının fazla mesai ücretine hak kazandığı iddiasının tamamen kötü niyetli olduğunu, fazla mesai yapmasının kesinlikle şirket tarafın izin verilmediğini, trafikle ilgili kurallarda mal ve can güvenliği açısından şoförlere fazla mesai yaptırılmasının kesinlikle söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle;
“Davacı işçi tır şoförü olup, fazla mesai ücretine hak kazanma ve hesap yönlerinden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının yurtiçi sevkiyat şoförü olarak çalıştığı, fazla mesai çalışmaları konusunda davalı işverenin elinde bulunan ve zorunlu tutulması gereken takometre (takograf) kayıtlarına dayandığı, dosyaya takometre kayıtları ile davacının işyerine giriş çıkış kayıtları ve seyahat görev formlarının sunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, “takograf kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığı” gerekçe gösterilerek yetersiz tanık beyanlarına dayalı, varsayımsal ve soyut tespitler ile düzenlenmiş bilirkişi raporuna itibarla davacının fazla mesai alacağı hüküm altına alınmış ise de bu karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup, hatalıdır.
Mahkemece, dosyada mevcut takometre kayıtları üzerinde gerekli uzman incelemesi yaptırılarak davacının haftalık çalışma gün ve saatleri somut olarak belirlenmeli, sevkiyata çıkmadığı günlerde varsa işyerindeki çalışmaları tespit edilmeli, takometre kayıtları, işyeri giriş çıkış kayıtları ve seyahat görev formları bir bütün olarak değerlendirilerek yukarıda belirtilen ilke kararındaki hususlara göre davacının fazla çalışma alacağı olup olmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir. “ gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere yurtiçi sevkiyat şoförü olarak çalışan davacıya ait bir kısım takometre kayıtları, işyerine giriş çıkış kayıtları ve seyahat görev formları dosyaya sunulmuştur. Mahkemece kayıt bulunan dönemlere ilişkin olarak bu kayıtlara, kayıt bulunmayan dönemlere ilişkin olarak ise tanık beyanlarına itibar edilerek davacının haftalık 45 saati aşan çalışma yapıp yapmadığı haftalar itibariyle somut ve denetime elverişli şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayıtlar ve tanık beyanları birlikte değerlendirilip ortalamadan söz edilerek varsayımsal hesaplama yapan hatalı bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/1903, K. 2020/8749, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama