İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/2255 K.2020/9808

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2020/2255Karar2020/9808Tarih29 Eylül 2020Okuma7 dk · 1.418 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2020/2255 E., 2020/9808 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2020
Mahkemesi
... Mahkemesi
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.418 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, Anayasa Mahkemesi’nce verilen 21.11.2017 tarihli ve 2014/19341 başvuru numaralı ihlal kararı gereğince yeniden yapılan yargılamada; müvekkilinin dava dışı ... Laboratuvarı Ltd. Şti.’ne ait işyerinde 22.07.1998-01.08.2005 tarihleri arasında çalıştığını, hizmet akdini haklı sebeplerle feshettiğini, ... 3 İcra Müdürlüğü’nün 2005/9940 E. sayılı dosyası ile dava dışı ... Laboratuvarı Ltd: Şti. hakkında kıdem tazminatı alacağı sebebiyle icra takibi başlatıldığını, ...

Laboratuvarı Ltd. Şti.’nin bu takibe itiraz etmesini müteakiben ... Anadolu 3 ...

Mahkemesinin 2005/1674 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu dava dosyasında da ....02.2008 tarihinde takibin %40 faizi geçmemek üzere yasal en yüksek mevduat faizi üzerinden devamına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, dava konusu işverenliğin 14.10.2007 tarihinde protokol ile işyerini davalı şirkete devrettiğini, davalı Şirketin müvekkilin çalıştığı ve işçilik alacaklarına hak kazandığı işverenliği devralan işveren konumunda olduğunu, müvekkilinin işçilik alacaklarından ...

Kanunu 6/3. maddesine göre sorumlu olduğunu iddia ederek 7.541,11 TL kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davanın yersiz olduğunu, kıdem tazminatının 10 yıllık zamanaşımına bağlı olduğunu ve bu talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirketin davacının çalıştığı şirkete ait sadece markayı satın aldığını, bu satın alma işleminin davacının ... akdinin feshi sonrası gerçekleştiğini ve işyeri devrine ilişkin koşulların bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Yargılama Safhası ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

İlk Derece Mahkemesi 03.04.2014 tarihli ilk kararında, davalı Şirketin davacının daha önce çalıştığı Şirketi devralmadığı, aralarında marka devri ile tıbbi cihazlarının ... yoluyla kiralama ilişkisi olduğu ve dava dışı bu Şirketin de farklı bir unvanla faaliyetine devam ettiğinden davacının davalı şirkete karşı dava açmasında hukuki yararı da bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar vermiştir.

Karara karşı, davacının temyiz başvurusu reddedilmiştir.

Bu defa davacı adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine ... başvuru yapmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nce 21.11.2017 tarihli ve 2014/19341 başvuru numaralı kararı ile başvurucunun adil yargılama hakkının ihlal edildiğine ve bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yeniden yargılamada, “.

Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararında açıklandığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verilebileceğinden ve karar içeriğinde de belirtildiği üzere emsal dosyada verilen kararda davalı şirket ile ... şirketi arasında tıbbi cihazlarının finansal kiralama yoluyla devir alınmış olmasına ve ayrıca gazete ilanında yer alan ifadelere işaret ederek her iki şirket arasında fiili ve organik bir bağın bulunduğu ve emsal dosyadaki davacı talebinin kabulüne karar verilip,

verilen hükmün de Yargıtayca onanmış olduğunun belirtilmesi karşısında her iki şirket arasında organik bağ bulunduğu ve davacının kıdem tazminatı alacağından müteselsilen sorumlu oldukları, davacı tarafından açılan ilk davanın da ... şirketine karşı olup burada da davacının talebinin kabul edilmesi karşısında ayrıca bu konularda yeniden yargılama yapmanın dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi’nce dosyanın daha önce Yargıtay denetiminden geçmesi nedeniyle Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın Yargıtaya gönderilmek üzere İlk Derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.

Dairemizin 11.09.2019 tarihli kararı ile, “…Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ihlal kararının mahiyetine göre 6216 sayılı Kanun kapsamında dosya üzerinden karar verilmesi mümkün ise de; bu usul tarafların hukukî dinlenilme hakkını ihlal edecek mahiyette olmamalıdır. Bunun içinde yeniden yapılacak yargılamadan karşı tarafın haberdar edilmesi gerekir.

Zira, ... başvuru özel bir hak arama yolu olup, burada herhangi bir mahkeme kararına karşı yapılmış bir ... başvuru durumu söz konusu olsa dahi diğer yargılama faaliyetlerinden farklı olarak başvurucu dışında ilgili davanın tarafı/tarafları bu hak arama sürecine dahil edilmemektedir. Buna bağlı olarak da Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararının Resmî Gazete yahut internet sitesinde yayımlanmış olması da sonuca etkili olmayacaktır.

Dolayısıyla, bu hak arama sürecine bağlı olarak yapılacak yeniden yargılama taleplerinde, öncelikle bu başvuru dilekçesiyle birlikte dayanağı ihlal kararının ilgililere tebliği gerekir. …” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak dosya kapsamındaki delil belge ve deliller ile tarafların dilekçeleri, ve 22.01.2020 tarihli sözlü beyanları ile her iki tarafa da hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde iddia savunma ve beyanları dinlenip, taleplerinin alındığı, bu itibarla Anayasa mahkemesi hak ihlali kararı ve Yargıtay son tarihli bozmasının özüne dayanan hukuki dinlenilme hakkı taraflarca kullanılmış olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla esas bakımından dosya kapsamındaki veriler beyan belge ve taraf savunmalarından davanın kıdem tazminatı talebine ilişkin tazminat davası olduğu;

davacı tarafın, 22.07.1998-01.08.2005 tarihleri arasında dava dışı ... Laboratuvarı Ltd. Şti adli işyerinde çalıştığını, ... sözleşmesinin kendisi tarafından haklı sebeplerle feshedildiğini, kıdem tazminatının tahsili amacıyla yapmış olduğu icra takibine şirketin itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, açmış bulunduğu davada itirazın iptaline, takibin devamına karar verildiğini, dava dışı ...

Şirketinin 14.10.2007 tarihinde protokol ile davalı şirkete devredildiğini, davalı şirketin işçilik alacaklarından devralan işveren olarak sorumlu olduğunu iddia ettiği, ancak, dava dışı ...

Şirketinde çalışması 01.08.2005 tarihinde sona eren bir işçinin bu Şirketi 14.10.2007 tarihinde davalı şirkete devredilmesi halinde bu şirketten işçilik alacaklarını talep etmesinin mümkün olmadığı, davalı Şirket ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, kaldı ki, dosyaya celp edilen delillerden dava dışı Şirketin davalı şirkete devredilmediği, sadece davalı şirketin dava dışı şirketin markasını devir aldığı ve şirketin tıbbi cihazlarının ... yoluyla kiralandığı, dava dışı ... şirketinin farklı bir unvanla faaliyetine devam ettiğinin anlaşıldığı, davacının davalı Şirkete karşı dava açmasında hukuki yararı da bulunmadığı,

zira kıdem tazminatının tahsili amacıyla yapmış olduğu icra takibi ve bu takibin durması nedeniyle lehine itirazın iptali kararı verilmesi ile dava dışı Şirkete karşı açılan icra takibi ile alacağını tahsil etmesinin mümkün olduğu, bu itibarla esas bakımdan da davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davacı temyiz etmiştir.

Gerekçe:

Kadıköy 3. ... Mahkemesi’nin aynı nitelikte husumet nedeniyle ret kararı verdiği 2008/870-2009/702 E-K sayılı 18/11/2009 tarihli kararı Dairemiz 2010/15423 E. 2012/24782 K. sayılı ilamıyla;

“…16.10.2007 tarihinde davalılar arasında düzenlenen “protokol” başlıklı belge incelendiğinde ise (...Konu başlıklı bölümde taraflardan ... Şirketine ait olan ... Markasının ve faaliyet gösterdiği adresteki menkul malların satış suretiyle ... Şirketine devrine ve faaliyet gösterdiği adresin ... Şirketine devir ve terkinine ilişkin protokoldür... ibarelerinin bulunduğu görülmekte olup içeriğinde ise ... şirketine ait menkul malların ... şirketi aracılığı ile ... Şirketine devredilecektir....) hükümlerinin bulunduğu görülmektedir.

Davacı tarafından gazete ilanı sunulmuş olup, ilanda ise ... Laboratuvar ve ... Grup unvanlarının aynı ilan içinde yer aldığı, içeriğinde ise “... Laboratuvarları yenilenen yönetim anlayışı, her biri konusunda uzman hekim ve çalışanlarıyla hizmette maksimum kalite amaçlayan ... Grup Bünyesine katılmış olmanın ... ve gururunu yaşamaktadır” şeklinde açıklamanın yer aldığı anlaşılmaktadır.

... Ticaret Sicil Memurluğu sicil tasdiknamesi örneği ibraz edilmiş olup incelenmesinde ise ... Lab. Ltd. Şti.... Şubesinin tesciline ilişkin olduğu, söz konusu şubenin 23.10.2007 tarihinde tescil edildiği ve şube adresinin de diğer davalının adresi olduğu görülmektedir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalılar arasında fiili, organik bir bağın bulunduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre davalı şirketlerin davacının ... sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve işçilik alacaklarından müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır.

Kaldı ki başka işçiler tarafından davalılar aleyhine ... Mahkemelerinde açılan bir kısım davaların temyiz incelemesi neticesinde Dairemizce aynı nedenlerle bozulmuştur. (Yargıtay 9.Hukuk Dairesi, 02.04.2012 tarihli ve 2010/2748 E., 2012/10758 K., 2010/2749 E.,2012/10759 K.,2010/3098 E.,2012/10760 K., 2010/3099 E., 2012/10761 K., 2010/3865 E., 2012/10762 K.)

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilke kararı da dikkate alınarak davacının alacaklarından davalıların birlikte sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur.

Keza, daha sonra verilen Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 2012/7065 E., 2012/43138 ve Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesi, 2013/27806 E., 2013/22937 K., sayılı ilamları ile de davalı Şirket ile dava dışı ... Şirketi’nin birlikte sorumluluğu kabul edilmiştir.

Herne kadar Mahkemece, davacının kıdem tazminatının tahsili amacıyla dava dışı Şirkete karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın üzerine açtığı davada lehine verilen itirazın iptali kararı ile alacağını tahsil etmesinin mümkün olduğundan, davacının davalı Şirkete karşı eldeki davayı açmasında hukukî yararı da bulunmadığı değerlendirilmiş ise de;

dava açılış tarihi itibariyle davacı bu alacağını tahsil etmediği gibi takibe konu bir alacağın tahsilinin borçlunun ödeme gücüyle sınırlı olmasının yanında, bu alacaktan davacı Şirket ile dava dışı Şirketin müştereken ve müteselsil sorumluluğunun bulunması ve bu sorumluluk türünün alacaklısına bahşettiği hak ve yetkinin niteliğinin gözetilmesi karşısında, bu alacağın tahsil imkânını teminen sorumluluğu bulunan başka bir Şirkete karşı dava açılmasında hukukî yararın bulunduğu kabul edilmeli, ancak hüküm kurulurken mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için de “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” ibaresinin eklenmesi gözden kaçırılmamalıdır.

Açıklanan tüm olgu ve hukukî nedenlerle, Mahkemenin hukukî yarar yönünden gerekçesi de dosya içeriğine göre yerinde bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Netice itibariyle; yukarıda emsal numaraları belirtilen dosyalardan da anlaşılacağı üzere dava dışı Şirket ile davalı Şirket arasındaki ilişkide işyeri devrinin de ötesinde organik bağın varlığı tespit edilmekle, davalının alacaklardan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken davanın husumet nedeniyle reddi hatalıdır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/2255, K. 2020/9808, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2255
Karar No
2020/9808
Tarih
29 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/2255 K.2020/17584
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/2255 K.2020/22039
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/2256 K.2020/4696
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/2256 K.2020/10622
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/2256 K.2020/10477
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/2256 K.2020/22040

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.