KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2020/6806 E., 2020/15438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2020
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,dava dileçkesinde özetle;... Merkez İlçeye Bağlı ... Belediyesinin 5747 ve 6360 sayılı Kanunlar uyarınca 30.03.2014 tarihli mahalli idareler seçimi ile kapanarak, tüzel kişiliğinin sona erdiğini, 5747 sayılı Kanunun geçici 2/4.maddesime göre bu kapanan belediyelerin mal varlıkları, hak ve alacakları ile borçlarının mahalle olarak katıldıkları Belediyeye veya ilgili Özel idaresine intikal ettiğinden bahisle tüm mameleki ile ...
Belediyesinin kurumlarına devredildiğini, davalının ... Belediyesinde çalıştığı dönemde işçi alacakları (maaş farkı alacağı ve sosyal hak alacağı) olduğu iddiası ile ... Belediyesine karşı ilamsız takip başlatıldığını, ... Belediyesinin borçlu olduğu ... l.Icra Müdürlüğünün 2013/6300 E.nolu ilamsız takip dosyasına borçlu Belediyenin itirazda bulunmadığından kesinleştiğini, Kanundan dolayı ...
Belediyesinin alacak ve borçlarıda dahil tüm mamelekinin kanuni halefi olmalarından dolayı ... Belediyesi yerine Kurumları ...
İl Özel İdaresinin borçlu sıfatına haiz olduğunu, işbu takip dosyasından kesinleşen miktarın 12.000,06-TL olduğunu, takip talebinde 12.000,06-TL işçi maaş farkı ve sosyal alacaklarının talep edildiği,kesinleşen bu rakamdan hariç herhangi bir ihtar ya da temerrüde düşürülmeksizin faizi ile birlikte faizin işletildiğini, faiz başlangıcının dava veya icra takip tarihi olması gerektiğini, ayrıca faize faiz işletilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bu bağlamda 12.000,06-TL işlemiş faizin takipde talep edilemeyeceğini, bu bağlamda işlemiş faize borçlu olmadıklarının menfi tespitini,
bu bağlamda ihtiyati tedbir yoluyla borç meblağının %15 tutarının teminat olarak yatırılması ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini, takibe konu alacak bedellerinin içerisinde dahil edilen takip tarihine kadar işlemiş faizden borçlu olmadıklarını,
icra takibinde kesinleşmiş alacak içeriisnde dahil edilen zamanaşımına uğrayan alacak kalemlerinden zamanaşımı itirazı nedeniyle borçlu olmadıklarının menfi tespiti ile davalının borçlu olmadıkları kısmın %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilinin işçi statüsünde kapatılan ve davacı kuruma bağlanan ... belediyesinde çalışmakta iken ödenmeyen maaş farkı ile sosyal haklarının ödenmesi için açılan icra takibine konu alacağın 5521 sayılı İş Mahkemeleri K.kapsamında olduğundan öncelikle davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının kısmi menfi tespit davası açtığını, ayrıca tedbir talebinde takibin tamamının durdurulduğunu ancak dava değeri kadar kısmın durdurulması ve bakiye kısım hakkında takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ...
Belediyesinde çalışmakta iken ücretlerinin 4857 sayılı Yasaya aykırı olarak gecikmeli hatta hiç ödenmediğini bu konuda en geç 1 ay sonrasında ödenmez ise temerrüde düşürüldüğünü, bu durumun yasaya uygun olduğunu, hukuki dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda,davanın niteliğinin menfi tespit davası olması ve davacının takip konusu alacağa işletilen 12.006,00 TL işlemiş faize borçlu olmadığının tespitini talep etmesine rağmen Mahkemece davacının borçlu olmadığı tespit edilen miktarı belirtir yönde hüküm kurulmamış, yanılgılı olarak takibin hangi miktar itibari ile devam edeceğine yönelik hüküm kurulmuş olup verilen hüküm davanın niteliği ile bağdaşmamaktadır.
Açıklanan husus bozma sebebi ise de, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, temyiz olunan kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6806, K. 2020/15438, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama