İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/7196 K.2020/14918

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2020/7196Karar2020/14918Tarih5 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.188 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2020/7196 E., 2020/14918 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2020
Mahkemesi
Adana 7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.188 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkili aleyhine 2016/332 esas ile 26.07.2016 tarihinde açılan işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası kapsamında davalı müvekkilinin adresinin yeterince araştırılmaksızın yanlış adrese tebligat çıkarılmak suretiyle müvekkili haberdar edilmeksizin müvekkilinin yokluğunda başlatıldığını, müvekkilinin yurt dışında olduğunu bilen davacının kasıtlı olarak dava süresince bunu hiç bir şekilde bildirmemiş ve davalı müvekkilinin yıllar önce kullanmış olduğu adresini davalı adresi olarak gösterdiğini, davacı müvekkilinin yurt dışında olmasından da faydalanarak mahkemeyi yanılttığını,

mahkemenin 19.10.2018 tarihinde 2018/632 Karar numarası ile karar verdiğini ve yine bu karar müvekkilinin eski adresine tebliğ edilmek suretiyle, orada tanınmadığından Tebligat Kanunu md. 35 gereği muhtara tebliğ edilmek suretiyle müvekkili aleyhine kesinleştirildiğini, müvekkilinden habersiz yapılan yargılama neticesinde verilen bu karar ile müvekkilinin mağdur edildiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 374. maddesine göre.

"Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir." düzenlemesi yapılmış ve aynı kanunun 375. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca da. "Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması." ve (h) bendi uyarınca da.

"Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması." yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden gösterildiğini, müvekkili aleyhine evvelce ve kesinleşen kararın icrasının durdurulmasına, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edilerek, kararın ortadan kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının dava dilekçesindeki iddialarının maddi gerçeklikle bağdaşmadığı gibi hukuki dayanaktan da tamamen yoksun olduğunu, müvekkilinin davacının yurt dışında olduğunu bildiğini ve bunu mahkemeden gizleyerek karara tesir eden hileli bir davranışta bulunduğu iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, müvekkilinin davasında zaten haklı olduğunu, herhangi bir şeyi gizleme ihtiyacı olmadığını, davacının adres değişikliği yaptığını, yeni adresini ilgili kurumlara zamanında bildirmeyerek üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, bundan doğan zararlardan bizzat kendisinin sorumlu olduğunu,

yurt dışına taşınan bir kimsenin yeni adresini bildirme zorunluluğunu ihmal etse bile en azından kendisi ile ilgili bir dava sürecinin yaşanabileceğini öngörerek sıf bunun için bile yeni adresini ilgili kurumlara bildirmesi gerektiğini, davacının adres kayıt sisteminde de açık adresinin bulunmadığını, doğal olarak dava açılırken mahkemeye işverenin bilinen adresi olan ...

Mahallesi Atatürk Caddesi No: 446/B adresinin bildirildiğini, bu adresten tebligatların iade gelmesi üzerine taraflarınca mahkemeden şahsın esnaf olması sebebiyle ...

Vergi Dairesi'ne, Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak şahsın tebligata yarar adresinin sorulmasını talep ettiklerini ancak bu kurumlardan da olumlu bir sonuç alınamadığını, dolayısıyla Mahkeme tarafından tebligatın Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre yapılmasına karar verildiğini, davacının başvurusunda iyi niyetli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece, davalının yapmış olduğu hileli bir hareket olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre davacı tarafça yapılan istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Temyiz:

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Gerekçe:

Usul hukuku biçimsellik (şekilcilik, formalizim) üzerine kurulmuştur ve bu nedenle “şeklî (biçimsel) hukuk” olarak adlandırılır. Davalarda biçimsellik tarafların yargılamanın sonucunu hesaplayabilmesi, yasa yolları ile bunu denetleyebilmesi, keyfilikten korunma, eşit davranılma gibi güvenceler sağlamakla birlikte; sıkı sıkıya şekle bağlılık olarak görülmemeli, maddi gerçeği bulmak ve adaletli karar vermek adına hakkaniyete uygun olarak değerlendirilmelidir.

Biçimselliğin bu doğrultuda yorumlanmasında usul ekonomisi ilkesi devreye girmektedir.

Usul ekonomisi, medeni yargılama hukukuna egemen olan ilkelerden biridir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesinde ifade edilen emredici nitelikteki bu ilke, yargılamanın amacına hizmet eden araçlardan biridir. Usul ekonomisi, yasalarda öngörülen düzenleme çerçevesinde yargılamanın kolaylaştırılmasını, yargılamada öngörülen olağan zaman süresinin aşılmamasını ve gereksiz gider yapılmamasını amaçlar ve bunu hâkime bir görev olarak yükler (Yılmaz, E:, Usul Ekonomisi, AÜHFD, 2008, C. 57, S.1, s.243). Yargıtay’a göre de usul ekonomisi adaletin ucuz, çabuk ve isabetli olarak sağlanmasının temel kurallarındandır.

Temel bir usul hukuku kuralı olarak vakıa ve delillerin taraflarca getirileceği ve hukuki nitelendirmenin hâkim tarafından yapılacağı konusunda tartışma bulunmamaktadır.

Fakat Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24, 25, 26 ve 30. maddelerinin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde hâkimin bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmadığı ve kanunları resen tatbik ederek iddia ve savunmadaki talep sonuçlarını karara bağlamakla mükellef bulunduğu neticesine varılır.

Bir başka ifade ile hâkim, tarafların sunduğu vakıaları ve talep ve cevap sonuçlarını incelemeli fakat dava ya da şikâyetin vasıflandırılmasında yalnızca onların beyanlarına bakmayıp, bu belirlemeyi kendisi yapmalıdır, zira hâkim Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlüdür (HMK m. 33).

Diğer taraftan tebligat, hukuki bir işlemin veya durumun ilgili kişiye bildirilmesi amacıyla yetkili kurum tarafından yapılan yazı veya ilan yoluyla belgeleme işlemidir. Tebligatın teslim alınmasıyla birlikte tebligata konu olan hukuki duruma ilişkin süreler başlar. Nitekim 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432. maddesinin birinci fıkrası ve yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrasında temyiz kanun yoluna başvuru süresinin kararın tebliği ile başlayacağı hüküm altına alınmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında; temyiz yoluna başvurabilecek kişinin yargılamanın yenilenmesi olarak adlandırdığı talebinin, usul ekonomisi ilkesinin gereği olarak temyiz istemi olarak kabul edilmiştir.'nun (HGK. 06/11/2018 tarih 2017/14-2218 esas 2018/1590 karar)

Somut olayda, yargılamanın iadesi talep eden işveren ...’in, aleyhine yargılamanın iadesi talep edilen işçi ... tarafından kendisine karşı açılan işçilik alacakları davasında(...

İş Mahkemesi 2016/332 esas 2018/632 karar sayılı dosyası üzerinden görülen) davalı olarak tarafına yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, davadan haberi olmadığını ve bu şekilde yokluğunda yargılama yapılarak kararın usulsüz olarak kesinleştirildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.

Mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirinin gerçekleşmediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının bu karara karşı yaptığı istinaf itirazı ise bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.Tarafların işçilik alacaklarına dair ...

İş Mahkemesi 2016/332 esas 2018/632 karar sayılı dosyası üzerinden görülen dava dosyasının incelenmesinde; gerekçeli kararın davalı sıfatına sahip işveren ...’in yabancı ülkede bulunduğuna dair mernis kaydı gözetilmeksizin Tebligat Kanunu 35. madde hükümlerine göre tebliğe çıkarıldığı görülmüştür. Bu durumda işveren ...’e yapılan gerekçeli kararın tebliği usulsüz olup, kararın bu şekilde 25/12/2018 tarihinde usulsüz olarak kesinleştirildiği anlaşılmaktadır.

Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir (HMK m. 374/1). Kanun yolu denetimi açık ve henüz kesinleşmemiş olan kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi istenemez. Çünkü kanun yolu açık ve kesinleşmemiş olan hükümdeki ağır yargılama hatalarının, kanun yolu denetimi ile giderilmesi olanağı mevcuttur. Bu bakımdan yargılamanın iadesi yolu, kesinleşmiş olan hükümlere karşı başvurulan istisnai ve olağanüstü bir yoldur.

Bu durumda ... İş Mahkemesinin 19/10/2018 tarih, 2016/332 esas 2018/632 sayılı kararının henüz kesinleşmediği, işveren ...’in yargılamanın yenilenmesi talebi olarak adlandırdığı talebinin usul ekonomisi ilkesinin gereği olarak temyiz istemi niteliğinde olduğu gözetilerek dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/7196, K. 2020/14918, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/7196
Karar No
2020/14918
Tarih
5 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/7196 K.2020/15825
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/7196 K.2020/12709
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/7197 K.2020/18748
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/7197 K.2020/12136
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/7198 K.2020/7661
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/7198 K.2020/10861

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.