KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2020/876 E., 2021/1142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2021
- Bölge adliye mahkemesi
- ... 7. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının mevsimlik işçi statüsünden kadrolu işçi statüsüne geçirilirken derece ve kademe intibakının yanlış yapıldığının tespiti ile fark ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı def-inde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince,davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder.
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. 4857 sayılı İş Kanunun 32/8 maddesinde ise işçi ücretinin 5 yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 154. maddesinde zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir. Anılan maddede “1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse, 2. alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir.” yönünde düzenleme yer almaktadır.Borcun kısmen ifası , zamanaşımını kesen nedenlerden biridir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama, 24.10.2013 tarihinde davalı tarafça yapılan ödemenin zamanaşımı süresini kestiği belirtilerek 24.10.2008 ila dava tarihi arasındaki süre için yapılmıştır.
Ancak zamanaşımı süresinin kesildiği tarih olan 23.08.2013 tarihinden itibaren işçilik alacaklarına uygulanması gereken beş yıllık zamanaşımı süresinin 23.08.2018 tarihi itibariyle dolacağı dikkate alındığında dava tarihi olan 11.12.2018 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşılmaktadır. Bu halde davacının sadece dava tarihinden geriye doğru beş yıllık alacağını talep edebileceğinin gözden kaçırılması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/876, K. 2021/1142, 14 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama