İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/14751 K.2022/16538

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/14751Karar2022/16538Tarih13 Aralık 2022Okuma10 dk · 1.962 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/14751 E., 2022/16538 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Aralık 2022
Mahkemesi
... 12. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
... 4. ... Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.962 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Şirkete bağlı ... ... Hastanesinde göz doktoru olarak tam zamanlı hekim sözleşmesi ile 11.01.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, ücretinden yapılan haksız kesintiler ve ödenmeyen işçilik alacakları sebebi ile 19.....2016 tarihinde ... sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, işverenin yatırması gereken ücretten her ... oransal kesinti ve stopaj kesintisi adı altında kesintiler yaptığını, her ... yapılan kesintilerin bordrolarda açıkça görüldüğünü iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ... ... ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti ile haksız kesintiler sebebiyle eksik ödenen ücret alacağının en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile çalışma koşullarının müzakere edildiğini ve ... bir ücretle değil yaptığı işe göre gelir almak istediğini belirtmesi ve tarafların da mutabakata varması üzerine bu kapsamda anlaşmaya varıldığını, davacının serbest meslek sahibi bir gerçek kişi olarak serbest meslek makbuzu karşılığında gelirini aldığı dönemden, bir şirket hissedarı olarak davalı işyerine verdiği hizmetin bedelini fatura ettiği döneme geçişin de tarafların müzakeresi ve ortak iradesi ile gerçekleştiğini, her iki taraf da tacir olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu,

davacının ortalama 15.000,00 TL aylık kazancının olduğunu, taleplerinin mükerrer kazanca sebebiyet vereceğini, gelir paylaşım usulü ile çalışıldığı için davalı Şirketin davacının işvereni olmadığını, davacının her ... bizzat kendisinin düzenlediği faturalara istinaden mutabakata varılarak ödemelerinin yapıldığını ve uzun zaman geçtikten sonra ücretini eksik aldığı iddiasında bulunmasının davacı açısından iyiniyetli ve doğru bir yaklaşım olmadığını, belirsiz alacak davası olarak talepte bulunulamayacağını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını,

davacının kendi vergisini ve sosyal güvenlik primini ödeyen bir şahıs olarak işçilik alacağına ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağımlılık ilişkisi bulunduğu, davacının ... sözleşmesi ile davalı Hastane bünyesinde doktor işçi olarak çalışması sebebiyle görev itirazına itibar edilmediği, dava dilekçesi ekinde sunulan hesap föylerinden taraflar ve tanıklarca beyan edildiği şekliyle davacının ... aylık bir gelirinin olmadığı, hastadan alınan ücretten belirlenen pay üzerinden baktığı hasta sayısına göre aldığı ücretin her ... değiştiği ve hesap föyleri ile banka kanalıyla yapılan ödemelerin uyumlu olduğu,

dosyaya davacının ücretinden oransal kesinti adı altında yapılan kesintiler için yazılı muvafakatinin alındığını gösteren herhangi bir belge ibraz edilmediğinden davalının zamanaşımı def'i de dikkate alınarak dava tarihi olan 18.12.2017 tarihinden 5 yıl geriye gidilerek 18.12.2012 tarihinden itibaren davacının yapılan kesintiler nedeniyle ücret alacağının bulunduğu, davacının ödenmeyen ücret alacakları sebebiyle ... sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatına hak kazandığı,

davalı işverence yıllık izin belgesi sunulmadığından davacının talebi gibi 31 gün yıllık izin ücreti alacaklısı olduğu ve tanık beyanlarına göre davacının ayın 2 haftası 6,5 saat; kalan 2 haftası ise 5,5 saat fazla çalışma yaptığı ve ... ... ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığının tespiti ile hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava ve ıslah dilekçesinde tüm alacak kalemleri bakımından en yüksek banka mevduat faizi talep edilmiş olmasına rağmen Mahkeme kararında ücret alacağı dışındaki bütün kalemler için en yüksek banka mevduat faizine hükmedilirken ücret alacağı için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu ... sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı hekim ile müvekkili Şirket arasında yapılan sözleşmenin hak edişli hekim sözleşmesi olduğunu ve davacı gerçek kişinin, sahibi ve yetkilisi olduğu tüzel kişi üzerinden fatura düzenleyerek bedelini müvekkilinden tahsil ettiğini, taraflar arasında işçi işveren ilişkisinden bahsedilemeyeceğini, her iki tarafın da tacir olduğunu, davacının hekim olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davacının işvereni olarak kabul edilemeyeceğini,

davacının işçi gibi kabul edilip işçilik alacaklarının hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının çalışma şeklinde fazla çalışmanın olmasının mümkün olmadığını, izin kullanmasının kendi inisiyatifinde olduğunu, davacının ücretinden kesinti yapılmadığını, müvekkili Şirkette bu yönde bir uygulama bulunmadığını, ücretten kesinti yapıldığı iddiasını ... süren davacının da kendisinden ne kadar kesinti yapıldığını ispat edemediğini, bilirkişinin hesabının ... dayanağının davalı tanığı bir hekimin kendi gelirinde bir azalma olduğunu ve bunu kabul ettiği yönünde vermiş olduğu ifade olduğunu, bu ifadeyi veren kişinin ortopedi profesörü olduğunu,

hem unvan, hem kıdem, hem de uzmanlık alanı olarak davacıdan tamamen farklı biri olduğunu, onun kendisi için ifade ettiği bir oranın davacıya kıyasen uygulanmasının hukuka uygun yanı bulunmadığını, davacının şirket sahibi bir vergi mükellefi olarak neyi hak ettiğini ve talep edebileceğini gayet iyi bilen bir kişi olduğundan, müvekkiline her ... düzenlediği fatura bedellerinin kendisine düzenli olarak ödendiğini, aradan uzun yıllar geçtikten sonra hekimin ödemelerini eksik aldığı iddiasında bulunmasının davacı açısından makul, iyiniyetli ve doğru bir yaklaşım olmadığını,

cevap dilekçesinde ve sonrasında ıslah edilen alacaklar bakımından ... sürdükleri zamanaşımı def'inin de dikkate alınması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı Şirkete ait Hastanede bir dönem Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre hizmet ilişkisiyle çalıştığı, belli bir dönem sonra işverenin talebiyle davacının statüsünün değiştirilerek fatura karşılığı hizmet satın alınıyor görüntüsü verilmek suretiyle çalıştırılmaya devam edildiği, davacının baştan itibaren çalışma şeklinin değişmediği, davalı Şirkete bağımlı olarak ve ücret karşılığında hizmet verdiği, bu hâliyle taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunduğu, dosyada yer alan hesap föylerine göre davacının ücretinden orantısal kesintiler yapıldığı,

hesap föyü sunulmayan döneme ilişkin olarak ise davalı tarafın kendi tanığının beyanının aksine oransal kesinti miktarına ilişkin delil sunmadığı bu nedenle ücretten yapılan kesintilerin hesaplanma yönetiminde isabetsizlik bulunmadığı;

davacı tarafça ücret alacağına mevduat faizi talep edilmesine rağmen Mahkemece yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise ücret alacağına uygulanan faiz türü yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı hekim ile müvekkili Şirket arasında yapılan sözleşmenin hak edişli hekim sözleşmesi olduğunu ve davacı gerçek kişinin, sahibi ve yetkilisi olduğu tüzel kişi üzerinden fatura düzenleyerek bedelini müvekkilinden tahsil ettiğini, taraflar arasında işçi işveren ilişkisinden bahsedilemeyeceğini, her iki tarafın da tacir olduğunu, davacının hekim olarak 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (b) bendi kapsamında sigortalı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davacının işvereni olarak kabul edilemeyeceğini, davacının işçi gibi kabul edilip işçilik alacaklarının hesaplanmasının hatalı olduğunu,

davacının çalışma şeklinde fazla çalışmanın olmasının mümkün olmadığını, izin kullanmasının kendi inisiyatifinde olduğunu, davacının ücretinden kesinti yapılmadığını, müvekkili Şirkette bu yönde bir uygulama bulunmadığını, ücretten kesinti yapıldığı iddiasını ... süren davacının da kendisinden ne kadar kesinti yapıldığını ispat edemediğini, bilirkişinin hesabının ... dayanağının davalı tanığı bir hekimin kendi gelirinde bir azalma olduğunu ve bunu kabul ettiği yönünde vermiş olduğu ifade olduğunu, bu ifadeyi veren kişinin ortopedi profesörü olduğunu, hem unvan, hem kıdem, hem de uzmanlık alanı olarak davacıdan tamamen farklı biri olduğunu,

onun kendisi için ifade ettiği bir oranın davacıya kıyasen uygulanmasının hukuka uygun yanı bulunmadığını, davacının şirket sahibi bir vergi mükellefi olarak neyi hak ettiğini ve talep edebileceğini gayet iyi bilen bir kişi olarak, müvekkiline her ... düzenlediği fatura bedellerinin kendisine düzenli olarak ödendiğini, aradan uzun yıllar geçtikten sonra hekimin ödemelerini eksik aldığı iddiasında bulunmasının davacı açısından makul, iyiniyetli ve doğru bir yaklaşım olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve bu bağlamda ... mahkemelerinin görevli olup olmadığı ile davacının, işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, davacının ücretinden haksız yere kesinti yapılıp yapılmadığı ve alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarındadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 4857 sayılı ... Kanunu’nun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendi, 32, 37, 41, 53, 62, 63 ve 120 nci maddeleri ile mülga 1475 sayılı ... Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 7036 sayılı ... Mahkemeleri Kanunu'nun 5 inci maddesi,

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda davacı taraf, aylık ücretinden davalı işverenin oransal veya stopaj kesintisi adı altında haksız yere kesinti yaptığını iddia ederek ücret alacağı talebinde bulunmuş olup dosya içerisinde yer alan ve davacının ilgili ... içerisindeki ücret alacağını gösteren hesap föylerinde iddia edildiği gibi kesinti yapıldığı; işveren tarafından ise bu kesintinin sebebine yönelik herhangi bir açıklama yapılmadığı görüldüğünden Mahkemece yapılan kesintilerin haksız olduğunun kabulü ile davacının eksik ödenen ücretinin varlığının tespiti isabetli olmuştur.

Ancak hesap föylerinin Haziran 2014 tarihine kadar olan dönemi kapsadığı, sonraki döneme yönelik hesap föylerinin ise dosya içerisinde bulunmadığı; dolayısıyla Haziran 2014 sonrası için davacının ücretinden yapılan kesinti miktarının belli olmadığı anlaşılmaktadır.

3. Yargılama esnasında dinlenen ve davalı işyerinde davacıyla birlikte çalıştıklarını belirten davacı tanıklarından .. plastik cerrahi doktoru olduğunu, 2009 yılından sonra ücret ödemelerinde bir takım kesintiler yapıldığını, bu kesintileri alamadıklarını ve Hastaneden ayrılmak durumunda kaldıklarını;

... ise deri hastalıkları uzmanı olduğunu, 2009 yılından sonra Kurumun ülkede kriz olması sebebi ile kesintiler yapılacağını ve 1 yıl sonra bu durumun düzeltileceğini söylediğini, kendilerinin de Kuruma destek çıkmak adına bu durumu kabul ettiklerini, 1 yılın sonunda tekrar toplantı talep ettiklerini ve Kurum tarafından bunun 1 yıl ile sınırlı kalmayacağı ve hep bu şekilde devam edeceğinin söylendiğini, içeride kalan ücretlerinin daha sonradan yatırılacağı düşüncesi ile çalışmaya devam ettiklerini ve ücretlerinin ödenmediğini görünce de işten ayrıldıklarını beyan etmiştir.

Davalı tanığı olarak dinlenen... de ortopedi doktoru olduğunu, davalı Kurumun 2008 yılındaki kriz nedeni ile hak edişlerde kesinti yapılacağını ve bunu kabul etmeyenlerin ayrılabileceklerinin söylendiğini, hekimlere düşen payın toplamından %15 oranında bir kesinti yapıldığını, kesintiyi kabul etmeyen hekimlerin ise işten ayrıldığını beyan etmiştir.

4. Serbest mali müşavir ve hukukçu bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının hesap föylerinin incelenmesinden 2009 yılından itibaren brüt kazanç üzerinden % oranı ve kanuni dayanağı belli olmayan orantısal kesinti adı altında kesintiler yapıldığı, 2014 Temmuz ayı dâhil olmak üzere hesap föylerinin sunulmadığı, hesap föyü sunulan dönemde föylerde açıkça gözüken kesinti toplamının hesaplandığı,

föy sunulmayan dönem yönünden ise dosya içerisinde yer alan faturalarda gösterilen sağlık hizmet bedeli tutarlarının hesap föylerindeki toplam kazançtan oransal kesinti yapıldıktan sonra kalan ve hesap föylerinde katma değer vergisi matrahı olarak belirlenen tutar olduğundan 2014 Temmuz ayından fesih tarihine kadar kayıtlara dayanarak davacının hak edişinden yapılan orantısal kesinti miktarlarının tespit edilemediği belirtilmiştir.

Ancak davalı tanığının beyan ettiği kesinti oranının %15 olduğu gözetilerek bu kesinti oranı dikkate alınmak suretiyle davacıya banka kanalıyla ödenen katma değer vergisi hariç tutarlara göre yapılan kesinti tutarı hesaplanmıştır.

5. Dosya içerisinde yer alan hesap föylerine göre davacının aylık hak edişinden sebepsiz yere yapılan kesintinin ortalama olarak hak ediş tutarının %12'si oranında olduğu görüldüğünden hesap föyü sunulmayan dönem yönünden de bu oran dikkate alınarak davacının aylık hak edişlerinden yapılan kesinti tutarının tespit edilmesi gerekirken, davacıyla aynı uzmanlık alanında çalışmadığı da anlaşılan davalı tanık beyanına göre %15 oranı dikkate alınarak kesinti tutarının hesaplandığı bilirkişi raporuna itibarla ücret alacağının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/14751, K. 2022/16538, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14751
Karar No
2022/16538
Tarih
13 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/14754 K.2022/17017
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/14757 K.2022/17173
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/14758 K.2022/26020
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/14759 K.2022/16600
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/14760 K.2022/16601
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/14761 K.2022/24846

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.