KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2022/15110 E., 2022/15845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalı ... ... ... bünyesinde değişen alt işverenlerin işçisi olarak çalıştığını, ... sözleşmesini fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin ödenmemesi, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle haklı sebeple 30.03.2010 tarihinde feshettiğini ... sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti
Davalı vekili; husumet itirazında bulunduklarını, davacının çalışmasının bulunduğu firma ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının ... sözleşmesini istifa ederek sona erdirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22.Hukuk Dairesinin 02.04.2019 tarihli ve 2016/6310 Esas, 2019/7371 Karar sayılı ilâmı ile davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazları reddedilmiş ve celbedilen banka kayıtlarına göre davacıya “ ücret” veya “harcırah” gibi isimler altında fiilen ödenen tutarların toplamı tespit edilmek suretiyle davacının ücreti belirlenmesi gerektiği ve davacıya hangi alacak kaleminden ne miktarda talepte bulunduğunu açıklaması konusunda süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak devam edilen yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan ... ifade etmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacının bozma ilâmı öncesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çıplak ücretinin brüt 2.627,12 TL olduğu kabul edilerek 14.809,70 TL fazla çalışma ücreti, 7.668,60 TL hafta tatili ücreti, 221,30 TL ... ... ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğu hesaplanmıştır. Bozma ilamı sonrasında alınan ek raporda bilirkişi tespit edilen yeni ücrete göre bozma öncesi kabullerle hesaplama yapıldığını bildirmiştir.
Buna göre davacının çıplak ücretinin brüt 2.233,08 TL olduğu kabul edilerek 15.099,97 TL fazla çalışma ücreti, 6.207,24 TL hafta tatili ücreti ve 248,87 TL ... ... ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğu hesaplanmıştır. Yukarıda anılı Yargıtay (Kapatılan) 22.Hukuk Dairesinin 02.04.2019 tarihli ve 2016/6310 Esas, 2019/7371 Karar sayılı ilâmı ile davacının tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hüküm davalı lehine bozulmuştur.
Bu açıklamalar ışığında davacının çıplak brüt ücretinin daha düşük miktarda kabul edilmesine rağmen fazla çalışma ücreti ile ... ... ve genel tatil ücretinin bozma ilamı öncesine göre daha fazla hesaplanmasının sebebi anlaşılamamıştır.
Mahkemece bozma ilamı sonrasında hükme esas alınan ek bilirkişi raporu ile bozma öncesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunun karşılaştırmasında fazla çalışma, hafta tatili ve ... ... ve genel tatil ücretlerinin hesabında dönemsel olarak belirlenen ücretlerin bozma ilâmı ile davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmaksızın belirlendiği görülmüştür.
Örneğin, fazla çalışma ücreti yönünden bozma ilamı öncesinde 01.03.2010-31.03.2010 tarihleri arasında zamlı saat ücreti 13,93 TL olarak kabul edilmesine rağmen bozma sonrası aynı dönem yönünden davacının zamlı saat ücreti 14,89 TL olarak kabul edilmiştir.
Yine bozma ilâmı öncesinde hafta tatili ücreti yönünden 01.02.2010-28.02.2010 tarihleri arasında davacının ücretinin 104,45 TL olduğu kabul edilmesine rağmen bozma sonrası aynı dönem yönünden davacının ücretinin 111,65 TL olduğu kabul edilerek hesaplamalar yapılmıştır. ... ... ve genel tatil ücreti yönünden de 01.01.2010-31.01.2010 arasında bozma ilamı öncesinde davacının ücretinin 69,63 TL olduğu kabul edilmesine rağmen bozma sonrasında bu dönem yönünden davacının ücretinin 74,44 TL olduğu kabulü ile hesaplamalar yapılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalara göre davacının çıplak brüt ücretinin bozma kararı sonrasında daha düşük kabul edilmesine rağmen bir kısım alacaklarının bozma öncesine göre daha yüksek hesaplanmasının sebebi anlaşılamadığından hükme esas alınan ek bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda fazla çalışma, hafta tatili ve ... ... ve genel tatil ücretine ilişkin hesaplamaların bozma ilâmı ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmeksizin yapılması da hatalı olmuştur.
Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/15110, K. 2022/15845, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama