İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/4840 K.2022/6356

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/4840Karar2022/6356Tarih23 Mayıs 2022Okuma8 dk · 1.530 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/4840 E., 2022/6356 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2022
Mahkemesi
... 28. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
... 13. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.530 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Şirkette 31.03.1993 tarihinde hesap işleri müdürü olarak çalışmaya başladığını, davalı Şirketin o tarihten bu yana birçok kez unvan değiştirdiğini, iştigal konularını genişlettiğini, buna bağlı olarak da müvekkili davacının görev tanımlarının değiştiğini, en son ticari satım personeli iken iş sözleşmesinin 23.06.2014 tarihinde haksız şekilde feshedildiğini, aylık ücretinin net 4.000,00 TL olduğunu, asgari ücrete kadar olan kısmının bankadan, geri kalanının elden ödendiğini, davacının çalışma süresi boyunca haftanın altı günü 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını,

dinî ve millî bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izinleri kullandırılmadığı gibi karşılığı yıllık izin ücreti alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkiline ait işyerinde 17.11.2005-21.08.2006 tarihleri arasında çalıştığını, ücrete ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, çalıştığı süre boyunca her zaman aldığı ücret üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) primlerinin bildirildiğini, davalıya ait işyerinde hafta içi 09.00-18.00, Cumartesi ise 09.00-13.00 saatleri arasında çalışma olduğunu, ayrıca ara dinlenmelerin de kullandırıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete ilişkin olduğunun kararlaştırıldığını, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, davacının yıllık iznini kullandığını, buna ilişkin belge suretini sunduklarını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalıya ait işyerinde 31.03.1993-23.06.2014 tarihleri arasında çalıştığı, işveren tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak ve ihbar sürelerine uyulmaksızın feshedildiği, davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlamasına rağmen söz konusu çalışmalarının karşılığının ödendiğinin, ücretli izinlerinin kullandırıldığının veya karşılığı yıllık izin ücreti alacağının ödendiğinin işverence ispat edilemediği,

dolayısıyla davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı; ancak davacının hafta tatillerinde çalıştığını ispat edemediğinden hafta tatili ücreti alacağına hak kazanamadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette sadece 17.11.2005-21.08.2006 tarihleri arasında çalıştığının (Sosyal Güvenlik Kurumu) SGK kayıtları ve ücret bordrosu ile sabit olmasına rağmen aksinin kabulünün hatalı olduğunu, davacının çalıştığı son işverenin müvekkili davalı Şirket olmadığını, son işverenin davaya dahili ile karar verilmesi gerektiğini, SGK kayıtlarına göre davacının 28.02.2011 tarihinde işten ayrılmış göründüğünü, dava dilekçesinde iddia edilen 23.06.2014 tarihine kadar çalışma olgusu ispat edilememesine rağmen hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,

davacıya hizmet tespit davası için süre verilmesi yönündeki taleplerinin reddinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının SGK kayıtlarında belirtilen ücretten daha yüksek ücret aldığını yazılı belgelerle ispat etmesi gerekirken tanık beyanlarıyla dahi desteklenmeyen ücret miktarı kabulünün hatalı olduğunu, davacının müvekkili Şirketten ayrıldığı anda kıdem ve ihbar tazminat hakkının doğmadığını, davalıya ait işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, hafta içi 09.00-18.00;

cumartesi ise 09.00-13.00 saatleri arasında çalışma olduğunu, ayrıca ara dinlenmelerin de kullandırıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete ilişkin olduğunun kararlaştırıldığını, dinî, millî bayramlar ile resmî tatil ilan edilen günlerde çalışma yapılmadığını, yıllık izninin kullandırıldığına ilişkin yazılı belgenin de sunulduğunu, dosyada yer alan SGK kayıtlarına göre davacının son işverenin T...

Kart Pazarlama A.Ş. olduğunu, husumetin söz konusu Şirkete yöneltilmesi gerektiğini, ıslaha karşı zamanaşımı defi nedeniyle davacının taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddini; aksi kanaat olması halinde ise davacıya hizmet tespit davası açması için süre verilmesini ya da davacının son işvereni T...

Kart Pazarlama A.Ş. davaya dahil edilerek davacıya ait işyeri özlük dosyasının temininden sonra bilirkişi raporu aldırılarak buna göre karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvurusunda belirttiği gerekçelere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı Şirkete ait işyerinde geçen hizmet süresi ve davacının almış olduğu ücretin miktarına ilişkin tespitlerin yerinde olup olmadığı, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve taraf teşkilinin usulüne uygun sağlanıp sağlanmadığı hususlarındadır.

2. İlgili Hukuk

1.4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) "Yıllık izin ücreti" kenar başlıklı 57 nci maddesine göre;

" İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.

Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır.

Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır.

Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.

Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir.

Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir."

2. 4857 sayılı Kanun'un "Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti" kenar başlıklı 59 uncu maddesi ise şu şekildedir:

"İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez."

3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" kenar başlıklı 31 inci maddesinde; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddiveya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." hükmü bulunmaktadır.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4857 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.

Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır.

6100 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde d, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup; hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilecek, soru sorabilecek ve delil gösterilmesini isteyebilecektir.

Somut uyuşmazlıkta, dinlenilen tanık beyanları (özellikle yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılan davacı tanığı T... E... D... beyanı), dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelere göre, davacının davalı işveren nezdindeki çalışma süresinin 31.03.1993-23.06.2014 tarihleri arasında 21 yıl 2 ay 23 gün olduğu kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Ancak, Mahkemece davacının 21 yıl boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık izin ücreti alacağının hesaplanması ve hüküm altına alınması hatalı olmuştur. Zira, davalı cevap dilekçesinde davacının hak kazandığı yıllık ücretli izinlerini kullandığını, buna ilişkin belgenin sunulduğunu belirtmiştir.

UYAP üzerinden yapılan kontrolde, cevap dilekçesinin ekinde davacının 01.08.2006-17.08.2006 tarihlerinde yıllık izin kullanma talebine ilişkin imzalı dilekçesinin yer aldığı görülmüştür. Ancak 2006 yılının Ağustos ayına ilişkin imzalı ücret bordrosu da cevap dilekçesi ekinde yer almakta olup. 21 gün çalışma karşılığı 371,70 TL tahakkuk içerdiği; yıllık izin ücreti tahakkukuna ilişkin kısmın ise "0.00" şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır.

Dolayısıyla gerek söz konusu belge içeriği gerekse de davacının 21 yıl hiç izin kullanmadan çalışmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususu dikkate alınarak hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde, davacı asılın çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanının alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

23.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/4840, K. 2022/6356, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4840
Karar No
2022/6356
Tarih
23 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/4842 K.2022/5754
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/4842 K.2022/6748
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/4843 K.2022/6426
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/4843 K.2022/10028
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/4843 K.2022/7671
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/4843 K.2022/5652

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.