İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5400 K.2022/10502

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5400Karar2022/10502Tarih27 Eylül 2022Okuma7 dk · 1.453 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/5400 E., 2022/10502 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Eylül 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.453 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı ve davalı vekillerince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.09.2022 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat İpek Gülce Önal Karaca geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankada 03.10.2005-08.03.2016 tarihleri arasında raportör avukat olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin davalı Banka tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının alacaklarını tahsil etmek için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalı Bankanın ... sözleşmesinin eki mahiyetindeki banka iç mevzuatına aykırı olarak ücret benzeri ödemelerden kesinti yaptığı ve gelir kaydettiğinin öğrenildiğini, davalının yapılan kesintileri gizlediğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, karşı taraf vekâlet ücretinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na göre ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili Bankanın sözleşmeli avukatlar ile imzaladığı sözleşme kapsamında karşı taraf vekâlet ücretinin %50'sini aldığını, bu tutarın bir bölümünün kadrolu avukatlara performans bonusu olarak dağıtıldığını, dava konusu kesintinin işverenin eşit davranma borcunun gereği olduğunu, bu kesintilerin işyeri uygulaması hâline geldiğini ve davacının çalışmaya başladığı tarihten önce yürürlükte olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...

Davacı tarafça davalı bankanın iç mevzuatı gereği sözleşmeli avukat tarafından tahsil edilen tutarların % 50'sinin avukatlara dağıtılması gerektiği ancak % 25'inin dağıtılacak hesaba katıldığı bu nedenle % 25 ayrımdan doğan vekalet ücreti alacağı bulunduğunu ayrıca kalan % 25 i için ikinci bir kesinti yapıldığını iddia etmiştir. Taraflar arasında KTVÜ ücretinin ücret alacağı olup olmadığı hususunda ihtilaf bulunmaktadır. ...

Barosu hakem kurulunun 2002/229 Esas , 2003/173 Karar sayılı kararında, Avukatlık yasasının 164/son hükmü gereğince KTVÜ ücretlerinin avukatlar arasında dağıtılmasına karar verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında takip işleri uygulama esasları gereğince bankaya vekalet ücreti olarak gelen % 50 paranın tamamının hukuk müşaviri, müşavir ve avukatlara ait olduğu düzenlenmiş ve 2009 yılına kadar ödemenin yapıldığı ancak bundan sonra kesinti yapılmaya başlandığı anlaşılmıştır.

4857 sayılı yasanın 22. Maddesi gereği çalışma koşullarında esaslı değişiklik ancak işçiye yazılı bildirim sureti ile yapılabilir ve şekle uygun yapılmayan ya da 6 ... gün içerisinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. Davalı işyerinde, davacı işçiden 4857 sayılı yasanın 22. Maddesi kapsamında yazılı onay alınmadığından, yapılan değişikliğin davacı işçiyi bağlamadığı kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı borçlunun borç tutarını hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde bildiğini ve bu anlamda dava konusu alacağın likit olduğunu, bu sebeple İlk Derece Mahkemesinin icra inkar tazminatının reddine yönelik kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı borçlunun takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden bahisle işlemiş faiz alacağı talebinin reddine karar vermiş ise de taraflar arasındaki sözleşme ve davalı Bankanın iç mevzuatı uyarınca vekâlet ücreti adındaki ücretin ödeme zamanının açıkça belli olduğunu,

belirtilen tarihte vekâlet ücreti adındaki ücretin tam olarak ödenmemesi hâlinde davalının temerrüte düşeceğinin açık olduğunu ileri sürerek işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu alacak ek ödeme niteliğinde olmasına rağmen faiz türü İlk Derece Mahkemesince yanlış değerlendirilerek yasal faiz değil de mevduat faizi uygulanmasının hatalı olduğunu, karşı taraf vekâlet ücretlerinden %25 tutarındaki kesintilerin davacı çalışmaya başlamadan önce uygulanan bir kesinti olduğunu, 4857 sayılı ...

Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22 nci maddesi anlamında kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, ayrıca karşı taraf vekâlet ücretlerinden yapılan kesintilerin dağıtım havuzuna aktarılmadan önce müvekkili Bankanın tasarrufu ve mülkiyetindeyken yapılan bir kesinti olduğunu, diğer %30 tutarındaki kesintilerin de eşitlik ilkesine uygun olarak emsal çalışanların ücret skalasında meydana gelen bozukluğu düzeltmek amacıyla davalı Bankaca yapılan iyiniyetli bir işlem olduğu hususunun İlk Derece Mahkemesince nazara alınmadığını, kesintiye rağmen davacının gelirinde azalma olmayıp tam tersi artış meydana geldiğini,

bu şekilde çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin giderildiğini, uzun süre işverenin ücret uygulamasına karşı çıkmamış olan davacının daha sonradan açtığı bu davada iyiniyetli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...

Somut olayda ise; dosya kapsamında KTVÜ ile ilgili açıkça bir ödeme gününün kararlaştırılmamış olması, talep edilen ücretin ek bir ödeme niteliğinde olması ve davalının takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğünün ispatlanamamış olması nedeniyle Yerel Mahkemece işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

...

... akdiyle çalışan davacı avukatın bu değişikliklere ilişkin yazılı muvafakatinin bulunmadığı göz önüne alındığında ... Kanunu 22. maddedeki "işveren ... sözleşmesiyle veya ... sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da ... yeri uygulaması ile oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından 6 ... günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz." şeklindeki amir hüküm karşısında davalı bankanın ... taraflı tasarrufuyla davacı aleyhine yaptığı bu değişikliklerin davacı avukatı bağlamayacağı açıktır.

Ayrıca, davalardan kazanılan karşı taraf vekalet ücretinden %25 kesinti miktarının davalı bankaya geçmesine ve 2009 yılında ise dağıtılan %25 ücretten %30'unun dağıtılmaması yönündeki duyuruyla başlayan uygulamaya uzun süre ses çıkarmadığı ileri sürülerek davacının açtığı bu davada kötüniyetli olduğundan bahsedilemez.

Neticeten davalı banka tarafından yapılan uyuşmazlık konusu % 25’lik ve %30’luk kesintilerin hukuki veya sözleşmesel dayanağı bulunmamaktadır.

Tüm bu kabullere binaen davalı banka tarafından dosyaya sunulan Banka Gelir Hesaplarına Aktarılan (%25 Kesinti Yapılmış Olan) Aylık Dönemler itibariyle Vekalet Ücretleri Banka Geneli ve yine Dönemler İtibariyle Hukuk Müşavirliği Vekalet Ücret Hesabının Toplamları ile davacıya üçer aylık dönemler itibariyle yapılan KTVÜ ödemeler listeleri üzerinden Hukuk Müşavirliğinin davacı için belirlediği dağıtım oranı ve davacıya ödenen tutarların, havuz hesabında toplanan tutarlara bölünmesiyle belirlenen, ayrıca davalı tarafın zamanaşımı def'i nazara alınarak düzenlenen bilirkişi hesap raporunun denetime elverişli, yerleşik yargısal kararlara uygun,

gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmekle bu raporu esas alan Yerel Mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir.

Yine; dava konusu olan ödemeler ücret niteliğinde olmakla faiz türü olarak ... Kanunu'nun 34. maddesinin " .... Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır... " hükmü çerçevesinde dava konusu asıl alacağa -dava dilekçesindeki talep gibi- takip tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı işletilmesinde isabetsizlik görülmemiştir...." gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili; alacak likit olduğundan müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı Bankanın vekâlet ücreti adındaki ücreti üçer aylık dönemde ve ayın son günü hak edilen tutarın %30 kısmını kestikten sonra ödediğini, bu durumda özellikle bu tarihlerde işçilik alacağının %70 oranındaki kısmını ödediği dikkate alındığında ücretin ödenme tarihinin kesin vadeye bağlandığını, temerrüt başlangıcının kesinti tarihi olarak kabulü gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalı vekili; %30 tutarındaki kesintinin ücret skalasında meydana gelen bozukluğu gidermek amacıyla yapılan bir işlem olduğunu, davacının eline geçen ücrette bir azalma meydana gelmediğini, bu durumun çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik olmadığının göstergesi olduğunu, dava konusu kesintilerin yedi yıl sonra ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ödenmesi gereken ücret benzeri alacaklardan yapılan kesintinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik olup olmadığı ve kesintinin davacıya ödenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,

Davalı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5400, K. 2022/10502, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5400
Karar No
2022/10502
Tarih
27 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/5400 K.2022/7282
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5400 K.2022/6621
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5400 K.2022/14093
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5400 K.2022/11899
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5401 K.2022/11900
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/5401 K.2022/6616

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.