İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5611 K.2022/6446

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5611Karar2022/6446Tarih25 Mayıs 2022Okuma7 dk · 1.499 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/5611 E., 2022/6446 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2022
Mahkemesi
... 28. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
... Anadolu 4. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.499 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının hâlen davalı Şirkette şef garson yardımcısı olarak aylık net 2.700,00 TL ücret karşılığında çalıştığını ileri sürerek ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiş; dilekçe içeriğinde çalışma süresine ilişkin beyanda bulunmamıştır.

2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacının 01.05.2008-11.02.2017 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini fazla çalışma alacaklarının ve ücretinin ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, 05.10.2016- 11.02.2017 tarihleri arasında yapılan çalışma için ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Şirket vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davalının işletmeyi 06.06.2016 tarihinde devraldığını, dolayısıyla işletmeyi devredenlere davanın ihbarı gerektiğini, sözleşmenin 4 üncü maddesi uyarınca 01.06.2016 tarihinden önceki işçilik alacaklarından devredenlerin sorumlu olduğunu, davacının 01.06.2014 tarihinde işe girdiğini, işyerinde fazla çalışma olmadığını, karşılığının ödendiğini ve tatil günlerinde de çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Şahıslar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak kendilerinin tüm hisselerini devrettiklerini, tüzel kişiliğin hâlen faal olduğunu, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, pay devir sözleşmesinin iptali için ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/902 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, sözleşmenin 4 üncü maddesi gereği kendilerinin 01.06.2016 tarihine kadar sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan kanıtlara ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak; "... Dava dışı Namlı Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. , ...Şarküteri ve Yemek Serv. San. Tic. Ltd. Şti, Tasfiye halinde Namlı Et Gıda Paz. Dağ. ve Tic. A.Ş. İle davalı şirket arasında organik bağın olduğunun dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı,

Diğer davalıların davalı ...Restorant Tur İşlt San Ve Tic Ltd Şti'nin eski paydaşları olduğundan pay devri sözleşmesi gereği devir öncesi tarihler için tüzel kişilik perdesinin aralanarak davalıların sorumlu tutulmaları talep edilmiş ise de; davalıların devreden işveren olmadığı, şirket ortakları oldukları, davacının davalı şahısların nezdinde çalışmadığı, davalı şirket bünyesinde çalıştığı, davacının işverenin değişmediği,

davalıların şirket yetkilisi olarak limited şirketin sorumlu olduğu borçlardan sorumlu tutulmalarını gerektirecek herhangi bir sebep olmadığı anlaşıldığından birleşen dosyada davalılar yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği, ..." gerekçesiyle birleşen davada davalılar yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; asıl dava yönünden ise davacının tanıklarla ortak çalıştığı dönemler dikkate alınarak ayda 3 hafta, haftada 32,5 saat fazla çalışma yaptığı;

yine duruşmada dinlenen tanık anlatımlarına göre davacının resmî bayramların tamamında, dinî bayramlarda ise 2 gün haricinde çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmış; birleşen dava yönünden de davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek kıdem tazminatına hükmedilmiş, 20 günlük yıllık izin alacağı olduğu kabul edilerek ücret alacağına hükmedilmiş, talep edilen döneme ilişkin ispatlanamadığı gerekçesiyle fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücreti talepleri ise reddedilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; asıl ve birleşen dava yönünden hükmedilen vekâlet ücretlerinin hatalı olduğunu, asıl davadaki talepleri kabul edilmesine karşın asıl dava yönünden lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, fazla çalışma alacağının kısmen kabul edilmesinden dolayı karşı vekâlet ücreti çıkmaması gerektiğini, sair alacak kalemleri yönünden de kabul ve ret oranları incelendiğinde davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hukuka aykırı ve yersiz olduğunu,

4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 6 ncı maddesine göre işyerinin veya bir bölümünün devri hâlinde devreden işverenin sorumluluğunun devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlarla sınırlı olduğunu, devreden işverenin devir tarihinden itibaren 2 yıl süreyle sorumluluğunun bulunduğunu ve davanın 2 yıllık yasal sürede açıldığını, kıdem tazminatını düzenleyen mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğini, Mahkemenin birleşen davada davalılar yönünden ret kararı vermesinin yasalara ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...

Davacı vekili mahkemenin birleşen davalılar yönünden davayı reddetmesine itiraz etmiş, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesi anlamında iş yeri devri olduğunu belirtmiş, delil olarak da birleşen dosya davalıları ..., ..., ... ve ... ile dava dışı ... arasında düzenlenen pay devir sözleşmesinin 4. Maddesine dayanılmıştır. Tüm bu deliller kapsamında olayda iş yeri devri olup olmadığı konusundaki uyuşmazlık incelenmiştir.

4857 sayılı İş Kanunun 6. Maddesinde " İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer." demekle birlikte bu maddede yer alan devir, iş yeri veya iş yerinin bir bölümünün başka birine devri olup( gerçek kişi tüzel kişi veya tüzel kişi gerçek kişi vb.), ortaklar arasındaki değişiklik değildir.

Şöyle ki, davacının incelenen sigorta kayıtlarından da davacının tüm çalışma döneminde davalı ...Restaurant Turizim İş. San. ve Tic. Ltd. Şti. De çalıştığı görülmekle, buradaki sorunun limited şirketi ortaklarının sorumluluğu bakımından çözülmesi gerekmektedir. Buna göre, TTK 602.

Maddesinde açık bir şekilde " (1) Şirket, borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece malvarlığıyla sorumludur." demekte olup, emredici bu kanun hükmü karşısında şirketin borçlarından birleşen dava davalıları ..., ..., ... ve ... ın yapılan pay devir sözleşmesinde düzenlenen bir madde ile sorumluluklarının bulunduğunu kabul etmek mümkün değildir.

Ayrıca Söz konusu pay devir sözleşmesi birleşen dava davalıları ..., ..., ... ve ... ile dava dışı Ramazan Kırbaç ın şirket iç ilişkilerine ilişkin olup, bunun iş yeri devri olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir.

Buna göre, davacının çalışmalarını davalı şirkette devam ettirdiği anlaşılmakta olup, davacının işvereni şirket olup, işveren sıfatı olmayan ortaklara husumet yöneltilemeyeceğinden ve gerçek kişi hakkında dava açılamayacağından davacı vekilinin bu itirazı kabul edilmemiştir.

Davacı vekilinin asıl dava yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik itirazı bakımından ise, asıl davada davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedildiği, ayrıca davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu itirazı da kabul edilmemiştir. ..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; asıl ve birleşen dava yönünden hükmedilen vekâlet ücretlerinin hatalı olduğunu, 4857 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre işyerinin veya bir bölümünün devri hâlinde devreden işverenin devir tarihinden itibaren 2 yıl süreyle devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan sorumlu olduğunu, davanın 2 yıllık yasal sürede açıldığını, birleşen davada davalılar yönünden ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasında, davalı Şirketteki paylarını devreden davalı Şahısların, davacının işçilik alacaklarından sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ve hükmedilen vekâlet ücretleri konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

2. İlgili Hukuk 1.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) "Limited Şirket" başlıklı altıncı kısmının "Tanım ve Kuruluş" başlıklı birinci bölümünün "Kavram" kenar başlıklı 573 üncü maddesinin ikinci fıkrası şöyledir; "Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler."

2. 6102 sayılı Kanun'un "Ortakların sorumluluğu" kenar başlıklı 602 nci maddesi ise "Şirket, borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece malvarlığıyla sorumludur." düzenlemesini içermektedir.

3. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri.

3. Değerlendirme

1.Somut olayda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...Restaurant Turizim İş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olan davalılar ..., ..., ... ve ...'ın Şirketteki hisselerini pay devir sözleşmesi ile dava dışı ...'a devrettikleri, Şirketin ortaklık yapısında değişiklik olduğu, pay devrinin işyeri devri anlamına gelmediği ve bu nedenle 4857 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin somut olayda uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun uyarınca limited şirket ortaklarının şirketin borçlarından sorumlulukları bulunmadığından, birleşen davada davalı Şahıslar hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesi de isabetlidir.

2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre asıl ve birleşen davada hükmedilen vekâlet ücretlerinin de Tarife hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kararın gerekçesi dosya kapsamına uygun olup davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5611, K. 2022/6446, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5611
Karar No
2022/6446
Tarih
25 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5612 K.2022/6869
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/5612 K.2022/5818
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5613 K.2022/6345
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/5613 K.2022/6113
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5613 K.2022/8513
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5614 K.2022/6346

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.