İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5685 K.2022/6355

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/58 Esas, 2020/229 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5685Karar2022/6355Tarih23 Mayıs 2022Okuma10 dk · 1.935 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/5685 E., 2022/6355 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2022
Mahkemesi
... 10. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
Isparta İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.935 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/58 Esas, 2020/229 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2020 tarih ve 2020/2512 Esas, 2020/2800 Karar sayılı kararı ile uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin söz konusu kararının ortadan kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince, kapsama alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine; davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 06.09.2011 tarihinde ocak usta başı olarak işe başladığını, 16.12.2017 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, işyerinde kavga ettiği gerekçesi ile savunması alınmadan, olaya ilişkin kişiler dinlenmeden haksız şekilde işten çıkartıldığını, davacının çalışma süresi boyunca kimse ile herhangi bir tartışma yaşamadığını, işverenin davacının uzun yıllar çalışıp kazandığı alacaklarını vermekten kaçınma amacıyla hareket ettiğini, müvekkili davacının işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili kullandırılmadığını, kanuna aykırı şekilde aylık tatil usulü uygulandığını,

yıllık ücretli izin, resmî tatil ve bayram tatili gibi yasal izinlerinin kullandırılmadığını, izin kullandıkları takdirde aylık çalışma karşılığından kesildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bu yüzden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının 06.09.2011 tarihinde davalı Şirkette ocak ustabaşı olarak çalışmaya başladığını, davacının 13.12.2017 tarihinde Şirket çalışanlarından V.K. ile tartışmaya girerek bu kişiyi darp ettiğini, davalı işverenin her iki taraftan da savunma istediğini, V. K.’nin savunmasını verdiğini, davacının savunma vermekten kaçındığını, işbu kavgayı Şirket çalışanların gördüğünü ve olayın tutanak altına alındığını,

bahse konu olayın hemen sonrasında davacının kavga ettiği V. K.’nin iş sahasında iken 112 Acil Çağrı’yı arayarak ihbarda bulunduğunu, bunun üzerine jandarmaya haber verildiğini ve jandarma tarafından bir kısım işlemlerin gerçekleştirildiğini, bu olay neticesinde Şirketin itibarı zedelenerek çalışanların huzurunun kaçtığını, davacının kavgacı bir kişiliğe sahip olduğunu, daha öncesinde de Şirket çalışanlarından A.

Ö. ile tartışma yaşadığını, olayın dosya kapsamında bulunan tutanak ile sabit olduğunu, ayrıca işverenin eşit işlem ilkesine uygun olarak davacı ile birlikte kavgaya karışan V. K.’nin de iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (d) alt bendi uyarınca feshettiğini, davacının çalışma koşullarına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve talep konusu alacaklara hak kazanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işyerinde başka bir çalışan ile kavga etmesi sonucunda işten çıkartıldığı, ancak bir kısım davacı tanık beyanlarına göre davacı ile V.K. isimli çalışan arasındaki kavganın davacının V.K.’yi mesai saatleri ve çalışma konusunda uyarması nedeniyle meydana geldiği, beyanlara göre V.K.'nin işi sürekli savsakladığı, davacının iş konusunda uyardığı, kavganın V.K.'nin davacıya saldırması sonucu meydana geldiği,

davalı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle ve tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğini ispat etmek adına dosyaya somut, inandırıcı ve yeterli deliller sunulmadığı, işyerinde yaşanan kavga olayında davacının bir kusurunun bulunmadığı, davacının uyarması sonucu kendisine yönelik saldırı sonucunda kavganın yaşandığı, davacıya isnat edilen olayların haklı nedenle feshi gerektirmediği, fesihten önce ihbar önellerine riayet edilmediği, bu sebeplerle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının haftada 7 gün çalıştığı, hafta tatilinin toplu olarak kullandırıldığı,

buna göre davacının ayda bir hafta tatili kullandığının kabulü gerektiği, davacının haftada 9 saat fazla çalışma yaptığı, dinî bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı; ancak söz konusu çalışmaların karşılığının ödendiğinin işverence ispat edilmediği, davacının ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağının da bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı Şirketin 16.12.2017 tarihinde haklı bir sebep olmaksızın iş sözleşmesini feshettiğini, savunmasının alınmadığını, herhangi bir araştırma yapılmadığını, davalı işyerinde hafta tatili olmamakla beraber kanuna aykırı olarak aylık tatil usulü uygulandığını, aylık kullanılan izinlerin de ücretsiz izin kullanmışcasına yevmiyesinden kesildiğini, müvekkilinin fazla çalışma ücreti alacağının da bulunduğunu, bilirkişi raporunda eksik hesaplama yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili Şirketin kavga eden ve birbirini darp ettiği ikrarlarla ortada olan iki çalışanını derhâl işten çıkardığını, eşit davranma yükümlülüğüne uygun davrandığını, Mahkemenin hukuka uygun şeklide sundukları deliller yokmuş gibi ismini dahi geçirmeden ve delillerini irdelemeden karar verdiğini, anayasal hakları olan adil yargılanma haklarının açıkça ihlal edildiğini, müvekkili Şirketin bütün tutanakları tuttuğunu, feshin son çare olması ilkesi kapsamında hem davacıdan hem de kavga ettiği V. K.'den savunma istediğini, ocak çavuşu olarak görevlerinden biri iş disiplinini sağlamak olan davacının,

bu göreviyle de bağdaşmayacak şekilde işyerinde kavgaya sebebiyet vermesi, küfürlü konuşması, başka bir işçiyi darp etmesi, işyerinin huzurunu bozması ve müvekkili Şirket tarafından talep edildiği hâlde savunma vermekten imtina etmesi doğrultusunda iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (d) alt bendi uyarınca haklı sebeple derhâl feshedildiğini, davacı tanıklarının müvekkili Şirkete karşı aynı istemle açtıkları davalar bulunması sebebiyle tanıklıklarına ve beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, davacının fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti,

ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını, davacının ocak kapalı olduğu sürede yıllık izinlerini kullandığını, ayrıca davacıya yıllık izin ücreti alacağına mahsuben ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin Mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusu bakımından ise ocak çavuşu olarak çalışan davacının işyerinde şoför olarak çalışan V. K. isimli çalışan ile şantiye sahasında tartıştığı ve kavga ettiği, şantiye şefi A.

U.’nun tarafları ayırmaya çalıştığı ancak ayıramadığı, davacının elinde taş olduğu, taş ile kavga ettiği işçiye vurmaya çalıştığı, diğer işçinin de davacıyı engellemeye çabaladığı bu sırada kavganın tarafı olan şoförün üzerinin yırtıldığı, bu sırada davacının diğer işçinin kolunu ısırdığı, bu olay nedeni ile davalı işverence davacının savunmasının talep edildiği ancak davacının savunma vermekten imtina ettiği, meydana gelen kavga olayını Şirket çalışanları A. U. ve Ö.

K.'nin gördüğü, Mahkemece tutanak tanığı olan işbu tanıkların dinlendiği, tanıkların tutanak içeriklerini ve meydana gelen olayı doğruladığı ve dosyada bulunan diğer belge ve kayıtların da davacı eylem ve davranışlarını ispatlar nitelikte olduğu, işverence davacıyla birlikte kavganın tarafı olan diğer işçinin de işten çıkarılarak eşit işlem borcuna riayet edilmesi karşısında feshin haklı nedene dayandığı ve bu durumun ispatlandığı anlaşıldığından davacının iş sözleşmesinin 16.12.2017 tarihinde haklı nedenle feshedilmesi karşısında kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulünün hatalı olduğu,

davalının bu yöne ilişkin istinafının yerinde bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddi ile diğer alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sahadan sorumlu çalışan olduğunu, işyerinde makinelerin iyi çalışmasını temin etmek, iş dağıtımını yapmak, üretimin kalitesini ve randımanını kontrol etmek, iş disiplini ve güvenliğini sağlamakla görevli olduğunu, kavganın diğer tarafı olan kişinin kamyon şoförü olarak çalıştığını, olay günü kamyona mermer yüklendiğini, ancak sahadan kamyonu çıkarmadığını, davacı müvekkilinin “bekleme yapma, çıkar kamyonu diğer kamyon bekliyor, bu seni kaçıncı uyarışım” şeklinde kendisini uyararak iş sahasının kontrol ve disiplini görevini ifa ettiğini;

ancak kavganın diğer tarafı olan kamyon şoförünün, “sana mı soracağım ne yapıp ne yapmayacağımı" diyerek eline geçirdiği bir taş parçasıyla müvekkilinin üzerine yürüdüğünü, müvekkilinin şoförün üzerine gelmesiyle elindeki taşı bıraktırmak için elini tutup ısırdığını ve taşı düşürdüğünü, daha sonra ise ocakta maden mühendisi olan A. isimli şahsın olayı görüp müdahale ettiğini, davacı müvekkili tarafından karşı tarafa bir saldırı olmadığını, sadece kendisini koruma amacıyla hareket ettiğini, dinlenen tanık beyanları ile bu hususların doğrulandığını, davalı tanıklarının kulaktan dolma bilgi sahibi olduğunu,

davacının savunması alınmadan ve diğer çalışana sataşması olmadan ilk haksız hareketin sahibi kavganın diğer tarafı olan kamyon şoförü olduğu hâlde işten çıkarılmasının haklı sebeple fesih olarak kabulünün hukuka aykırı olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı işverence gerçekleştirilen feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.4857 sayılı Kanun'un "İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı" kenar başlıklı 25 inci maddesinin ilgili bölümü şu şekildedir: "Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: ...

II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri

...

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.

..."

2. 4857 sayılı Kanun'un "Derhal fesih hakkını kullanma süresi" kenar başlıklı 26 ncı maddesi şöyledir:

"24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.

Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır."

3. 4857 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun (1475 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin ilgili bölümleri şöyledir:

" Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin [4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin] II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

...

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır...."

Değerlendirme

Dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları ve davacının açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde; ocak çavuşu olarak çalışan davacının 13.12.2017 tarihinde işyerinde şoför olarak çalışan V. K. isimli çalışan ile şantiye sahasında tartıştığı ve kavga ettiği, şantiye şefi A. U.’nun tarafları ayırmaya çalıştığı ancak ayıramadığı ve kavga sırasında davacının diğer işçinin kolunu ısırdığı ihtilaf dışıdır.

Tutanaklar ile sabit olduğu üzere, davacı ile diğer dava dışı çalışan arasında sataşmanın etkisine göre davacının ısırma eyleminde aşırılık söz konusu olup bu durumun işyeri düzenini olumsuz yönde etkilediği ve 16.12.2017 tarihinde iş sözleşmesinin işverence feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilmelidir. Öte yandan, işverence davacıyla birlikte kavganın tarafı olan diğer işçi de işten çıkarılarak eşit işlem borcuna riayet edilmiştir.

Yukarıda belirtilen dosya kapsamına uygun gerekçelere dayanan davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu değerlendirilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeple; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5685, K. 2022/6355, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5685
Karar No
2022/6355
Tarih
23 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5685 K.2022/8199
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5686 K.2022/6511
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5686 K.2022/7587
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5687 K.2022/6043
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5687 K.2022/7208
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5688 K.2022/8354

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.