İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5786 K.2022/8076

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının…

Esas2022/5786Karar2022/8076Tarih21 Haziran 2022Okuma10 dk · 1.954 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/5786 E., 2022/8076 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Haziran 2022
Mahkemesi
... 28. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
... 22. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.954 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.06.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... Güven ile davacı adına vekili Avukat Kutlu Öncü Uçum geldiler.

Dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.10.1996-30.06.2013 tarihleri arasında 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun (5953 sayılı Kanun) kapsamında çalıştığını, davacının çalıştığı işyerleri ile davalı işveren arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, davacının aylık ortalama 40.000,00 TL ücret aldığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini, fesihle birlikte herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin 2006 yılında sona erdiğini, iş sözleşmesinin ikale sözleşmesi ile feshedildiğini, davalı işyerinin ... bünyesinde iken Şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konulduğunu ve dava dışı ... Görsel Televizyon Prod. A.Ş.'ye devredildiğini, davacının 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) kapsamında çalıştığını, ücretinin bordrolarda tahakkuk ettirilen tutar olduğunu, tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2018 tarihli ve 2016/31 Esas 2018/295 Karar sayılı ilâmı ile;

"...

Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bordroların incelenmcsinde,davacının en son ücretinin net 6.000,00 TL üzerinden tahakkuk ettirildiğinin görüldüğü;buna rağmen Ocak 2006 ayına ait çıplak ücretinin brüt 42.475,19 TL üzerinden tahakkuk ettirildiği, dolaysıyla davacının 2006 yılı itibariyle ücretinin brüt 42.475,19 TL olduğu,bu tutarın o dönemki asgari ücrete oranının ise (42.475,19TL/531TL=) 79,99 katına tekabül ettiği,bu oran üzerinden hareket edildiğinde davacının Haziran 2013 ayı itibariyle ücretinin brüt (978,60x79,99=) 78.278,21 TL’ye tekabül ettiği ancak davacı vekili davacının en son 40,000,00 TL ücret aldığını kabul ettiği anlaşılmakla davacının ücret alacağı hesaplanmıştır.

Davacının hizmet süresinin 5 yılı aştığı, buna göre iş akdinin feshi için gerekli olan ihbar önel süresinin 3 ay olduğu anlaşılmakla davacının ihbar tazminatı alacağı hesaplanmıştır.

Basın İş Kanunu’nun 21 .maddesinin l.fıkrasında “Günlük bir mevkutede çalışan bir gazeteciye, en az bir yıl çalışmış olmak şartıyla, yılda dört hafta tam ücretli izin verilir. Gazetecilik mesleğindeki hizmeti on yıldan yukarı olan bir gazeteciye, altı hafta ücretli izin verilir.

Gazetecinin kıdemi aynı gazetedeki hizmetine gorc değil meslekteki hizmet süresine göre hesaplanır." hükmünün bulunduğu görülmekle davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, davacının 01.06.1981 yılında Basın İş Kanunu'na tabi olarak çalıştığı,davalı işyerinde işe başladığında mesleğindeki kıdeminin 5295 gün (14 yıl 8 ay 25 gün) olduğu ve aynı kanunun 21.maddesinin 04,01.1961 yılında yürürlüğe girmesi karşısında hak etmiş olduğu yıllık ücretli izin gün sayısı,16yılx42gün=672 GÜN olup,

davacının izinlerinin kullandırıldığına veya karşılığı olan ücretin ödendiğine dair herhangi bir delilin sunulmadığı;buna göre davacının talep edebileceği yıllık ücretli izin alacağı,fesih tarihindeki ücreti ve fesih tarihindeki SGK tavanı üzerinden kesinti yapılarak hesaplanmıştır.

Her ne kadar davalı işveren vekili iş akdinin ikale yolu ile sona erdiğini iddia etmiş ise de ikale sözleşmesi olarak belirtilen 09/02/2006 tarihli Fesihname Umumu İbraname ve Feragatname başlıklı yazının incelenmesinde, davacıya herhangi bir tazminat ödemesinin yapılmadığı sadece fazla mesai ücreti, prim ve ikramiye yönünden çek verileceğinin belirtildiği, davacıya çek verildiğine ve çeklerin davacı tarafından tahsil edildiğine dair de herhangi bir delilinde sunulmadığı,

kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra ek menfaat almayan davacı ile ikale sözleşmesinin yapıldığından bahsedilmesinin söz konusu olamayacağı, kaldı ki davacının adı geçen belgeyi imzaladıktan sonra da kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiği ve en son işten ayrılış sebebinin kod:4(belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirmeden feshi) olarak bildirildiği,

davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi gerektiği kanaatine varılmış, diğer işçilik alacakları da olduğu görülmüş, ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2018/4760 Esas 2021/1374 Karar sayılı ilâmı ile;

"...

Somut uyuşmazlıkta; davacının davalı nezdinde en son spor müdürü olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ayrıca davacı basın kartı sahibi olup, hizmet dökümünde derece kodu:2 olarak gösterilmiştir. Dosyadaki mevcut delillere göre davacının yaptığı işin fikir ve sanat işi olduğu ve davacının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında kaldığı anlaşıldığından mahkemece uyuşmazlığın bu kanun kapsamında çözümlenmesi isabetli bulunmuştur. Aksine itirazların reddi gerekmiştir.

...

Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, tanık anlatımları, ticaret sicil kayıtları, mail ve haber çıktıları, davacının çalıştığı programların yayınlandığı televizyonlar ve televizyonların bağlı olduğu şirketler arasında organik bağ ile yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dosyalar göz önüne alındığında; davacının her üç şirketteki çalışmalarının birleştirilerek kıdem süresinin hesaplanması dosya içeriğine uygun bulunmuştur. Davacı işçi, iş akdinin Haziran 2013 tarihinde sona erdirildiğini ileri sürdüğünden, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da işten çıkış tarihinin 30/06/2013 tarihi olarak kabul edilmesi yerindedir. Davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

...

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; davacının talebi ile bağlı kalınarak, sunulan ücret bordrolarına göre davacının 2006 yılına ait ücreti tespit edilmiş, iş akdinin feshi tarihindeki ücreti ise, tespit edilen ücretin o dönemdeki asgari ücrete oranı bulunarak belirlenmiştir. Ücret tespitine ilişkin Yerel Mahkeme kararı usul ve yasa ile dosya içeriğine uygun bulunmuş, aksine itirazlar yerinde görülmemiştir.

...

Dosya içerisindeki 09/02/2006 tarihinde imzalanan "fesihname, umumi ibraname ve feragatnamedir" başlıklı belgenin incelenmesinde; "karşılıklı anlaşma suretiyle iş sözleşmesinin sona erdiğinin, 2005 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ile 2006 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin toplam 198.985,91 TL tutarındaki ücret, fazla mesai, prim ve ikramiye alacaklarına ilişkin 6 adet çek verileceğinin belirtildiği", çeklerin davacı tarafça tahsil edildiğine dair dosyada bir delil olmadığı gibi, ikale sözleşmesi gereği davacıya ücretlerinin haricinde kıdem tazminatı veya ek ücret ödeneceğinin de kararlaştırılmadığı,

kaldı ki davacının işbu belgeyi imzaladıktan sonra dahi organik bağ içerisinde olan dava dışı şirkette çalışmaya devam ettiği ve işten çıkış kodunun 05/08/2013 tarihinde, kod (4) - (Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak belirtildiği dikkate alındığında, mahkemece iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü doğrudur.

Aksine itirazların reddi gerekmiştir.

...

Davacı asilin beyanları doğrultusunda her yıl 10 gün yıllık izin kullandığı, 16 yıllık hizmet döneminde 160 gün izinli olduğu kabul edilerek davacının bakiye 672 - 160 = 512 gün yıllık izin günü ücret alacağı bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre 20/11/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda hesaplandığı gibi davacının 512 gün yıllık izin alacağına karşılık hak kazandığı alacağı net 682.666,67 TL'dir.

...

Somut olayda, davacı basın işçisi olduğundan, kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, en yüksek banka mevduat faizi uygulanması hatalıdır. Davalı vekili bu yöndeki istinaf isteminde haklı görülmüştür.

...

Davacı tarafça keşide edilen 23/10/2015 tarihli ihtarnamede, 08/02/2006 tarihine kadar doğan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacakları talep edilmiş ise de, söz konusu alacaklar feshe bağlı alacaklar olup, davacının iş akdinin 08/02/2006 tarihinde feshedilmediği kabul edildiğine göre işbu ihtarname ile söz konusu alacaklar yönünden davalının temerrüte düşürüldüğünden de söz edilemez. Davalı vekili istinaf isteminde haklı olup, dava konusu alacakların dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilerek tahsiline karar vermek gerekmiştir.

...

Davalı vekili süresi içerisinde zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, dosya içerisindeki talepler kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretine ilişkin olup, tazminat alacakları 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yıllık izin ücreti alacağı ise 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Somut olayda, davacının iş akdinin feshi 30/06/2013 tarihli olup, dava 20/01/2016 tarihinde açılmıştır. Her üç alacak kalemi yönünden de zamanaşımı süreleri dolmamıştır...." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 02.11.2021 tarihli ve 2021/8625 Esas 2021/15271 Karar sayılı ilâmı ile özetle diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, davalı tarafça temyiz aşamasında "fesihname, umumi ibraname ve feragatnamedir" başlıklı belgede belirtilen toplam 198.985,91 TL tutarındaki ödeme için verilen 6 adet çekin ödendiğine ilişkin banka dekontlarının sunulduğu,

ödeme belgesi ve borcu söndüren nitelikte oldukları ve ödeme belgesinin hakkı ortadan kaldıran özelliği nedeni ile yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği, bu nedenle davacıdan davalının savunmasına ve dava konusu döneme ilişkin sunulan belgelere karşı diyeceklerinin sorulması, davalı tarafından sunulan banka dekontlarında belirtilen tutarların davacıya ödenip ödenmediğinin araştırılması ve sonucuna göre dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek talep konusu alacaklar hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...

Yukarıdaki açıklamalara, Yargıtay bozma ilamına, tarafların iddia ve savunmalarına, davacı asilin isticvabına, banka kayıtlarına ve 09/02/2006 tarihinde imzalanan "fesihname, umumi ibraname ve feragatnamedir" başlıklı belgeye ve tüm delillere göre; davalı işveren her ne kadar toplamda 198.985,91 TL tutarındaki 6 (altı) adet çekin karşılığını davacının aldığını ve alacağının kalmadığını, aksi halde ise işbu tutarın alacaklardan mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş ise de, dosyamızda dava konusu edilen alacakların kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin olduğu,

09/02/2006 tarihli belgede ise davacıya çek yoluyla ödendiği belirtilen 198.985,91 TL'nin açıkça 2005 yılı Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2006 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücret ve fazla mesai-prim-ikramiye alacaklarına ilişkin olduğunun belirtildiği, davacının da isticvabında bu hususu doğruladığı, bu durumda davacının 6 adet çeki bizzat kendisinin tahsil ettiği kabul edilse dahi, söz konusu tutarın davacının hak kazanmış olduğu kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağından mahsubunun mümkün olmadığı;

kaldı ki söz konusu çeklerin davacı tarafından tahsil edildiğinin de dosya kapsamı itibariyle ispatlanamamış olduğu anlaşılmakla, söz konusu çeklerin karşılığı olan 198.985,91 TL'nin hüküm altına alınan alacaklardan mahsubu yoluna gidilmemiştir. Aksine itirazların reddi gerekmiştir..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, ayrı tüzel kişiliği olan davalı Şirket ile dava dışı adresleri farklı olan şirketlerde geçen sürelerden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, organik bağ kabul edilmesi durumunda davacının aynı adreste bulunan Pluton Televizyon Yayıncılık Şirketi ile sözleşme imzaladığını, buna göre iş sözleşmesi devam ettiğinden feshe bağlı haklarının doğmayacağını, ibranamenin geçerli olduğunu ve 15.10.1996-08.02.2006 tarihleri arasındaki dönemin tasfiye edildiğini, davacının ücretinin sözleşmede kararlaştırıldığını ve son ücretinin 6.639,90 TL olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ödeme itirazının bu davada talep edilen alacaklar bakımından dikkate alınıp alınamayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası,5393 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı yararına takdir edilen 3.815,00 TL duruşma vekalet ücreti ile aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5786, K. 2022/8076, 21 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5786
Karar No
2022/8076
Tarih
21 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5787 K.2022/10575
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5788 K.2022/10576
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/5788 K.2022/5320
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5788 K.2022/9385
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5789 K.2022/8079
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5791 K.2022/7686

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.