İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5799 K.2022/6476

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2020/153 Esas, 2020/267 Karar sayılı ilâmıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/5799Karar2022/6476Tarih25 Mayıs 2022Okuma7 dk · 1.475 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/5799 E., 2022/6476 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2022
Mahkemesi
... 3. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
... İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.475 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ve 2020/153 Esas, 2020/267 Karar sayılı ilâmıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 28.06.2021 tarihli ve 2020/1438 Esas, 2021/1609 Karar sayılı kararıyla başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın davanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kararı doğrultusunda araştırma yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türkiye Kömür İşletmelerine bağlı linyit kömür üretiminde faaliyet gösteren...Teknik A.Ş. çalışanı olduğunu, en başından beri davalının asıl işçisi olmasına rağmen muvazaalı olarak alt işveren işçisiymiş gibi gösterilerek haklarının kısıtlandığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini, davacının işyerinde imzalanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya üye olduğunu, işçilik alacakları talep ettiğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı def'i ileri sürerek ve husumet itirazında bulunarak, müvekkilinin işi anahtar teslim iş olarak verdiğini, ihale makamı olan Kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, çalışanların emir ve talimatları ihaleyi alan firmadan aldıklarını, davacının kurum işçisi olmadığını, davacının Kurumun tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmak istediğine dair bir talebi bulunmadığını, Kurumda aldatma kastının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.İhbar olunan firma vekilinin cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin idare tarafından açılan ihaleleri kazanarak kömür üretim işi yaptığını, davalı ile müvekkili Şirket arasındaki ilişkinin ihale usulü ile hizmet alımı işi olduğunu ve muvazaanın söz konusu olmadığını, davacının müvekkili Şirket çalışanı olduğunu, davacının sendika ile müvekkili arasında imzalanmış olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını ve herhangi bir hak kaybının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçersiz olduğu ve davacının Kurum işçisi olarak kabulü ile davacının Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası ile Maden-İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine göre ücretlerinin tahsili gerektiğine ilişkin hükmün Bölge Adliye Mahkemesince davacının sendikaya üyeliğinin alt işverene bildirildiği asıl işverene bildirim yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı,

ayrık durumlar haricinde davacının sendikaya üye olmadan veya dayanışma aidatı ödemeden toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığı bu nedenle öncelikle davacının sendikaya üyeliğinin asıl işverene bildirildiği tarihin davalı işyerinden ve ilgili sendikadan detaylı bir şekilde araştırılması, o dönemdeki toplu iş sözleşmesine göre davacının hangi tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlanacağının belirlenmesi ve bundan sonra yapılacak hesaplamaya göre, eğer ödenmemiş alacakları varsa hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle kaldırılması üzerine,

Mahkemece davacının ihbar olunan firmada çalıştığı, davacının Maden İş Sendikasına üye olduğu, davalı Kurum ile ihbar olunan arasında muvazaa ilişkisinin sabit olduğu, davalı Kuruma yazılan müzekkerede davacının sendika üyeliğinin davalı Kuruma bildirilmediği, Maden İş Sendikasına yazılan müzekkereye verilen cevapta işçinin sendika üyeliğinin asıl işverene bildirilmesi usulünün olmadığı,

bu sebeple davacının üyeliğinin davalı Kuruma bildirilmediği anlaşıldığından davacının toplu iş sözleşmesinden doğan alacak taleplerinin reddine, ancak davacı 6772 Sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) gereği ilave tediye alacağına hak kazandığından bu alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle asıl işverene sendika üyeliği bildirimi yapılmadığı hâlde davacı ile aynı durumda olan yüzlerce çalışma arkadaşının açmış olduğu davaların lehlerine sonuçlandığını ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını aldıklarını, hâl böyleyken bir anda tüm kademeli yargı mahkemelerinde görüş değiştiğini, bu durumun mağduriyet ve ikilik oluşturduğunu, yargıya güven duygularını zedelediğini, davacı ile davası birebir aynı olan ve aynı dönemde açılmış davaların kazanıldığını, işbu davanın emsal davalar ile çelişmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu,

Hukuk Genel Kurulu kararında dahi işçinin toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklardan yararlanması için muvazaanın varlığının yeterli görüldüğünü ve sendika üyeliğinin bildirilmesi şartının aranmadığını belirterek hatalı olan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile muvazaa olmadığının Yargıtay kararları ile de ortaya konduğunu, davacının Kurum personeli olmadığından ilave tediye ücretine hak kazanmadığını, hesaplamaya esas alınan ücretin tespitinde hata yapıldığını, net ücret üzerinden karar verilmesi gerekirken brüt ücrete göre hüküm verildiğini, faiz başlangıç tarihleri ile faiz türlerinin de hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece yargılama gideri, harçlar ve vekâlet ücreti hesaplamalarının hatalı yapıldığını, dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk şartı olmamasına rağmen Mahkemece hatalı olarak davalı aleyhine ücret takdir edildiğini belirterek hatalı olan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık hâlleri dışında istinaf sebepleriyle bağlı olarak yapılan inceleme sonunda; emsal Yargıtay kararlarında, bilirkişi raporunda sabit olduğu üzere davalı ile ihbar olunan Şirket arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespit edildiği, davalı Kurumun 6772 sayılı Kanun kapsamında olan kurumlardan olduğu, hükmedilen alacak kaleminde zamanaşımı def'inin gözetildiği,

ilgili mevzuat ile Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 16.10.2019 tarihli ve 2016/8003 Esas, 2019/18292 Karar sayılı kararı dikkate alındığında işçilik alacaklarının brüt olarak hüküm altına alınmasında hatalı bir durum olmadığı, hükme esas alınan ve kaldırma kararından sonra düzenlenen ek bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, raporun işyeri ve kurum kayıtlarına uygun olduğu,

sunulan ücret bordroları ile 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun yeraltı maden işçileri için öngörülen ücret düzenlemelerine uygun olarak düzenlendiği ve herhangi bir hesap hatası içermediği, ayrıca hükmedilen alacaklarda faizin niteliği ve faiz başlangıç tarihlerinde ve hükmün fer'i sonuçlarına ilişkin harç, yargılama gideri, ücreti vekâlet düzenlemelerinde ve brüt olarak karar verilmesinde hatalı bir uygulamaya rastlanılmadığı,

kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede, UYAP kayıtlarından davanın 2017 yılında açıldığı, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3 üncü maddesinin, aynı Kanun'un 38 inci maddesi uyarınca 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girdiği,

dava tarihi itibariyle arabulucuya başvuru zorunluğu bulunmadığı gibi dosya içerisinde arabuluculuk tutanağına da rastlanılmadığı halde taraflar aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca Mahkemenin kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek asıl işverene sendika üyeliği bildirimi yapılmadığı halde emsal birçok davada kabul kararı verildiği ve bu kararların kesinleştiği, davaların birbiri ile çelişmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu kadar sürpriz karar yasağına da aykırı olduğu, Hukuk Genel Kurulunca aynı konu ile ilgili olarak verilen kararda muvazaa olgusunun varlığının yeterli görüldüğü ve sendika üyeliğinin asıl işverene bildirilmesinin gerekli olmadığı sonucuna varıldığı iddiasıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek muvazaa olmadığının Yargıtay kararları ile de ortaya konulduğunu, davacının Kurum personeli olmadığından ilave tediye ücretine hak kazanmadığını, hesaplamaya esas alınan ücretin tespitinde hata yapıldığını, net ücret üzerinden karar verilmesi gerekirken brüt ücrete göre hüküm verildiğini, faiz başlangıç tarihleri ile faiz türlerinin de hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderinin hatalı belirlendiğini belirterek hatalı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, muvazaalı olduğu durumda sendika üyeliğinin asıl işverene bildirilmemesi hâlinde asıl işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanılıp yararlanılamayacağı ve ayrıca davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususundadır.

2. İlgili Hukuk 4857 sayılı İş Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, 6100 sayılı Kanun. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 15.09.2021 tarihli, 2021/7688 Esas, 2021/11983 Karar sayılı ve ilâmı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/1773 Esas, 2022/2225 Karar sayılı ilâmı. Yargıtay (Kapatılan) 22 Hukuk Dairesinin 10.11.2016 tarihli ve 2016/26170 Esas, 2016/25527 Karar sayılı kararı vd seri dava dosyalarına ait kararlar.

3. Değerlendirme Bir üst başlıkta yer verilen mevzuat ve emsal kararlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna varılmış olup tarafların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/5799, K. 2022/6476, 25 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5799
Karar No
2022/6476
Tarih
25 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5799 K.2022/8388
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5799 K.2022/12263
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5800 K.2022/8528
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/5800 K.2022/6477
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5801 K.2022/6431
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5801 K.2022/9105

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.