İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/6926 K.2022/8008

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/6926Karar2022/8008Tarih16 Haziran 2022Okuma8 dk · 1.516 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/6926 E., 2022/8008 K.·Bölge Adliye İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2022
Mahkemesi
... 8. Hukuk Dairesi
Dava türü
ALACAK
Mahkemesi
... Batı 4. İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.516 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette elektrik ustabaşı olarak olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin haksız ve ihbarsız olarak işverence feshedildiğini, davacının aylık ortalama net ücretinin 10.000.00 TL olduğunu, çalıştığı sürece davacıya yıllık izin kullanması için izin verilmediğini , haftalık en az 10 saat fazla çalışma yaptırıldığını, ulusal bayram ve genel tatillerde, hafta tatilinde çalışmaya zorlandığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, aylık ücret, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını ,müvekkili Şirketin iş yoğunluğunun arttığı bazı dönemlerde, iş yükünü hafifletmek adına davacı ile taşeron olarak anlaştığını ancak iş sahibi ile yapılan sözleşmeler gereği taşeronluk sözleşmesi akdedilmediğinden davacı ve çalıştırdığı diğer işçilerini kendi sigortalısı olarak göstermek zorunda kaldığını, taraflar arasında bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, emsal ücret verileri araştırıldığında davacının aslında kendi nam ve hesabına çalıştığının anlaşılacağını, müvekkili şirketin çalışanı olduğunu kabul etmemekle birlikte,

işyerinde kanunda belirlenen saatlere uygun biçimde çalışma yapıldığını, ücretlerin tam ve eksiksiz ödendiğini, yıllık izin hakkı bulunmadığını, davacının iş sözleşmesine dayalı olarak bağımlı şekilde çalışmadığını belirterek davanın reddini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işyerinde ekip lideri olarak çalıştığı, diğer işçilerin üstü lideri pozisyonunda olduğu, Şirket tarafından davacının ücret hesabına asgari ücret üzerinden ödemeler yapılmakla birlikte aynı zamanda Şirket müdürü tarafından davacıya "diğer" açıklamalarıyla çeşitli paralar gönderilmiş olduğu, banka hesap hareketleri nazara alındığı ve emsal ücret araştırmalarında davacı işçinin ücretinin aylık 10.000,00TL olduğunun kabul edildiği,

iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatlarını gerektirmeyecek şekilde sonlandığının ispat yükü işverene ait olup ispatlanamadığından işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı ayrıca ihbar öneli tanınmadığından ihbar tazminatı şartlarının gerçekleştiği sonucuna varıldığı, davacının çalışma süresine göre hak kazandığı yıllık izin sürelerinin kullanıldığının ya da karşılığının ödendiğinin ispatlanamaması nedeniyle yıllık izin ücreti alacağının kabul edildiği,

davacının son 1 aylık ücretinin ödendiğinin ispat yükü işverene ait olup usulünce ispatlanamadığından son aya ait ücret alacağının kabulü gerektiği, davacının fazla çalışma yaptığı sürelerin ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığının tanık beyanları ispatlandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvurusunda, davacı ile müvekkili Şirket arasında gerçekte bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, iş yoğunluğunun arttığı bazı dönemlerde, iş yükünü hafifletmek adına davacı ile taşeron olarak anlaşıldığını, ancak iş sahibi ile yapılan sözleşmeler gereği taşeronluk sözleşmesi akdedilemediği için, davacı ve çalıştırdığı işçilerini kendi sigortalısı olarak göstermek zorunda kaldığını, müvekkiline karşı açılmış olan seri davaların davacılarının davacı ile aynı vasıfta aynı işkolunda çalışan işçiler olduğunu,

seri davaların davacıları ile bu dosyada davacının ücretlerinin fahiş farkta belirlenmesinin sebebinin davacıya yapılan ödemelerin diğer davacılara ödenecek ücreti de kapsaması olduğunu, davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığı için talep ettiği alacaklara hak kazanamayacağını, dayandıkları yemin deliline itibar edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde elektrikçi olarak aylık net 10.000,00 TL ücretle çalıştığı, aldığı ücreti banka kayıtları ile ispat ettiği, iş sözleşmesinin iş bitimi sebebiyle feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, kullanmadığı yıllık izinleri bulunduğu, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasını tanık beyanları ile ispat ettiği, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarında %30 oranında indirim yapıldığı, son çalıştığı aydan ücret alacağı bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 8 nci , 37 nci maddeleri ve 32 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 401 inci maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hâllerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

3.4857 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma koşullarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 37 nci maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece resen araştırılmalıdır.

4.Çalışma belgesinde yer alan bilgilerin gerçek dışı olmasının da yaptırıma bağlanmış olması, belgenin ispat gücünü arttıran bir durumdur. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanunun 8 inci ve 37 nci maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir.

Bahsi geçen kurallar, iş sözleşmesinin taraflarının ispat yükümlülüğüne yardımcı olduğu gibi, çalışma yaşamındaki kayıt dışılığı önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu yönde belgenin verilmiş olması ispat açısından işveren lehine olmakla birlikte, belgenin düzenlenerek işçiye verilmemiş oluşu, işçinin ücret, sigorta pirimi, çalışma koşulları ve benzeri konularda yasal güvencelerini zedeleyebilecek durumdadır.

Çalışma belgesi ile ücret hesap pusulasının düzenlenerek işçiye verilmesi, iş yargısını ağırlıklı olarak meşgul eden, işe giriş tarihi, ücret, ücretin ekleri ve çalışma koşullarının belirlenmesi bakımından da önemli kolaylıklar sağlayacaktır. Bu bakımdan ücretin ispatı noktasında delillerin değerlendirilmesi sırasında, işverence bu konuda belge düzenlenmiş olup olmamasının da araştırılması gerekir.

5.Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır.

İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, işçinin sendikalı olması hâlinde sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

6.Somut olayda, davacı elektrik ustası olarak aylık net 10.000,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmiş, davalı taraf ise elektrik ustası olarak çalışan davacının Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, emsal ücretler vs. ile davada talep ettiği ücret karşılaştırıldığında, arada fahiş fark olduğunu belirterek ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını savunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları ve davalı tanıkları ücretin bankadan ödendiğini, elden ödeme olmadığını beyan etmiştir.

Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmış, gelen yazı cevaplarında emsal ücret bilgisinin verilemeyeceğinin belirtildiği görülmüştür. TÜİK verisinde 2014 Kasım ayı aylık ortalama brüt ücretin 3.012,00 TL olarak bildirildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, davacının davalı işyerinde ekip lideri olarak çalıştığı, diğer işçilerin üstü ve lideri pozisyonunda olduğu, Şirket tarafından davacının ücret hesabına asgari ücret üzerinden ödemeler yapıldığı, Şirket müdürü tarafından davacıya "diğer" açıklamalarıyla çeşitli paralar gönderilmiş olduğu, banka hesap hareketleri ve emsal ücret araştırmalarının birlikte değerlendirildiği belirtilerek davacının aylık net 10.000,00 TL ücret aldığı kabul edilmiştir.

7. Bu açıklamalara ve tüm dosya kapsamına göre davacının ücretine yönelik araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece emsal ücret araştırması için çeşitli yazışmalar yapılmış ise de dosyaya sunulan yazı cevaplarında emsal olabilecek ücret bildirilmemiştir.

Mahkemece davacının meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, özellikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerinden faydalanılabileceği göz önüne alınarak emsal ücret araştırması yapılmalı, bu araştırma sonucunda elde edilen verilerle dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek aylık ücret miktarı noktasında bir sonuca gidilmeli ve talep edilen işçilik alacakları buna göre hesap edilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/6926, K. 2022/8008, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6926
Karar No
2022/8008
Tarih
16 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/6927 K.2022/9824
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/6927 K.2022/7986
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/6928 K.2022/7808
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/6928 K.2022/7987
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/6930 K.2022/9250
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/6930 K.2022/7680

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.