İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8967 K.2022/9210

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/8967Karar2022/9210Tarih14 Eylül 2022Okuma6 dk · 1.251 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2022/8967 E., 2022/9210 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Eylül 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.251 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı projelerinde fasılalarla 2011-2013 yılları arasında ağır vasıta şoförü olarak çalıştığını, son net ücretinin 1.200,00 Euro olduğunu, davacıya ayrıca prim ödemesi yapıldığını, hafta içi 7 gün 07.00-19.00/21.00 saatleri arasında çalıştığını, karşılığının ödenmediğini ya da eksik ödendiğini, davacının ... sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) hükümlerinin davada uygulanması gerektiğini, davacının alacak taleplerinin belirlenebilir olduğunu, belirsiz alacak davası ikame edilmeyeceğini, hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının alacak taleplerine karşı zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacının yurt dışı şantiyesinde bakımcı yağcı olarak çalıştığını, davacının 28.07.2011-10.12.2012 ve 13.03.2013-30.11.2013 tarihlerinde Kosova otoyol projesinde çalıştığını, hizmet süresi tespit edilirken dönemsel çalışmaların nazara alınması gerektiğini,

davacının aylık net ücretinin bordrolarda belirlendiği gibi olduğunu, ... bitimi ile ... sözleşmesinin sona erdiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işverene ait ... yerlerinde 2 yıl 1 ay 1 gün hizmet süresinin bulunduğu ve davalıya ait inşaat işlerinde belirsiz süreli ... sözleşmesi ile çalıştığı, davacının ... akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiği yönündeki ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı tarafça bu hususta herhangi bir beyanda bulunulmadığı, davacının tüm yasal haklarını bırakarak işten ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle davacının ... akdinin işverence sona erdirildiği sonucuna ulaşıldığı,

böylece davacının ... akdinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği, davacının kıdem tazminatının ve ihbar tazminatının ödenmiş olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği, davacının fazla mesai yaptığını iddia ederek fazla mesai ücreti alacağı talebinde bulunduğu, buna ilişkin herhangi bir yazılı delilin dosyaya sunulmadığı, davacı tanığı ...'in davalı işverene karşı açılmış davasının bulunduğu, diğer davacı tanığı ...'in ise davasının bulunmadığı, davacının fazla mesai yaptığının davacı tarafça davacı ile birlikte çalışan ve görgüye dayalı bilgisi olan tanık beyanları ile ispatlandığı,

dosyada alınan ve Mahkememizce de benimsenen hesap bilirkişisi ek raporunda her bir alacak kaleminin zamanaşımı ve yapılan ödemeler de dikkate alınarak ayrı ayrı hesaplandığı, davacı tarafın bilirkişi raporu doğrultusunda taleplerini artırarak davasını ıslah ettiği anlaşıldığından fazla mesai ücretinden bu alacağın belgeye dayanmaması, tanık anlatımlarına dayanması,

davacı işçinin çeşitli mazeretleri nedeniyle çalışamadığı süreler göz önünde bulundurularak takdiren % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında Kosova hukukunun uygulanması gerektiğini, proje bittiğinde ... sözleşmesi kendiliğinden sona erdiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermediğini, yurt dışında çalışan işçilerden yurt içinde çalışmış işçi gibi net/brüt formülü uygulanarak brüt ücret tespit edilemeyeceğini, davacının saat ücreti üzerinden çalıştığını, ücretin sabit ücret üzerinden hesabının yapılmasının hatalı olduğunu, fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğunu, bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücretinin mahsubu gerektiğini, fazla çalışma ücretinin tespiti için tanıkların ifadelerine itibar edilemeyeceğini, husumetli tanık beyanlarına dayanılamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının belirsiz süreli ... sözleşmesi ile çalıştığı, ... sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle feshedildiğinin ispat külfeti davalıya ait olup davalının bu yükümlülüğü yerine getirmediği, böylece davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazandığı, davacının aylık sabit 1.200,00 USD ücret ile çalıştığını ispatladığı, bilirkişinin yurt dışında çalışan işçi gibi brüt ücret belirlemesi yaptığı, davacı tanıklarının birbirini destekler nitelikteki beyanlarına itibar edilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... sözleşmesine uygulanacak hukuk, ücretin ispatı ve brütleştirilmesi, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4857 sayılı ... Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 41 ve devamı maddeleri.

3. 25.08.2017 RG tarihli ve 30165 sayılı ... Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği'nin "Fazla Çalışmada Sınır" başlıklı 5 inci maddesine göre; "Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. Bu süre sınırı, işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkindir."

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

3. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

4. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

5. ... sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödeneceğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatle (aylık 22,5 saat, haftalık 5,2 saat) sınırlı olarak fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.

6. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında imzalanan 28.07.2011 ve 13.03.2013 tarihli belirsiz süreli ... sözleşmelerinde fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacının kabul edilen ücretinin yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresini karşılayacak miktarda olması karşısında, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerektiği gözetilerek yıllık 270 saati aşan fazla çalışma ücret alacaklarının hüküm altına alınması gerekirken, söz konusu sözleşme hükümlerine değer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.

7. İlk Derece Mahkemesince tefhim edilen kısa kararda fazla çalışma ücreti alacağından % 40 oranında indirim yapıldığı belirtildikten sonra taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Karar gerekçesinde sözü edilen alacaktan % 30 oranında indirim yapıldığı belirtilerek gerekçeli karar ile tefhim edilen kısa karar arasında çelişki oluşturulması da hatalıdır.

8. Bozma sonrası yeniden kurulacak hükümde kararı temyiz eden davalı lehine indirim oranı konusunda oluşan usuli kazanılmış hak gözden kaçırılmamalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/8967, K. 2022/9210, 14 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8967
Karar No
2022/9210
Tarih
14 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/8968 K.2022/18307
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8969 K.2022/9757
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/8970 K.2022/10829
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/8971 K.2022/8499
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8972 K.2022/10942
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/8973 K.2022/18501

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.