İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/12468 K.2023/13902

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/12468Karar2023/13902Tarih5 Ekim 2023Okuma9 dk · 1.818 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2023/12468 E., 2023/13902 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2023
Mahkemesi
... Mahkemesi
Sayısı
2021/172 E., 2023/162 K.
Karar
Davanın reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.818 kelime·9 dk okuma·18 bölüm

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince direnme kararı verilmiş, kararın davalı ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda görevsizlik kararı verilmiş; dosyanın gönderildiği ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (... Mahkemesi sıfatıyla) davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın 01.05.1998 - 25.04.2006 tarihleri arasında Belediye-...

Sendikasının ... şube başkanı, ...'in 15.07.1999 - 19.01.2003 tarihleri arasında ... şube idari sekreteri (şube başkan yardımcısı), ...'nin 07.02.1999 - 09.10.2000 tarihleri arasında ... şube mali sekreteri, ...'nin 09.10.2000 - 19.01.2003 tarihleri arasında ... şube mali sekreteri olarak görev yaptıklarını, davacı Sendikanın, ... ve civarındaki bir çok belediyelerde örgütlü ve toplu sözleşmeye taraf sendika olduğunu, bir kısım belediyelerin sendika aidatlarının bir bölümünü genel merkeze göndermeleri gerekirken sehven ...

Şubesine ait banka hesabına yatırdıklarını ve yatırılan bu aidatların, davacı Sendikanın ...

Şubesi yöneticisi olan davalılar tarafından banka hesabından çekilerek genel merkeze intikal ettirilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulması kaydı ile şimdilik 20.572,88 TL alacağın haksız iktisap tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 01.05.2006 tarihinde davalı ... tarafından yatırılan 7.454,78 TL alacağın geç ödenmesinden doğan 18.848,52 TL faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... cevap dilekçesinde. 01.05.1998-25.04.2006 tarihleri arasında davacı Sendikanın ...

Şubesi Başkanlığı yaptığını ve ... ve çevre ilçelerde örgütlenmesi için büyük bir özveri ve duyarlılıkla çalıştığını, göreve başladığında sendikanın doğru dürüst bir binasının bulunmadığını, Sendikada olması gereken günün teknolojik temel ihtiyacı olan bilgisayar, faks cihazı, hesap makinesi vb. malzemeler bulunmadığını, misafirhanenin de olmadığını, kendisi ile yönetim kurulundaki arkadaşları ile büyük bir özveriyle örgütlenme çalışmalarına başladıklarını, yaptıkları tüm işlerin genel merkezin desteği ile değil üyelik aidatlarının kullanımı ile yapıldığını, yapılan işlerin genel merkezin şifahi bilgisi dâhilinde yapıldığını,

tüm harcamalar gerçekleştirildikten sonra ve aradan 5 yıl gibi süre geçtikten sonra davacı Sendikanın bu davayı açma sebebinin yapılanları bilmediğinden ve kendi bilgisi dışında yapıldığından değil, genel başkan Nihat Yurdakul'un yaptığı inşaatlardaki basına da yansıyan yolsuzluk iddiaları nedeniyle yollarının ayrılması olduğunu, yıllar geçtikçe sendika genel başkanının Sendikayı şirketi gibi yönetmeye başladığını ve tam anlamı ile bir sendika patronu olduğunu, bu duruma tepki gösteren ve muhalefette yer alan Sendika şube başkanlarının çeşitli şantajlarla, oyunlarla ya da disiplin kararı ile sendikadan uzaklaştırıldığını,

masrafları ve maaşları kesilerek elleri kolları bağlanarak istifa etmek zorunda bırakıldığını, kendisinin de istifa etmek zorunda kaldığını, işbu davanın tamamen "Ali Canbaz oyunu" olduğunu, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı Sendika ... Şubesinde 07.02.1999 - 09.10.2000 tarihleri arasında mali sekreter olarak görev yaptığını ve bu süre içerisinde belediyelerce yatırılmış olan paraların çekilerek Belediye-... Genel Merkezine gönderilmesi yönünde yönetim kurulu tarafından alınan bir karar bulunmadığını, dava konusu paraların çekilmesi ve genel merkeze gönderilmesi sırasında yapılan işlemlerde müvekkili davalının imzasının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı Sendikanın idari sekreteri olarak 15.07.1999-19.01.2003 yılları arasında görev yaptığını, ... Belediyesinin üye aidatlarına karşılık ödenmesi gereken borcu karşılığında şube binası olarak kullanılan binayı genel merkezin oluru ile satın aldıklarını, eski şube binasını da genel merkezin oluru ile misafirhane olarak düzenlettiklerini, misafirhanenin düzenlenmesi sırasında genel merkezden bir ödenek gelmediğini, üyelerin gönüllü katkıları ile belediyelerden, şube hesabına yatırılan aidatlardan karşılandığını, ancak bu bedellerin alınışından genel merkezin sözlü oluru olduğunu başkanın sık sık söylediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

4. Davalı ... cevap dilekçesinde; kendisinin 09.10.2000-Temmuz 2002 tarihleri arasında Marmaris Belediyesinde çalışır iken amatör olarak şube mali sekreterlik görevinde bulunduğunu, görev yaptığı süre içinde sadece şube sarflarını imzaladığını, şubedeki tüm harcamaları şube başkanı ... ve şube başkan yardımcısı ...'in yaptığını, şube binası ve misafirhaneye yapılan işlerle ilgili masrafların nasıl yapıldığı hakkında bilgisinin bulunmadığını, bankalardan çekilen ve yatırılan işlemlerinde imzasının bulunmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2011 tarihli ve 2006/394 Esas, 2011/149 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 17.12.2012 tarihli ve 2012/300 Esas, 2012/19444 Karar sayılı kararıyla somut olayda ... mahkemesinin görevli olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2013 tarihli ve 2013/180 Esas, 2013/325 Karar sayılı kararı ile direnme kararı verilmiştir.

C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2015 tarihli ve 2013/4-2460 Esas, 2015/2404 Karar sayılı kararıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/838 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile ... mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

E. Görevli Mahkemece Verilen Karar

... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (... Mahkemesi Sıfatıyla) 24.05.2017 tarihli ve 2017/36 Esas, 2017/327 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

F. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/41072 Esas, 2017/30358 Karar sayılı kararıyla; davalıların sorumluluğunun gündeme gelebilmesi için, şube tarafından tahsil edilen aidat bedellerinin sendikanın giderleri ve sendikal faaliyetler kapsamında harcanmayıp, bu hususun da davalılarca kanıtlanamaması gerektiği, sendika aidat bedelleri Sendikanın kurumsal giderleri için sarf edilmiş ise buna dair tutarların tahsilinin talep edilemeyeceği, dosya kapsamına davalılar tarafından ibraz edilen ve aidat bedellerinin sendikal giderler için sarf edildiğine dair belge,

fatura ve kayıtların titiz bir şekilde incelenerek ve bu hususta Sendika kayıtları da tetkik edilerek buna ilişkin miktarın duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiği, sendikal gider kapsamında sarf edilen aidat bedelleri yönünden hiçbir surette işlemiş faiz hesabı yapılamayacağı, kabule göre, Mahkemece hüküm fıkrasında hem 20.572,88 TL asıl alacağın işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi, hem de asıl alacak bedellerine yapılan işlemiş faiz alacağı tutarının tahsiline karar verilmesi suretiyle mükerrer faiz uygulamasının doğru olmadığı,

Mahkemece, belirtilen ilkeler doğrultusunda öncelikle asıl alacak miktarı ve işlemiş faiz miktarının tespit edilmesi, bu aşamadan sonra ödenen miktarların tam olarak belirlenmesi ve mahsubu ile sonuca gidilmesi gerektiği, kabule göre, Mahkemece hüküm altına alınan alacakların davalıların tamamından müteselsilen tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı, Sendika Tüzüğü'nün tam metni ile dönem bütçesinin tam metninin getirtilerek, hüküm altına alınacak alacak tutarı tespit edildikten sonra,

bu alacak tutarının niteliği ve hakkın doğum tarihi de gözetilerek davalıların sorumlu olduğu miktarların duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

G. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (... Mahkemesi Sıfatıyla) 02.10.2019 tarihli ve 2018/92 Esas, 2019/626 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

H. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/8504 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamında yer alan inşaat bilirkişinin 22.07.2009 tarihli raporuna göre, sendika şube binasına 2000 yılı rayicine göre harcanan tutar toplamıının 7.497,16 TL olduğu, öte yandan davacı sendika vekilinin 23.09.2009 havale tarihli dilekçesi ekindeki belgelere göre de genel ... tarafından da bina tadilatı için şubeye maddi kaynak sağlandığının görüldüğü, Mahkemece, Sendika şube yönetimi tarafından sendikal faaliyetler için yapılan harcama tutarının tespit edilmesi,

Sendika genel merkezi tarafından bina tadilatı için şubeye gönderilen tutar toplamının tespit edilmesi, şube yönetimi için bina tadilatı için sarf edilen tutarın gözetilmesi, şube yönetimi tarafından tahsil edilen ve sendikal giderler için harcandığı kanıtlanamayan tutarın duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi,

ayrıca mahkemece bu tespitlerden sonra yapılacak işlemiş faiz hesabının da denetime elverişli şekilde yapılması gerektiği, bozma ilâmında açık olarak belirtilmesine karşın, Mahkemece maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan sendika tüzüğünün tam metni ile dönem bütçesinin tam metninin getirtilmemesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

I. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere esas alacak olan 4.720,84 TL'nin faiziyle birlikte 16.008,82 TL olduğu, davalı ... tarafından alacaktan daha fazla olacak şekilde toplam 20.060.00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmekle, Sendika ... alacağının davalı ... tarafından ödendiği, Sendika merkezinin herhangi bir alacağı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; dava konusu uyuşmazlığın müvekkili Sendikanın Tüzük hükümleri esas alınarak incelenip çözümlenmesi gerektiğini, davalıların yöneticisi oldukları ...

Şubesine görev alanı içerisindeki bazı Belediyelerden aldıkları aidatları Sendika Genel Merkezine göndermediklerini, bu durumun öğrenilmesi üzerine aradan uzun zaman geçtikten sonra göndermedikleri paranın bir kısmını Sendika Genel Merkezine gönderdiklerini, müvekkili Sendika tarafından Sendikaya gönderilmeyen aidat tutarlarının gecikme faizleriyle birlikte tahsili için dava açılması üzerine göndermedikleri paraları şube binası ve misafirhane tadilatında kullandıkları yolunda Mahkemeye beyanda bulunduklarını,

davalı tarafından sunulmuş olan faturaların sendikal giderler olarak (Sendika şube binasının tadilatı için) kullanılıp kullanılmadığının, bu konularda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak belirlenmesi gerekirken, bu hususun mali müşavir olan bilirkişiden denetime elverişli olmayan yüzeysel bir rapor alınarak hüküm oluşturulduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/12468, K. 2023/13902, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
  9. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. E. Görevli Mahkemece Verilen Karar
  12. F. Bozma Kararı
  13. G. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  14. H. Bozma Kararı
  15. I. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  16. V. Temyiz
  17. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  18. B. Temyiz Sebepleri
  19. C. Gerekçe
  20. VI. Karar
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12468
Karar No
2023/13902
Tarih
5 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/12470 K.2023/13620
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/12471 K.2023/13621
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/12472 K.2023/13622
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/12473 K.2023/13623
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/12474 K.2023/13624
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/12475 K.2023/13625

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.