İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/1457 K.2023/4838

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/1457Karar2023/4838Tarih3 Nisan 2023Okuma10 dk · 1.972 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2023/1457 E., 2023/4838 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.972 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankada 18.11.1980 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.09.2008 tarihinde emekli olduğunu, emeklilikten sonra da ara vermeksizin çalışan davacının ... sözleşmesinin şube müdürü olarak görev yapmakta iken 31.12.2015 tarihinde davalı işveren tarafından feshedildiğini, işveren aleyhine açılan işe iade davasının kabulüne ilişkin kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, müvekkili tarafından süresi içerisinde işe iade için başvuruda bulunulmasına rağmen işveren tarafından 15.08.2017 tarihli ihtar ile işe başlatılmayacağının bildirildiğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı,

fark ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ... emeklilik işveren katkı payı alacağı, boşta geçen süreye ilişkin yemek ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ... sözleşmesinin 31.12.2015 tarihinde her türlü işçilik alacağı ödenmek suretiyle feshedildiğini, açılan işe iade davası sonucunda da tüm ikramiyeleri eklenmek suretiyle davacının çalışmadığı dönemlere ait ücreti ve işe başlatmama tazminatının ödendiğini, talep edilen yıllık izinlerin kullandırıldığını, geriye kalan yıllık izin ücretinin de davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.09.2008-31.12.2015 tarihleri arasında davalı Banka nezdinde çalıştığı, ... sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi üzerine açılan işe iade davası sonucunda davacının işe iadesine ve işe başlatılmaması hâlinde en çok 4 aya kadar olan ücret ve diğer hakları ile 5 aylık brüt ücreti tutarında ... güvencesi tazminatı ödenmesine karar verildiği,

söz konusu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalı işverence ... sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiği ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının kıdemi dikkate alındığında kullanılmayan bakiye 428 ... izninin olduğu,

... sözleşmesinin feshi sonrası davacıya ödenmesi gereken 4 aylık boşta geçen ücret ve diğer haklara yemek ücreti gibi parayla ölçülebilen menfaatlerin ilave edilmesi gerektiğinden davacının bilirkişi raporunda hesaplanan 4 aylık yemek ücreti alacağı ile ... emeklilik işveren katkı payı alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının işe başlatmama tarihindeki ücretinin davacının talebi de aşılmak suretiyle hatalı tespit edildiğini, davacı işçiye geçersiz sayılan fesih bildirim tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini, bu ödemelerin yasal faizi ile mahsup edilmesi gerektiğinden davacının fark kıdem ve fark ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, davacının tüm ikramiye alacaklarının ödendiğini, giydirilmiş brüt ücrete ikramiyenin eklenmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından 3 ayda bir ödenen ikramiyenin hatalı hesaplandığını,

... emeklilik işveren katkı payı ödemesinin daimi nitelikte olmayan ve şarta bağlı bir ödeme olması sebebiyle giydirilmiş ücrete eklenmesinin hatalı olduğunu, 2006 yılında işyerindeki yemek ücreti uygulamasının kaldırıldığını, işverenin yemek sağlama konusunda bir zorunluluğunun bulunmadığını, yemek ücreti alacağının reddi gerektiğini, yıllık izin alacağının hatalı hesaplandığını, yıllık izin alacağı belirlenirken hafta tatili olan cumartesi günlerinin ve ... ... genel tatil günlerinin dışlanmasının hatalı olduğunu, ... sözleşmesinin feshinde ödenen yıllık izin ücreti alacağına faiz işletilmesi gerektiğini,

kullanılan yıllık izin ... sayılarının eksik hesaplandığını, yıllık izin ücreti hesaplanırken işe iade davası sonundaki işe başlatmama tarihi değil 4 aylık boşta geçen sürenin sona erdiği tarihteki ücretin esas alınması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Kanun'un 355 ... maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işe davası sonrası fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı alacakları ile boşta geçen süreye ilişkin yemek ücreti, ... emeklilik katkı payı alacaklarına hak kazanılıp kazanılmadığı hususu ile yıllık izin ücreti alacağının hesaplanma şekli ve işe başlatmama tazminatı hesabında esas alınacak ücretin miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 ... maddesi.

2. 4857 sayılı ... Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun)17, 18, 20, 21, 32, 53, 56, 57, 59 uncu maddesi hükümleri ile aynı Kanun'un 120 nci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan (mülga) 1475 sayılı ... Kanunu'nun 14 üncü maddesi hükmü.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4857 sayılı Kanun'un "Geçersiz Feshin Sonuçları" başlığını taşıyan 21 ... maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenmesi gereken tazminat belirtilmiş; üçüncü fıkrasında ise kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklar düzenlenmiştir.

3. Somut olayda, davacının ... sözleşmesinin davalı işverence 31.12.2015 tarihinde feshedildiği, bu tarih itibarıyla ücretinin brüt 10.659,00 TL olduğu hususu ihtilaf dışıdır.

Davacı işe iade davası sonrasında yasal süresi içerisinde işverene işe iade için başvuruda bulunmasına rağmen işverence keşide edilen Beyoğlu 23. Noterliğinin 14.08.2017 tarihli ve 14646 numaralı ihtarında davacının işe başlatılmayacağı, öngörülen ücret ve tazminatlarının 07.08.2017 tarihinde davacı vekilinin hesabına yatırıldığı ifade edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının işçilik alacaklarının ödendiği 07.08.2017 tarihi işverence işe başlatmama tarihi olarak kabul edilmiş olup bu tarih itibarıyla davacının alması gereken ücretin, 31.12.2015 tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlanması suretiyle bulunan katsayı dikkate alınarak brüt 14.859,90 TL olarak kabul edilmiştir.

Ancak işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlama suretiyle belirlenmesi isabetli değildir. Zira bu konuda ispat yükü davacıya ait olup davacının başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olan emsal işçiyi bildirmesi gerekir. Davacının bu yönde bir delili bulunmadığı hâlde, geçersiz fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlanmasıyla başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin belirlenmesi hatalıdır.

4. Öte yandan davacı dava dilekçesinde, işe başlatmama tazminatına esas emsal brüt ücretinin işveren tarafından düzenlenen tazminat ücret bordrosunda belirttiği şekilde brüt 12.703,00 TL olduğunu ifade etmiş olup emsal işçilere ödenen ücretin bu miktardan daha fazla olduğunu ispatlayamamıştır. Buna göre davacının işe başlatmama tarihindeki ücretinin brüt 12.703,00 TL olduğu kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile brüt 14.859,90 TL ücret kabulü hatalı olmuştur.

5. 4857 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 21 ... maddesinin dördüncü fıkrasında işçinin işe başlatılması hâlinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında "İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla, ihbar öneli usulüne uygun şekilde verilmiş veya önele ait ücret peşin ve eksiksiz ödenmiş ise ihbar tazminatının ödenmesi gerekmeyecektir.

6. Davacı dava dilekçesinde son emsal ücrete göre ödenmesi gereken fark ihbar tazminatı alacağını talep etmiştir. 31.12.2015 tarihinde ... sözleşmesinin feshi sırasında davacıya brüt 29.430,24 TL ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı ihtilaf dışıdır. Dolayısıyla davacıya 4857 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresine ait ücretin fesih sırasında peşin olarak ödendiği anlaşıldığından, dava konusu ihbar tazminatı talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olmuştur.

7. Davacı tarafça, boşta geçen süre içerisinde ödenmesi gereken yemek ücretinin davalıdan tahsili talep edilmiş olup davacı vekili dava dilekçesinde 2016 yılı için günlük yemek ücretinin 12,00 TL olduğunu ifade etmiştir.

Davalı ise cevap dilekçesinde 2006 yılından itibaren yemek ücreti ödemesi yapılmadığını; ancak 01.01.2013 tarihinde çalışanlara yemek kuponu verilmeye başlandığını, 2013 yılı için günlük yemek kuponu bedelinin 8,00 TL olduğunu, 2015 yılı için ise bu bedelin 9,25 TL olduğunu savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aynı Mahkemenin 2017/652 Esas sayılı dosyasında 2016 yılı için yemek ücretinin 12,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle işbu dosyadaki talep konusu olan 01.01.2016-30.04.2016 tarihleri arasındaki yemek ücreti alacağı günlük 12,00 TL üzerinden hesaplanmıştır.

Ancak işbu dosya içerisinde, bilirkişi raporunda emsal olduğu belirtilen 2017/652 Esas sayılı dosyadaki yemek ücretine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından söz konusu miktarın ne şekilde emsal teşkil ettiği denetlenememektedir. Buna göre Mahkemenin emsal olduğu belirtilen 2017/652 Esas sayılı dosya içerisindeki yemek ücretine ilişkin belgenin kapsama kazandırılması suretiyle yemek ücreti alacağı miktarının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Herhangi bir belgenin bulunmadığının anlaşılması yahut söz konusu belgenin işbu dosya bakımından emsal teşkil etmeyeceğinin tespit edilmesi durumunda ise davacının iddiasını ispatlayamadığı kabul edilerek davalının en son kabul ettiği günlük 9,25 TL üzerinden yemek ücreti alacağının hesaplanması gerekir.

8. Taraflar arasında, davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretinin miktarı hususunda da ihtilaf bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davacının tüm çalışma dönemi boyunca hak kazandığı yıllık izin süresi, işyerinde yürürlükte bulunan İnsan Kaynakları Uygulama Esasları hükümleri dikkate alınmak suretiyle davacının tüm hizmet süresi boyunca yıllık 30 ... izne hak kazandığı kabulü ile hesaplanmıştır. Öncelikle ilgili İnsan Kaynakları Uygulama Esasları'nın ilk yürürlüğe girdiği tarih araştırılarak davacının işe girdiği tarihten söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yürürlükte bulunan ... Kanunu hükümlerine göre hesaplanması gerekirken, işe girdiği tarihten itibaren 30 günlük yıllık izne hak kazandığı kabul edilerek hesaplama yapılması hatalı olmuştur.

9. Diğer yandan, 4857 sayılı Kanun'un 46 ncı ve 63 üncü maddelerine göre hafta tatili haftalık 45 saatlik çalışmadan sonraki 24 saatlik bir gündür. Bu nedenle kural olarak cumartesi ... günüdür. Akdi tatil günü olarak cumartesi günleri yıllık izin süresine eklenmez. Başka bir anlatımla, cumartesi günleri akdi tatil günü olarak işçi çalışmadığı takdirde yıllık ücretli izin süresine ilişkin hesapta hafta tatili olarak değerlendirilemez.

10. Cumartesi günü hafta tatili olarak da kararlaştırılabilir. ... veya toplu ... sözleşmeleriyle cumartesi ve pazar günleri hafta tatili günü olarak belirlenmişse, 4857 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereği her iki ... yıllık izin sürelerinden sayılmaz. Başka bir anlatımla yıllık izin kullanma dönemi içindeki cumartesi ve pazar günleri kullanılan izin süresinden düşülür.

Ancak ... veya toplu ... sözleşmesinde hafta tatiline eklenen bu cumartesi gününün yıllık izin hesabında ... günü olarak sayılacağı veya izin süresinden düşülmeyeceği şeklinde açık bir kural mevcutsa, bu hüküm geçerli sayılmalı ve 4857 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereği sadece yıllık izne rastlayan pazar günleri izin süresinden düşülmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 02.03.2021 tarihli ve 2021/897 Esas, 2021/5272 Karar sayılı kararı).

11. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki ... sözleşmesinde cumartesi gününün hafta tatili olarak belirlendiğine ilişkin açık bir düzenleme yer almamaktadır. Dosyada bulunan İnsan Kaynakları Uygulama Esasları’nın 6.6.1. numaralı bendine göre de, cumartesi günleri ... günü sayılmıştır. Ayrıca davacının 4857 sayılı Kanun'daki düzenlemenin aksine her yıl için 30 ... üzerinden izin hakkı bulunduğunun kabul edildiği de gözetildiğinde, 4857 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin beşinci fıkrasının cumartesi günleri bakımından da uygulanması mümkün değildir. Buna göre, cumartesi günlerinin kullanılmayan izin günü kabul edilerek yıllık izin kapsamından çıkarılması hatalı olmuştur. Cumartesi günlerinin de kullanılan izin günleri sayısına dâhil edilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/1457, K. 2023/4838, 3 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1457
Karar No
2023/4838
Tarih
3 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1457 K.2023/1845
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1457 K.2023/17495
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/1458 K.2023/4397
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/1458 K.2023/5963
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1459 K.2023/2211
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1460 K.2023/17038

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.