KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2023/19186 E., 2023/18835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1454 E., 2023/1274 K.
- Dava tarihi
- 31.08.2018
- Karar
- Davanın kısmen kabulü Müdürlüğü vekili
Karar Metni
1.308 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
Taraflar arasında Gebze 7. İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı İzmit Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 19.454,54 TL olup bu miktarın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı İSU Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalı İSU Genel Müdürlüğü nezdinde 25.04.2006-02.04.2018 tarihleri arasında sırasıyla su ve kanalizasyon bakım onarım ustası ve açma kapama servisi personeli olarak çalışığını, davacının en son davalı alt işveren nezdinde çalışmasına rağmen taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğundan davacının baştan itibaren davalı İdarenin işçisi sayılması gerektiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, davacının ödenmeyen işçilik alacakları bulunduğunu ileri sürerek fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, yıllık izin harçlığı, ayrımcılık tazminatı,
ikramiye, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan birleştirilmiş sosyal yardım (yemek, yakacak, gıda, yoğurt, giyim, temizlik ve bayram yardımları), fazla süreli çalışma, kıdem primi, öğrenim yardımı, aile ve çocuk yardımı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı İSU Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davacının yüklenici firmaların işçisi olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca emekliliğin dolması sebebiyle kadroya geçişinin sağlanamadığını, bu nedenle kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacının ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Tem Elektrik Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Tem Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının en başından beri İSU Genel Müdürlüğü işçisi olduğunu iddia ettiği hususu dikkate alındığında uyuşmazlığı yalnızca davalı İSU Genel Müdürlüğüne yöneltmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının emekliliğin dolması sebebiyle kadroya geçişinin sağlanamaması nedeni ile iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, müvekkili Şirketin tarafı olmadığı toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan sendikal tazminatlardan sorumlu tutulmayacağını, davacıya çalıştığı sürede hak kazandığı alacakların ödendiğini ve izinlerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gebze 7. İş Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2018/263 Esas, 2020/157 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı İSU Genel Müdürlüğü nezdinde bakım onarım işçisi ve son olarak da açma kapama işinde çalıştığı, dinlenilen tanık beyanları ve emsal nitelikteki bölge adliye mahkemesi kararları dikkate alındığında davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının baştan itibaren davalı İSU Genel Müdürlüğü işçisi olduğu gözetilerek davalının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesindeki mali ve sosyal haklardan yararlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2020/1900 Esas, 2022/2312 Karar sayılı kararı ile.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 67 nci maddesine göre davacının çalıştığı bakım onarım işlerinin hizmet alım yoluyla üçüncü kişilere gördürülmesinin mümkün olduğu, ayrıca bu düzenlemeler uyarınca asıl işin tamamı ya da bir kısmının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesinde öngörülen sınırlamalara tâbi olmaksızın alt işverene verilebileceği, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameleri nazara alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, davacının hizmet alım sözleşmelerine uygun şekilde çalıştırıldığı,
davalı İdare ile diğer davalı Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun olarak kurulduğu ve bu itibarla muvazaaya dayanmadığı, buna bağlı olarak davacının davalı İSU Genel Müdürlüğünün taraf olduğu toplu iş sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunma hakkı bulunmadığından toplu iş sözleşmesine dayalı alacak taleplerinin reddi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki değerlendirmesinin hatalı olduğu;
ayrıca davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiği sabit olduğundan ihbar tazminatının kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı İSU Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 15.05.2023 tarihli ve 2023/3384 Esas, 2023/7140 Karar sayılı ilâmı ile; davalı İSU Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilerek, davacı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; 09.08.2018 tarihli arabuluculuk son tutanağında hüküm altına alınan alacak kalemleri dışındaki talepler yönünden davanın usulden reddi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne; ayrımcılık tazminatı, yemek, gıda, yoğurt, temizlik yardımı alacakları, öğrenim yardımı, aile ve çocuk yardımı, fazla süreli çalışma ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının arabuluculuk dava şartının gerçekleşmemesi göz önüne alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine; diğer talep konusu alacakların ise esastan reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı İSU Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporunda alt işveren asıl işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu, davacıların iş sözleşmesinin başından beri Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı İSU Genel Müdürlüğünün kadrolu işçisi sayılması gerektiği tespit edilmiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulduğu ve muvazaaya dayalı olmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, 5393 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin muvazaa araştırılmasına engel teşkil etmediğini, davalılar arasındaki ilişkinin amacının işçi teminine ilişkin olduğu,
emsal dosyalarda muvazaanın tespit edildiğini, bölge adliye mahkemelerinin farklı daireleri arasında farklı değerlendirmelerin söz konusu olduğunu, eşit işe eşit ücret ilkesi ihlal edilerek ve muvazaalı ilişki içerisine girilerek davacıyı aynı işi yapan işçilerden farklı muameleye tâbi tutan davalı aleyhine ayrımcılık tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalılar arasında açıkça muvazaa olduğu sabit olduğundan ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; talep konusu alacaklardan bir kısmına ilişkin olarak arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 17 nci maddesinin ikinci fıkrası, 02.06.2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 20 ve 23 üncü maddeleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davalı İSU Genel Müdürlüğü Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/19186, K. 2023/18835, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama