KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2023/19812 E., 2023/19268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2233 E., 2023/1961 K.
- Dava tarihi
- 24.04.2023
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/168 E., 2023/243 K.
Karar Metni
1.758 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki yetki tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Sakarya/Erenler" adresinde kurulu bulunan fabrika işyerinde davalı Sendikanın işyeri düzeyinde toplu iş sözleşmesi için yetkili olduğuna dair davalı Bakanlıkça 04.04.2023 tarihli ve 241371 sayılı yetki tespiti yazısı verildiğini, ancak müvekkili Şirketin "İstanbul/Bağcılar" adresinde bulunan Genel Müdürlük biriminin dikkate alınmadığını, "İstanbul/Bağcılar" adresindeki biriminin yetki tespiti yapılan fabrika işyerine bağlı yer niteliğinde olduğunu, müvekkili Şirketin faaliyetlerinin davalı Sendikanın işkolunda yer almadığını, işyerinde çalışan sayısının 181 olmadığını,
işyerinde çalışan 12 işçinin 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7438 sayılı Kanun) kapsamındaki özel düzenlemeler nedeniyle Mart ayında işten çıkışların bildirildiğini, Nisan ayı içinde tekrar işe girişlerinin yapılacağı bildirilen söz konusu 12 işçinin yetki tespitinde dikkate alınması gerektiğini, Mart ayında emeklilik dışında nedenlerle çıkışı bildirilen 7 işçinin sendikalı olarak dikkate alınma ihtimalinin bulunduğunu,
sendika üyesi kabul edilen 93 kişi arasında başka işkollarında faaliyette bulunan işyerinde çalıştıkları için davalı Sendikaya olan üyelikleri düşen işçiler bulunduğunu beyan ederek Bakanlığın 04.04.2023 tarihli ve 241371 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Bakanlıkça yapılan yetki tespitinde, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41 inci maddesi hükümleri uyarınca, e-Devlet üzerinden yapılan sendika üyelik işlemlerinin esas alındığını, Bakanlık kayıtlarına göre yetki başvuru tarihinde davacı Şirket adına İşkolları Yönetmeliği’nin 04 sıra numaralı petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda (1022379.054) sicil numarası ile yalnızca bir işyerinin faaliyet gösterdiğini, başvuru tarihi itibarıyla bu işyerinde 181 işçinin çalıştığını, 93 işçinin davalı Sendikaya üye olduğunu,
resmî kayıtlara göre işyerinde toplu iş sözleşmesi için kanunun aradığı üye çoğunluğunu sağlayan Sendikaya olumlu yetki tespiti kararı verildiğini, davaya konu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunan işverenin dava dilekçesini görevli makama kayıt ettirmediğini, davacının İşkolları Yönetmeliği’nin 04 sıra numaralı petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda sadece bir işyeri bulunduğunu, dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların soyut olduğunu, Sakarya'da bulunan tespit konusu işyerinde müvekkili Sendika tarafından çoğunluğun sağlandığını, 31.03.2023 yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla, davacı Şirkete ait işyerinde çalışan işçilerin sayısının 181, müvekkili Sendikanın üye sayısının 93 olduğunu, bu nedenlerle Sendikanın davacı Şirket nezdinde kanunun aradığı gerekli çoğunluğu sağladığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yetki tespitine itiraz dilekçesinde ve ekinde somut delil sunmadığı, (1022379.054) sicil numaralı işyerinin İşkolları Yönetmeliği’nin 04 sıra numaralı petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda, (1183780.034) sicil numaralı işyerinin ise 10 sıra numaralı ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda faaliyet gösterdiği, (1183780.034) sicil numaralı işyerinin işkolu kayıtları değişmediği müddetçe bu işyerinde çalışanların petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda örgütlü bir sendikaya üye olmalarının hukuken ve teknik olarak mümkün olmadığı,
yetki başvuru tarihinden önce (1183780.034) sicil numaralı işyeri için işkolu tespitine ilişkin yapılmış herhangi bir başvuru bulunmadığı, işverenin (1183780.034) sicil numaralı biriminin de yetki tespitinde nazara alınması gerektiği iddiasının esas itibarıyla işkolu itirazı niteliğinde olduğu ve açık düzenleme gereği bu itirazın mevcut yetki uyuşmazlığında ileri sürülemeyeceği, farklı işkollarında faaliyet kaydı yapılan işyerlerinin tek bir işyeri yahut işletme niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
(1022379.054) sicil numaralı işyerinde 181 işçi çalıştığı ve bu işçilerden 93’ünün yetkili olduğu tespit edilen davalı Sendikaya üye olduğu, davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gereken çoğunluğu sağladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; deliller toplanmadan karar verildiğini, dava dilekçesinde somut delillerini sunduklarını, 2023 yılı Mart ayında muhtelif tarihlerde işten ayrılan 7 işçinin yetki tespitinde dikkate alınıp alınmadığı hususunun sonucu etkileyeceğini, müvekkilinin Sakarya ve İstanbul ilindeki tüm işyerlerinin 2023 yılı Mart ayı dönem bordrolarının ve 04.04.2023 tarihli yetki tespitine esas üye fişlerinin getirtilmesi ve 2023 yılı Mart ayında işten çıkan işçilerle karşılaştırılması gerektiğini, sendikalı olduğu bildirilen 93 kişi içerisinde işten ayrılan işçilerin de bulunabileceğini,
7438 sayılı Kanun nedeniyle 2023 yılı Mart ayı sonu itibarıyla işten çıkışı bildirilen 12 işçinin müvekkili Şirket çalışanlarından olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkili Şirkete ait "İstanbul/Bağcılar" ve "Sakarya/Erenler" adresinde yer alan işyerlerinde keşif yapılarak aynı yönetim organizasyonu kapsamında örgütlenip örgütlenmediği hususunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu yetki tespitinin (1022379.054) sicil numaralı işyerinde gerçekleştirildiği, (1022379.054) sicil numaralı işyerinin İşkolları Yönetmeliği’nin 04 sıra numaralı petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda bulunduğu, davacıya ait (1183780.034) ve (1268867.034) sicil numaralı işyerlerinin İşkolları Yönetmeliği’nin 10 sıra numaralı ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar işkolunda, (1110368.034) sicil numaralı işyerinin ise 16 sıra numaralı gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk işkolunda kayıtlı olduğu,
anılan işyerleri yönünden bir işkolu uyuşmazlığı bulunmadığı, farklı işkolunda yer alan söz konusu işyerlerinin yetki tespitinde dikkate alınamayacağı, Mart ayı içerisinde işten çıkartıldığı belirtilen G.Y, M.E, A.Y, S.B, Z.Ç, T.B, İ.B. isimli işçilerin işten ayrılış bildirgeleri incelendiğinde tamamının yetki başvuru tarihinden önce işten ayrıldıkları ve bu işçilerin yetki tespitinde dikkate alınmadıkları, 7438 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme uyarınca yaşlılık veya emekli aylığı bağlanması amacıyla Mart ayı içerisinde işten ayrılan ve daha sonra işe alınan 12 işçinin yetki başvuru tarihi olan 31.03.2023’ten önce işten ayrıldıkları,
davalı Sendika tarafından yetki tespitinin yapıldığı tarihte bu 12 işçinin işyerinde kaydı bulunmadığı, bu nedenle bu kişilerin sendikalı kabul edilerek yetki tespitinde dikkate alınamayacağı gerekçe gösterilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Şirketin Sakarya ve İstanbul ilindeki tüm işyerlerinin 2023 yılı Mart dönemi bordroları ile 04.04.2023 tarihli yetki tespitine esas üye fişlerinin istenmesi gerektiğini, Sendika üyesi kabul edilen 93 kişi arasında başka işkollarında faaliyette bulunan işyerinde çalıştıkları ya da emekli oldukları için davalı Sendikaya olan üyelikleri düşen işçiler bulunduğunu, müvekkili Şirkete ait İstanbul ve Sakarya’da bulunan birimlerin işyerine bağlı yer niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 inci ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”
2. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası da şöyledir:
“Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
3. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” kenar başlıklı 42 nci maddesi ise şöyledir:
“(1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
(4) Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.
(5) Yetki tespiti ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
4. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki İtirazı” kenar başlıklı 43 üncü maddesi de şöyledir:
“(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.
(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.
(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/19812, K. 2023/19268, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama